İstanbul Bostancı'da Çatışma: 3 Ölü

İstanbul Bostancı'da Çatışma: 3 Ölü

İstanbul'un Bostancı semtinde, polisin Devrimci Karargah örgütü mensuplarının olduğu iddiasıyla bir eve operasyon düzenlemesi sonucu biri başkomiser ve biri sivil olmak üzere üç kişi öldü. Polis İstanbul'da 60 ayrı noktaya operasyon yaptı. (Güncellendi!)

Ağır silahlarla donatılmış özel hareket birliklerinin katıldığı operasyonda, ilk ateşin Orhan Yılmazkaya adlı şüpheli kişiden geldiği ve yedi polis memurunun da yaralandığı bildirildi.

BBC'de yer alan habere göre İçişleri Bakanı Beşir Atalay, operasyonun sona ermesinden sonra düzenlediği basın toplantısında, "Devrimci Karargah adlı örgütün yönetici kadrolarından olan ve bir süredir takip edilen bir kişi polisle çatışmaya girdi" dedi.

Atalay, yaptığı açıklamada, bazı sol örgütlerinin önümüzdeki günlerde eylem ve saldırı yapacağı istihbaratı aldıklarını ve dün gece 60'a yakın noktada operasyonlar düzenlediklerini de söyledi. 40 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

Devrimci Karargah örgütü geçtiğimiz aylarda, önce Birinci Ordu Komutanlığı'nın konuşlandığı Selimiye Kışlası'na havan topuyla düzenlenen saldırıyı, ardından da Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul İl Başkanlığı'na düzenlenen bir bombalı saldırıyı üstlenmişti.

Çatışmada, örgüt üyesi olduğundan şüphelenilen Yılmazkaya da öldürüldü.

NTV televizyonuna bilgi veren bir görgü tanığı, çatışmanın sabahın erken saatlerinde şüphelilerin bulunduğu ev yakınlarındaki polislere ateş açılması ile başladığını söyledi.

Çatışma sırasında çekim yapan NTV kameramanı İlhan Kandaz açılan ateş sonucu kulağından yaralanırken, polis kordonu gerisinde olayı izleyen sivil bir kişi de hayatını kaybetti.


Mahir Çayanlardan Beri...

Çatışma sırasında operasyonun yapıldığı evden polisin telsiz frekansına giren Yılmazkaya'nın İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve basın mensuplarına şöyle seslendiği öğrenildi:

"Müdür duyuyor musun sesimi? Teslim olmayan bir özel devrimci kuşağına layık olmaya çalışacağım. Devrimci Karargah savaşçısıyım. Yaşasın devrim ve sosyalizm. Yaşasın hakların kardeşliği. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının mücadele birliği. Biz düşeceğiz fakat bizden sonra bu kavga mutlaka sürecek. Nasıl binlerce yıldan beri sürdüğü gibi. Thomas Münzer'den, Şeyh Bedrettin'den, Mahir Çayanlardan, İbrahim Kaypakkaya'lardan ve Deniz Gezmiş'lerden beri sürdüğü gibi."

Yayın yasağı...

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Başbakanlık yazısı ile İstanbul-Bostancı'da meydana gelen çatışmayla ilgili yayın yasağı kararı alındığını duyurdu. Yasağın jet bir kararla gelmesi dikkat çekti.

Yılmazkaya İÜ Siyasal mezunu...

İstanbul Bostancı'da 'Devrimci Karargah' örgütüne yönelik operasyonda öldürülen Orhan Yılmazkaya'nın, Çanakkale'nin Bayramiç İlçesi'nden olduğu öğrenildi. Yılmazkaya'nın İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olduğu bildirildi.


"Devrimci Karargah" Nedir, Kimdir?

Bostancı'da meydana gelen çatışmada öldürülen militanın "Devrimci Karargah" örgütüne mensup olması bir anda gözlerin bu örgüte çevrilmesine neden oldu.

Milli Gazete Online'dan Hüseyin Danişment'in bu örgüt hakkında hazırladığı haber:

Daha önce adı hiç duyulmayan bu örgütün ne zaman, kim tarafından kurulduğu bilinmiyor. Basına yansıyan kadarıyla, Devrimci-Sol ve PKK ile iyi ilişki içinde bulunduğu belirtilen örgüt hakkında kimse net bir bilgiye sahip değil. Örgütün isminin "Ergenekon" ile bağlantı olduğu iddiaları ise havada kalıyor. İşte tüm bu söylentiler kafaları alt üst ediyor.

"HPG Devrimci Karargah Dayanışması"

PKK'nın silahlı kanadı HPG daha önce, "Devrimci Karargah" örgütünü yaptığı eylemlerden dolayı tebrik eden bir açıklama yapmıştı. HPG tarafından yapılan açıklamada, Devrimci Karargah tarafından İstanbul Üsküdar'daki I. Kolordu komutanlığına düzenlenen saldırının ardından yayınlanan mesajda "İstanbul Üsküdar'daki I. Kolordu komutanlığına yönelik gerçekleştirilen bu eylemi, Türkiye sol hareketi tarihinde gerçek bir devrimci adım olarak değerlendiriyor, bundan güç ve moral aldığımızı belirtiyoruz. Bu eylem, Türkiye sol hareketlerinin geçmiş tarihinden bu yana gerçekleştirdikleri mücadele ve eylemler içinde çok ayrı bir yere ve değere sahiptir. Türk ve Kürt halklarının kardeşçe omuz omuza mücadelesine örnek bir eylem olması itibariyle Devrimci Karargah örgütünü kutluyoruz." ifadeleri yer almıştı.

Devrimci-Sol ile birlik

Örgüt yayınladığı 3.Nolu bildiri ile Devrimci-Sol ile birleştiğini açıklamıştı. Bu açıklama sol içinde büyük tepkilere neden olmuş, sol örgütler bu açıklamayı ciddiye almamıştı.

Devrimci-Sol 1992 yılında yaşadığı ayrışmayla, ikiye bölünmüş. Örgütün bir kısmı Dursun Karataş'ı bir kısmı da Bedri Yağan'ı desteklemişti.

Hangi Devrimci-Sol?

Örgütün birleştiğini iddia ettiği Devrimci-Sol, Bedri Yağan taraftarları olarak anlaşılsa da bu da tam olarak net değil. Örgüte dahil olduklarını iddia edenlerin yurt dışında yaşayan bazı Yağan sempatizanları olduğu sonradan anlaşılmıştı.

İnternet üzerinden propaganda

Örgüt kurduğu internet sitesi üzerinde faaliyet yürütmeyi tercih ediyordu. Çatışmanın yaşandığı sıralarda, örgütün internet sitesinde propagandaya yönelik herhangi bir haber yayınlanmadı. Bu da akıllara başka bir soru işaretini getirdi.

İslami kesime gönderme

Örgüt yaptığı açıklamalarda ve eylemlerde İslami kesime de mesaj vermeyi ihmal etmedi. Bostancı'daki çatışmada öldürülen militan da telsizden yaptığı açıklamada, siyonizme karşı savaştıklarını belirtti. Örgüt bu anlamda Hizbullah lideri Nasrallah'a destek olmuş. İsrail'in Gazze'deki katliamlarını protesto etmek için Levent'te bir banka şubesine bombalı saldırı düzenlemişti. Örgüt yayınladığı bildirilerde sık sık Filistin şehitlerini anmıştı.

Öcalan Türkiyelileşin demişti

İstihbarat birimleri, örgütün 1990'lı yılların başında feshedilen, '16 Haziran' adlı örgütün devamı olduğunu belirtse de, örgüt kendisini açıkça bu örgütün devamı olduğunu deklare etmemişti. Öcalan'ın ise İmralı'dan PKK'nın Türkiyelileşmesi için taşeron bir örgüt kurulmasını istediği biliniyor. Daha önce PKK Karadeniz'e çıkmak için DHP adlı bir örgüt kurmuştu.

O soru işaretleri

Örgütün siyasal bir geçmişi yok...

Kendisini tanımladığı ideolojik bir belge ve doküman yok...

Silahlı eylemlerle bir anda ortaya çıktı...

Diğer örgütler tarafından ciddiye alınmadı....

Yayınladığı bildirilerle gündem oluşturdu...

Örgüt sempatizanları, kadroları, milisleri ya da üyeleri herhangi bir örgütsel, (gazete, dergi, kitap yayınlama) faaliyetin içinde olmadılar...

Polisle 6 saat çatışarak silahları nerden buldular...

Cezaevinde hiçbir örgüt üyesi bulunmuyor...

Sol gruplarla demokratik alanda mücadele birliği yapmadı...

Örgütün bayrağı flaması simgesi yok.....

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir