Baro Başkanı Muammer Aydın, "Demokrasiler için bir milletvekilinin kürsü dokunulmazlığı ne denli önemli ise bir gazetecinin bilgi toplama ve bu bilgiler yayımlanıncaya değin gizli tutma hakkı ve bu konudaki özgürlüklerinin korunması da o denli önemlidir." dedi.
İstanbul Barosu yönetimi gündemdeki Ergenekon soruşturması, yerel seçimler, TÜBİTAK'ın dergisinde Darwin'e sansür iddiası, ekonomik kriz ve Anayasa Mahkemesi'nde bekleyen davalara ilişkin basın açıklaması yaptı. Baro Başkanı Muammer Aydın, gazeteci Mustafa Balbay'ın darbe günlüklerini haber verme özgürlüğü içinde değerlendirdi. Ergenekon soruşturmasına yönelik açıklamaları ve asker şüpheliler için yaptığı başvurular nedeniyle 'Ergenekon sanıklarının hukuk bürosu' olmakla eleştirildiği hatırlatılan Aydın, "İstanbul Barosu hiçbir grubun, siyasi görüşün, ekibin özel avukatı ve savunucusu değildir ve olmayacaktır. İstanbul Barosu hiçbir davada taraf değildir." dedi. Mustafa Balbay'ın yayımlanan darbe günlüklerindeki notların 'gazetecilik faaliyeti' olduğu savunuldu. Muammer Aydın, "En son yaşanan ve tutuklanan bir gazetecinin gözaltı süreci, yasak sorgu yöntemleri ile sorgulanması ve ardından tutuklanması bu endişelerimizin bir parçasıdır." ifadelerini kullandı.
Gazetecilerin "Mustafa Balbay'ın günlükleri hakkında ne düşünüyorsunuz?" sorusuna ilginç bir cevap verdi: "Mağdur edilen kişiler, gazeteciye her türlü bilgi ve belgeyi servis edebilir. Haber verme özgürlüğü adına bunları elde etmesi suç değildir." Aydın, bir soru üzerine 'mağdur' kelimesini genel olarak kullandığını savundu. Baro, daha önce de Hurşit Tolon'un tahliye edilmesi gerektiğini açıklamış, ardından Tolon tahliye edilmişti.