Halil el-Hayye: Filistin halkı bölge istikrarının kapısıdır

Halil el-Hayye: Filistin halkı bölge istikrarının kapısıdır

Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye, Filistin halkının bölgesel istikrarın anahtarı olduğunu belirterek Gazze'deki saldırıların durdurulması ve işgalin tehcir planlarına karşı mücadelenin sürdürüleceğini söyledi. El-Hayye, ABD ile temaslardan somut sonuç beklediklerini belirtirken, Filistin iç uzlaşısının ve Gazze, Batı Şeria ile Kudüs'ün siyasi birliğinin sağlanması çağrısı yaptı.

Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye, Filistin halkının bölgenin istikrarının temel kapısı olduğunu belirterek Filistin davasını yeni bir gerçekliğin beklediğini söyledi. El-Hayye, tehcir planlarına karşı koymayı ve işgale karşı tüm meşru araç ve yöntemlerle direnişi sürdürmeyi vurguladı.

El-Hayye, Hamas Siyasi Büro Başkanlığına seçilmesinin ardından verdiği ilk basın röportajında, cumartesi akşamı El Arabi televizyonuna konuştu.

Filistin halkına ve fedakârlıklarına selam

El-Hayye, konuşmasının başında Kudüs, Batı Şeria, Gazze Şeridi ve diasporada yaşayan Filistin halkını selamladı. Filistinlilerin onlarca yıldır işgale karşı gösterdiği direniş ve maruz kaldığı ağır bedellere dikkat çekti.

Şehitlerin, yaralıların ve esirlerin ailelerine, ayrıca işgal zindanlarındaki esirlere özel olarak değinen El-Hayye, Hamas'ın onların hizmetinde çalışmayı ve Filistin halkının meşru hedeflerini gerçekleştirmek için çabalarını sürdürdüğünü söyledi.

Saldırının durdurulması ve tehcir planlarına karşı mücadele

Filistin halkının ve Filistin davasına destek verenlerin içinde bulunduğu dönemi büyük meydan okumalarla dolu olarak nitelendiren El-Hayye, en büyük ve öncelikli meselenin saldırının durdurulması olduğunu belirtti.

El-Hayye, Gazze Şeridi'nde saldırıların Filistin halkına yönelik soykırım boyutuna ulaştığını savundu.

Batı Şeria'daki durumun da daha iyi olmadığını söyleyen El-Hayye; yerleşim faaliyetleri, evlerin yakılması, baskınlar ve takiplerin yanı sıra Mescid-i Aksa ve Kudüs'teki diğer İslami ve Hristiyan kutsallarının hedef alınmasına dikkat çekti.

Filistin davasının "durgunluk, geri çekilme ve hatta unutulma" olarak nitelendirdiği bir süreçten geçtiğini söyleyen El-Hayye, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısına ulaşmasının engellenmesi konusunda da eleştiriler yöneltti. Ona göre engellenmesi gereken kişi Mahmud Abbas değil, Binyamin Netanyahu olmalıydı.

Tehcir planlarına ilişkin ise El-Hayye, işgalin Filistin halkını topraklarından sürmeyi hedeflediğini belirterek, Hamas'ın bu planlarla mücadele edeceğini ve tüm meşru araç ve yöntemleriyle direnişi sürdüreceğini söyledi.

Gazze müzakereleri ve ABD ile temaslar

El-Hayye, Filistin halkının çıkarlarının, Filistinli müzakere heyetinin üç yıldır yürüttüğü müzakerelerde temel ölçüt olduğunu belirtti. İşgali, anlaşmaya ulaşmak için ortaya çıkan fırsatları heba etmek ve İsrailli esirlerin ölümüne yol açmakla suçladı.

Hamas'ın Mişel Mladenov ve arabulucular tarafından sunulan yol haritasını kabul ettiğini açıklayan El-Hayye, hareketin bu planı uygulamaya hazır olduğunu söyledi. Planın Gazze anlaşmasının ilk aşamasının tamamlanmasıyla başlayıp Filistin devletinin kurulmasıyla sona erdiğini belirtti.

Mladenov'un çaba gösterdiğini ifade eden El-Hayye, ancak İsrail'in anlaşmaya uymasını sağlamak için uluslararası baskıya ihtiyaç olduğunu savundu. Mladenov'a görevini tam olarak yerine getirmesi çağrısında bulunan El-Hayye, Hamas'ın zaman zaman kendisini eleştirdiğini ancak tutumlarını da anladığını söyledi.

ABD tarafıyla yürütülen temaslara da değinen El-Hayye, çok sayıda ABD'li yetkiliyle görüştüğünü, bu görüşmelerde Filistin halkının taleplerini ve işgalin tutumunu gündeme getirdiğini belirtti.

Hamas'ın bu görüşmelerde ABD tarafında bir anlayış gördüğünü söyleyen El-Hayye, Washington'ın da bu tutumu olumlu olarak nitelendirdiğini aktardı. Ancak hareketin kapalı kapılar ardında ve kamuoyu önünde duyduğu anlayış ve övgünün gerçek ve somut adımlara dönüşmesi gerektiğini vurguladı.

Yeni Filistin gerçekliği ve ulusal birlik

El-Hayye, bölgenin "barut fıçısı üzerinde" olduğunu belirterek Filistin halkının bölgenin istikrarının kapısı olduğunu söyledi. Bölgesel istikrarın Filistin davası ve Filistin halkının haklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu savundu.

7 Ekim operasyonuna da değinen El-Hayye, operasyonun işgalin suç teşkil eden uygulamalarına ve Filistin davasını ortadan kaldırma girişimlerine karşı bir tepki olarak gerçekleştiğini söyledi.

El-Hayye, sonrasında işgalin niteliğinin "en çirkin haliyle" ortaya çıktığını ileri sürerken, dünyada İsrail işgaline yönelik tepkinin ve Filistin halkıyla dayanışma hareketinin büyüdüğünü ifade etti.

Filistin iç siyasetine ilişkin ise ulusal uzlaşının, Filistin kurumlarının yeniden yapılandırılmasının kapısı olduğunu söyledi. Bu sürecin Filistin Kurtuluş Örgütü'nden başlaması gerektiğini belirten El-Hayye, Mahmud Abbas'a birlikte oturarak ulusal bir programın temellerini oluşturma ve meydan okumalar karşısında gerçek bir ulusal birlik sağlama çağrısı yaptı.

Hamas'ın seçimleri Gazze, Batı Şeria ve Kudüs'ün coğrafi ve siyasi olarak birliğini sağlayacak bir kapı olarak gördüğünü belirten El-Hayye, Filistin seçimlerinin ertelenmesi halinde bunun Filistin iç yapısının yeniden düzenlenmesi için bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

El-Hayye, konuşmasının sonunda 7 Ekim sonrasında Filistin ve uluslararası sahnede yaşanan dönüşümlerin ardından Filistin davasını yeni bir gerçekliğin beklediğini ifade etti.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir