Cumartesi günü insansız hava araçları tarafından atılan tehdit broşürleri, Gazze Şeridi'nin kuzey kesiminde yaşayan 1.1 milyon kişiye hiçbir güvenlik ya da geri dönüş garantisi vermeden güneye taşınmalarını emretmesinin ardından geldi.
Broşürlerde Gazze sakinlerine hitaben şu ifadeler yer alıyor: "Acil uyarı! Gazze sakinlerine: Vadi Gazze'nin kuzeyinde bulunmanız hayatlarınızı tehlikeye atmaktadır. Gazze Şeridi'nin kuzeyinden Gazze Şeridi'nin güneyine gitmemeyi tercih eden herkes bir terör örgütünün ortağı olarak tanımlanacaktır."
Uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak nitelendirilen tahliye emirleri, yüz binlerce Filistinlinin zorla yerinden edilmesine yol açtı. Ancak pek çok kişi bombardıman tehdidine rağmen evlerini terk etmeyi reddediyor.
İsrail'in son 15 gün içinde Gazze'ye yönelik yoğun bombardımanı, yüzde 70'i çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşan 4.385'ten fazla kişinin ölümüne neden oldu.
Siyonistlerin son uyarısı, ordunun Gazze'ye kara saldırısı başlatmaya hazırlandığını söylediği ve kuşatma altındaki şeride su, gıda, yakıt ve elektrik tedarikini yaklaşık iki haftadır tamamen kesik tuttuğu sırada geldi.
Bu, işgalcilerin insansız hava araçlarını kullanarak Gazze'de yaşayanların evlerini terk etmelerini talep eden ilk bildiri değil.
Geçtiğimiz hafta da Gazze'nin kuzeyine bırakılan broşürlerle de vatandaşlara kuzeydeki evlerini terk etmeleri ve Gazze Vadisi'nin güneyine gitmeleri uyarısında bulunmuştu.
Broşürde "Gazze bir savaş alanına dönüştü" yazıyordu. "Güvenliğiniz için ikinci bir emre kadar evlerinize dönmemelisiniz."
Özel evler "meşru hedef"
Cumartesi günü üst düzey bir İsrailli yetkili de "meşru hedef" tanımının artık değiştiğini ve özel evlerin meşru hedef olarak kabul edilebileceğini söyledi.
Yetkiliye göre, "Hamas tarafından kullanıldığını" iddia ettiği sivil altyapı, "özel bir evi meşru bir hedefe" dönüştürüyor. İşgal medyasında yer alan habere göre yetkili, "O evi destekleyen herkes meşru bir hedeftir" diye ekledi.
Yetkili ayrıca işgal ordusunun Hamas üyesi olduğu iddia edilen sivillerin yaşadığı evlere saldırdığını da kabul etti.
Euro-Med insan hakları gözlemcisi, Gazze Şehri ve kuzey Gazze'nin dörtte birinden fazlasının yıkımdan etkilendiğini ve buradaki evlerin yüzde 20'sinin artık oturulamaz durumda olduğunu söyledi.
Kuzey Gazze Şeridi'nin eteklerinde yer alan Beyt Henun mahallesi, binaların yaklaşık yüzde 60'ının yıkılması ya da ağır hasar görmesi nedeniyle işgal bombardımanından en ciddi şekilde etkilenen mahalle oldu.
İnsan hakları gözlemcisi bu rakamların kesin olmadığını, İşgal güçleri bombardımanını sürdürdükçe rakamların artabileceğini belirtiyor.
Uluslararası Af Örgütü, siyonistlerin hiçbir ayrım gözetmeksizin gerçekleştirdiği ve kitlesel kayıplara yol açan bombardımanlar da dahil olmak üzere, savaş suçu olarak soruşturulması gerektiğini söylediği çok sayıda hukuk dışı saldırıyı belgeledi.
Ancak bu saldırıların belgelenmesi işgalciler açısından henüz hiçbir anlam ifade etmiyor.
Birleşmiş Milletler de işgalcilerin sivil altyapıyı hedef almasını ve nüfusun yoğun olduğu bölgeleri gelişigüzel bir şekilde bombalamasını kınadı.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.