Hind Receb, İsrail’in cezasızlığı ve uluslararası toplum

Hind Receb, İsrail’in cezasızlığı ve uluslararası toplum

Gazze’de İsrail tarafından öldürülen tüm çocuklar için adalet çağrısında bulunan Hind’in ailesi, soykırımın başlamasından bu yana geçen neredeyse üç yıl içinde uluslararası toplumun başardığından daha fazlasını yaparak ilk adımı atmıştır.

Ramona Wadi / Middle East Monitor

İki yılı aşkın süren inkâr, şimdi muhtemelen yeni bir cezasızlık biçimine dönüşecek. İsrail, 29 Ocak 2024’te İsrail ordusunun bir araca ateş açması sonucu ölen akrabalarının arasında bir arabada mahsur kalan beş yaşındaki Hind Receb’in öldürülmesi olayını soruşturacağını duyurdu. Filistin Kızılayı, ordunun olay yerine ulaşmasını engellemesi nedeniyle Hind’i kurtaramadı.

İsrail ordusu, “kendilerine yaklaşan bir araca ateş açtığını” söyledi. Hind’in ailesi, aynı gün Gazze şehrinden zorla tahliye edildiği için tahliye emirlerine uymaya çalışıyordu.

İsrail’in ordusunun Hind’i öldürdüğünü kabul etmesi, adaletin sağlanmasının habercisi değildir. Şu ana kadar üç vaka görmezden gelindi: 2024 yılında yedi insani yardım çalışanının ölümüne yol açan İsrail’in World Central Kitchen araçlarına yönelik saldırısı, 2024 yılında Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından kullanılan bir binaya yapılan saldırı ve 2023 yılında Gazze Şehri’nden Han Yunus’a giden beş araçlık konvoyun parçası olan iki MSF çalışanının öldürülmesi.

WCK aleyhindeki dava, İsrail askerlerinin yardım kamyonlarının Hamas tarafından kontrol edildiğine inanması nedeniyle reddedildi; 2024’teki saldırı ise İsrail ordusunun binanın kullanımı hakkında güncel bilgiye sahip olmaması nedeniyle meşru görüldü; 2023’teki cinayette ise geri dönen konvoy, İsrail’in tahliye emirlerinin ters yönünde ilerlediği için “gerçek bir tehdit” olarak algılandı.

Şu ana kadar elde edilen tek sonuç, Hind’in öldürülmesine ilişkin önceki anlatının tersine çevrilmesidir. Ancak cinayetin sorumlularının hesap vermesi tamamen farklı bir senaryodur. İsrail ordusu ne pahasına olursa olsun kendini koruyacaktır; ordunun güvenilirliği, daha önceki inkâr nedeniyle zaten zedelenmiştir.

Hind’in büyükannesi, bağımsız bir uluslararası soruşturma yapılması çağrısında bulundu. Daha da önemlisi, belki de İsrail’in taktikleriyle doğrudan bir çatışma içinde olarak, ailenin “sadece Gazze’li bir çocuk olan Hind adına değil, Gazze’deki tüm çocuk şehitlerimiz adına adalet talep ettiğini” söyledi.

Hind için adalet, şimdiden şüphelerle dolu bir süreç. Ancak ailenin, İsrail’in Gazze’deki soykırımında öldürülen tüm çocuklar adına yaptığı çağrı, daha büyük bir suçluluğa işaret ediyor. Bu çağrı, tüm cinayetlerin sorumluluğunu İsrail’e yüklerken, Hind’i istismar edilecek bir sembol haline getirmeyi reddediyor.

İsrail açısından Hind Receb’e odaklanmak, bombalarla paramparça edilen, diri diri yakılan, enkaz altında gömülen ya da bombalamalardan kaynaklanan yaralar nedeniyle ölen diğer Filistinli çocukların dikkatini dağıtıyor. Ancak, ön plana çıkmaması, hesap sorulmaması anlamına gelmemelidir.

Gazze’de İsrail tarafından öldürülen tüm çocuklar için adalet çağrısında bulunan Hind’in ailesi, soykırımın başlamasından bu yana geçen neredeyse üç yıl içinde uluslararası toplumun başardığından daha fazlasını yaparak ilk adımı atmıştır.

Uluslararası toplumun sessizliği, İsrail’in cezasız kalmasını sürdürürken, Hind’in cinayetine ilişkin bir soruşturma açılması ise uluslararası onayı besler. Ancak uluslararası toplumun onayını kazanan bir diğer şey de, Hind’i ve binlerce diğer Filistinli çocuğu öldüren soykırımdı. Dolayısıyla soruşturmalar ve onaylar, aynı ölümcül döngünün parçasıdır.

* Ramona Wadi, bağımsız bir araştırmacı, serbest gazeteci, kitap eleştirmeni ve blog yazarıdır. Yazıları, Filistin, Şili ve Latin Amerika ile ilgili çeşitli konuları kapsamaktadır.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir