İngiltere'de Palestine Action'ın yasaklanmasına oy veren bazı milletvekilleri kararlarından pişman

İngiltere'de Palestine Action'ın yasaklanmasına oy veren bazı milletvekilleri kararlarından pişman

İngiltere'de İsrail'le iş yapan şirketleri hedef alan eylemler yapan Palestine Action grubunun yasaklanmasına oy veren bazı milletvekilleri, kararın protesto hakkını olumsuz etkilediği gerekçesiyle pişmanlıklarını dile getirdi.

The Observer'a konuşan bazı iktidar partisi milletvekilleri, geçen yıl 26'ya karşı 385 oyla kabul edilen yasaklama kararının verildiği sırada 114 İşçi Partisi milletvekilinin oylamaya katılmadığını hatırlattı.

Yasak kararı için hayır oyu kullanan Clive Lewis, "Karara evet oyu veren ya da oylamaya katılmayan İşçi Partili milletvekillerinin çoğu bugün bu kararlarından pişmanlık duyuyor. (Eski Başbakan Keir) Starmer'ın geride bıraktığı kötü miras arasında en tehlikeli ve en kötü sonuçlar doğuracaklardan biri de bu karardı." dedi.

İsmini vermek istemeyen bir İşçi Partisi milletvekili ise Güvenlikten Sorumlu Devlet Bakanı Dan Jarvis'in "Barışçıl protestolar bu karardan etkilenmeyecek." sözünün tutulmadığını belirtti.

Milletvekili, "Eyleme giden ya da genel olarak Filistin protestosuna katılan kişileri bir pankart taşıdığı için gözaltına almak korkunç bir yetki aşımı." ifadelerini kullandı.

Başka bir İşçi Partisi milletvekili ise muhalif görüşlerin ifade edilmesine alan tanınmadığını söyleyerek, "Yasaklama kararı çok geniş bir alanı kapsıyor. Sadece şiddeti kapsayacak kadar dar değil." dedi.

Yasağı onaylama kararından pişman olan bir başka İşçi Partili milletvekili ise "Yasak kararı kuma bir şeyler inşa ediyor hissi verdi. Bu oylamayı bugün savunmakta zorlanıyorum." diye konuştu.

Bu milletvekili yasak kararının dönemin başbakanı Starmer'a karşı sosyal yardımlar konusunda çok sayıda milletvekilinin bayrak açtığı bir dönemde geldiğini hatırlatarak, "Yasak kararı teklifini incelemek için az zamanımız vardı. Ayrıca (Dönemin İçişleri Bakanı Yvette) Cooper, bu karara neo-Nazi gruplarını ve beyaz üstünlüğünü savunan Rus grubu da ekleyerek İşçi Partili milletvekilleri için reddetmenin zor olacağı bir teklif hazırlamıştı." dedi.

Milletvekili, o dönemde yaşananların Starmer hükümetine olan güvenin yitirilmesine neden olduğunu da sözlerine ekledi.

"Palestine Action Yahudileri tehdit etmiyor"

Öte yandan Palestine Action'ın yasaklanmasının hukuka uygun olup olmadığını inceleyen Yüksek Mahkeme'de yasağa karşı savunma yapan Henry Blaxland, "Yasak kararı grubun imajını zedelemekten çok uzak, hatta tam aksi yönde bir etkisi oldu. Karar, zamanımızın en tartışmalı konusunun üzerine adeta benzin döktü. Tamamen orantısız bir karşılıktı ve gereksizdi." dedi.

Avukat Raza Husain ise grubun 5 yılda yaptığı eylemlerin yalnızca yüzde 1'i gerekçe gösterilerek yasaklandığını savundu. Husain, kadınlara seçme ve seçilme hakkı talep eden kampanyaların, savaş karşıtı eylemcilerin, çevre gruplarının ve hayvan hakları aktivistlerinin de benzer eylemler yaptığını, ancak terör örgütü olarak sınıflandırılmadığını söyledi.

Palestine Action'la dayanışma içindeki Yahudi Bloku'nun avukatı Rachel Scott da savunmasında, "Palestine Action'ı Yahudi toplumunu tahrik ve tehdit eden bir organizasyon olarak göstermek hatalı ve kasıtlıdır. Kanıtlar, organizasyonun İsrail'in Filistin halkına yönelik yasa dışı eylemleriyle ilintili kurum ve şirketleri hedef aldığını gösteriyor." ifadelerini kullandı.

Grup, İsrail ile iş yapan şirketlere yönelik eylemleriyle tanınıyor

İngiltere'de İsrail ile iş yapan şirketlerin üretim veya faaliyetlerini durdurmayı hedefleyen eylemler düzenleyen Palestine Action, son olarak Haziran 2025'te Brize Norton Hava Üssü'nde yaptığı eylemle gündeme gelmişti.

Palestine Action aktivistleri, üsse çevre tellerini keserek girmiş, askeri uçakların motorlarına kırmızı boya püskürtmüş ve uçakların üzerine Filistin bayrağı bırakmıştı.

Bu eylemin ardından dönemin İçişleri Bakanı Yvette Cooper, grubun yasaklı örgüt ilan edilmesi sürecini başlatmış, grup Temmuz 2025'te yasaklanmıştı.

Yasağın kaldırılması için yasal girişimde bulunan Defend Our Juries adlı grup, bu tarihten sonra Palestine Action'a destek eylemleri başlatmış, gösterilerde çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.

"İfade özgürlüğünün engellendiği" gerekçesiyle düzenlenen eylemlerde binlerce gösterici, "Soykırıma karşıyım, Palestine Action'ı destekliyorum" yazılı pankartlar taşıyarak kendilerini kasten gözaltına aldırmıştı.

İngiliz yasalarında 14 yıla kadar hapis cezası öngörülen "yasaklı örgüte destek vermek" suçunu kasten işleyen ve çoğu yaşlı İngilizlerden oluşan eylemcilerin sayısının 4 bini aştığı açıklanmıştı.

İngiltere Yüksek Mahkemesi, 13 Şubat'ta Palestine Action grubunun İçişleri Bakanlığının kararıyla yasaklı örgüt ilan edilmesini kanuna aykırı bularak yasağın kaldırılmasına hükmetmişti. Ancak hükümete temyiz hakkı tanınması nedeniyle yasak kaldırılmamış, Londra Metropolitan Polisi gruba destek veren kişileri gözaltına almaya devam edeceğini bildirmişti.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir