İran Seçimlerinde Hile Ne Kadar Mümkün?

İran Seçimlerinde Hile Ne Kadar Mümkün?

İran, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından durulmuyor. Ahmedinejad’ın büyük bir farkla kazanmasının arkasında hile olduğunu belirten Mir Musevi taraftarlarının protestoları sürüyor. Peki, İran seçim sisteminde hile yapmak ne kadar mümkün?

İran'dan arkadaşımız Fatih Çayabatmaz, İran'da yaşanan gelişmeler üzerine seçim sisteminde hile yapma imkanlarını yazdı:

HAKSÖZ-HABER

İran'da seçimler İçişleri Bakanlığı ve Muhafızlar Konseyi'nin kontrolünde yapılmaktadır. Sandık kurullarında İçişleri Bakanlığı ve Muhafızlar Konseyi'nden birer yetkili ve her adayın önceden belirleyip seçim kuruluna bildirdikleri gözetmenler bulunmaktadır. Sandıklar bu yetkililerin kontrolünde oy kullanılan mekanlar (mescitler) iki polis tarafından giriş çıkışa kapatıldıktan sonra açılmakta ve sayıma geçilmektedir. Çıkan sonuç İçişleri Bakanlığı'nın görevlendirdiği sandık sorumlusunun başkanlığında formu hazır olan tutanağa geçirilmekte, sandık başkanı, muhafızlar konseyi yetkilisi ve adayların gözetmenleri tarafından imzalanıp, mühürlenip, sandıkla beraber seçim kuruluna iki polis eşliğinde gönderilmektedir. Oy pusulaları ise, seri numaraları çek karnelerinde olduğu gibi iki taraflı olarak basılmakta ve oy pusulasının üzerine oy kullananın adı, soyadı, kimlik numarası yazılıp parmak izi bastırılarak seçmene verilmekte ve seçmen pusulanın üstüne adayının ismini kimseye göstermeden yazıp sandığa atmaktadır.

Seçimlerde hile yapmak için:

1- Sandık başındaki görevlilerin gözlerini karartıp tutanakları kendi adaylarının menfaatine olacak şekilde doldurmaları lazım ki bu ihtimal, görevlilerin aynı adayı desteklemesi ihtimalinde yapılabilir bir durumdur. Bu da herhangi bir itirazda, sayım tekrar edilir ise yapılan hilenin ortaya çıkma riski %100 olduğu için zor görünmektedir. Rakip adayın temsilcisinin sandık başında bulunması da bunu zorlaştırır.

2- Kullanılan oyların değiştirilme ihtimali ya da önceden hazırlanma ihtimali. Bu ihtimal de yapılması çok zor bir ihtimal. Çünkü oy pusulasına ad, soyadı ve kimlik numarası yazılsa dahi parmak izi basmak için pusula adeti kadar insanın parmak izi lazım ki bu büyüklükte bir sahtekârlık yapmak rejim için büyük bir intihar olsa gerek. Hali hazırda oy kullanan yaklaşık 40 milyon insanın oy pusulasının üstünde kendi parmak izleri sahtekârlık iddialarına karşı en büyük delil olabilir.

İddiaları iki ana başlıkta toplamak mümkün

1- Siyasi olanlar: (Siyasi olanlar hukuki olanlardan daha çok ön plana çıkmaktadır)

- Seçime katılımın çok yüksek olması seçmenin Musevi'ye oy vereceği yönündeki beklentinin tersine, Ahmedinejad'ın çok büyük farkla seçimi kazanması.

- Adayların doğum yerleri olan memleketlerinde Ahmedinejad'ın kazanması.

- Seçim sonuçlarının temayül aksine şehir şehir değil de genel toplamda ve gece yarısı sonrası oyların çoğunun sayılarak ilan edilmesi.

2-Hukuki olanlar:

- Musevi'nin sandık temsilcilerinin sayıma alınmaması.

- Tutanağa geçirilen oylar ile İçişleri Bakanlığı'nın ilan ettiği oyların farklı olması.

- Seçimden önce fazla miktarda pusula bastırılıp sandıklara atılması.

İslam inkılabı rehberi Ali Hamaney'in Muhafızlar Konseyi'ne seçimdeki hile iddialarının titizlikle araştırılması emri vermesi ve Konsey'in de oyların adayların temsilcilerinin huzurunda tekrar sayılması kararını vermesi seçim sonuçlarına itirazların haklı olup olmadığı sorusunu önümüzdeki günlerde cevaplayacak.

Seçim Sonrası Protestolar

Protestoları ikiye ayırmak lazım:

1- Seçim sonucuna yönelik protestolar: Musevi taraftarlarının aldıkları oy oranı karşısındaki yaşadıkları hayal kırıklığı mukabilinde yaptıkları seslerini duyurma itirazlarını dile getirme şeklindeki şiddete başvurmadan yapılan protesto gösterileri. Halkın katılımının yüksek olduğu bu gösteriler rejimle bir hesaplaşmayı değil seçim sonucuna itirazı ifade etmekte.

2- Halkın Mücahitleri  vs. gibi rejim karşıtı grupların Musevi'nin itirazlarından faydalanarak, seçim sonuçlarını bahane ederek yaptıkları taşkınlık gösterileri. Bunlar tarafından gerçekleştirilen eylemler: Devlet dairelerinin, bankaların, postahanelerin saldırıya uğraması, belediye otobüslerinin yakılması, ara yollara barikatlar kurarak çöp bidonlarının yakılması, Besicîlerle sopalı bıçaklı kavgalara girilmesi... Yapılan baskınlarda ele geçirilen silah ve bombalar, grupların yaptıkları olayların görüntülerini çekmeleri ve yabancı basın organlarına servis etmeleri hatta yaptıkları bir kavgada Besicîlerden birinin parmağının kopartılması olayının Amerika'nın Sesi televizyonunda yayınlanması gibi hadiseler de yaşanan olayların seçimlerden çok önce hazırlanmaya başlandığının göstergesi olarak yorumlanıyor.

(Fatih Çayabatmaz / İran)


Konuyla ilgili Selahaddin E. Çakırgil'in bugün yazdığı makaleyi okuyabilirsiniz:

'Kara Propaganda' ve 'kabakuvvet' gösterisi ve de İran...

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir