1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Gazze’nin geleceğine dair müzakereler ne aşamada?
Gazze’nin geleceğine dair müzakereler ne aşamada?

Gazze’nin geleceğine dair müzakereler ne aşamada?

"Filistin direnişinin müzakere masasındaki tuzaklara sürüklenmeyi reddetmesi karşısında, silahsızlandırma sürecinde kademeli bir yaklaşım gündeme getiriliyor."

16 Haziran 2026 Salı 01:50A+A-

Silah Çıkmazı ve Gazze’nin Geleceğine Dair Müzakereler

Mahmut Alrantisi / Fokus+


 

İsrail işgal devleti, Ekim 2025’ten bu yana ateşkesin gerektirdiği yükümlülüklerin hiçbirine tam anlamıyla bağlı kalmadı. Suikast politikasını sürdürdü, sahadaki kontrol alanlarını genişletmeye devam etti. Buna rağmen işgal devleti, müzakere masası üzerinden yeni kazanımlar elde etmeye çalışıyor. Bu çerçevede Filistinli grupları silahsızlandırarak tasfiye etme hedefine giden adımlar atmaya zorluyor. Aynı zamanda İsrail, Gazze Şeridi’nin yüzde 60’ı üzerindeki kontrolünü sıkılaştırırken mevcut durumdan daha geniş çaplı bir savaşa dönme tehdidinde bulunuyor.

Bu bağlamda sözde Barış Konseyi, başta Hamas olmak üzere Filistinli gruplara Gazze’de silahlarını bırakmaları ve bu silahları Uluslararası İstikrar Gücü’ne teslim etmeleri için baskı yapıyor. 

Hamas ve diğer direniş grupları ise İsrail, ateşkesin birinci aşamasındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirmeden silah konusunun konuşulmasını reddetti. Buna rağmen Barış Konseyi İcra Direktörü Nikolay Mladenov’un, önerilen formüllere silahsızlandırma maddesini dâhil etme girişimleri sürdü.

Sızan bilgilere göre Mladenov, tüm bu sürecin merkezinde yalnızca silahsızlandırma dosyasını görüyor. Filistinlilerin devlet, egemenlik ve kendi kaderini tayin hakkı gibi başlıklardan ise yalnızca şekli bağlamlarda söz ediyor. Öte yandan İsrail’in ateşkesin birinci aşamasındaki tüm maddeleri ihlal etmesine dair somut herhangi bir açıklama da yapmış değil.

Bütün bunlar, Mladenov’un her şeyden önce silahsızlandırma göreviyle ilgilendiğini gösteriyor. Bu nedenle söz konusu başlığı müzakere gündeminin merkezine yerleştiriyor. Filistinli gruplar üzerindeki müzakere baskısını artırarak, İsrail’in yaklaşımına daha yakın bir çizgide bu dosyada mümkün olan en fazla tavizi koparmaya çalışıyor.

İsrail’in silahsızlandırma vizyonu

İsrail, Gazze’de tam bir silahsızlandırma istiyor. Buna kalaşnikof gibi hafif silahlar, hatta mermiler ve kişisel tabancalar da dâhil. Tel Aviv yönetimi bunu, yeniden imara dair herhangi bir plana geçilmesi, İsrail ordusunun çekilme aşamalarının tamamlanması ya da gelecekteki herhangi bir siyasi sürecin başlaması için şart koşuyor. Ayrıca silahsızlandırma sürecinin İsrail güvenlik garantileri ve İsrail’in güvenlik denetimi altında yürütülmesini istiyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, birçok kez Gazze’nin silahtan arındırılmasının temel hedef olduğunu ve Gazze silahsızlandırılmadan yeniden imara izin vermeyeceğini söyledi. 

İsrail, bunun kolay yoldan, yani müzakerelerle ya da zor yoldan, yani doğrudan askerî baskıyla gerçekleşebileceği mesajını vermeye çalışıyor.

İsrail’in silahsızlandırma sürecindeki amacı, kendi güvenliğini sağlamak ya da askerlerine ve yerleşimcilerine yönelik muhtemel tehditlerden korunmak değil. Asıl hedef, Filistinli direniş gruplarını Gazze içinde herhangi bir kontrol aracından mahrum bırakmak. İsrail, Gazze’de kaosu yaymak ve toplumsal çözülme hâli oluşturmak istiyor. Bu da Siyonist sağın bugüne kadar vazgeçmediği hedefe hizmet ediyor: Gazze halkını yerinden etmek ve Gazze’yi tamamen boşaltmak.

Bu nedenle İsrail, Barış Konseyi’ni, ona bağlı kurumları ve komiteleri bu hedefe ulaşmayı kolaylaştıran araçlar olarak görüyor.

Barış Konseyi’nin tutumu

Daha önce de belirtildiği gibi Mladenov, Gazze’nin silahsızlandırılmasına yönelik uluslararası bir plana öncülük ediyor. Hamas’ı en azından teorik düzeyde silahsızlandırma fikrini kabul etmeye zorlamak için gerekli gördüğü tüm araçları ve yöntemleri kullanıyor. Bunu da tehdit, üstenci bir dil, ateşkes başlığında Filistinli gruplar üzerinde baskı kurma, yazılı olmayan sözlü formüller sunma ve bu formüllere yanıt verilmesi için çok kısa süreler tanıma yoluyla yapıyor. Aksi hâlde Hamas ve Gazze’nin kapsamlı bir İsrail saldırısıyla karşı karşıya kalacağı mesajı veriliyor.

Bunun yanında silahsızlandırma sürecinin kademeli yürütülmesi fikrini içeren formüller de sunuluyor. Buna göre süreç ağır silahlardan başlayacak, ardından hafif silahların alınmasına ve tam silahsızlandırmaya kadar uzanacak. Paralel olarak ilerleyen aşamalarda vatandaşların kişisel silahlarının ücretli uluslararası programlar aracılığıyla toplanması da gündeme getiriliyor.

Bütün bunlardan daha kötü olan ise İsrail tutumunun kamuoyu önünde meşrulaştırılması ve kapalı toplantılarda İsrail’in ihlallerinin yol açtığı zarar kabul edilmesine rağmen bu ihlallere göz yumulması. Bu nedenle Mladenov ve Barış Konseyi, İsrail’e Gazze’deki tüm suçlarını sürdürmesi, sahada üstünlük sağlaması ve Filistinli müzakereciyi baskı altına alması için bir örtü sağlıyor.

Filistin direnişinin müzakere masasındaki tuzaklara sürüklenmeyi reddetmesi karşısında, daha önce de belirttiğimiz gibi silahsızlandırma sürecinde kademeli bir yaklaşım gündeme getiriliyor. Bu çerçevede bugün silahların envanterinin çıkarılması ve askerî altyapının etkisiz hâle getirilmesi konuşuluyor. Öte yandan direniş silahının siyasi ufuk ve Filistin halkının devlet kurma ve kendi kaderini tayin hakkıyla bağlantısı konusunda da kelime oyunlarına başvuruluyor. Nitekim bu konu Trump planında da yer almıştı.

Burada bir kez daha silah konusunu devletle değil, Filistin halkının haklarını güvence altına alacağı söylenen bir siyasi süreçle ilişkilendirmeye yönelik bir manevra yapılıyor. Oysa iki formül arasında büyük bir fark var. İkinci formülde açık bir geri adım ve Filistin halkının herhangi bir hakkına bağlı kalmama yönünde kötü niyetli, önceden planlanmış bir girişim bulunuyor. Bu yöntem, Oslo sürecinde 30 yılı aşkın süre boyunca denendi. Filistin Kurtuluş Örgütü ve Filistin Yönetimi’nin verdiği büyük tavizlere rağmen Filistinliler bu süreçten hiçbir şey elde edemedi.

Direniş gruplarının tutumu

Hamas ve direniş grupları, Mladenov’un yöntemlerini reddediyor ve kendileri için kurulan tuzağa düşmemeye çalışıyor. Bu nedenle son dönemde ağır silahlarla ilgili herhangi bir konunun ele alınmasını, İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesi şartına bağladı.

Şu ana kadar direniş grupları silahsızlandırma ifadesini kullanmaktan kaçınıyor ve bunun yerine silahla ilgili düzenleme kavramından söz ediyor. Hamas ve direniş gruplarının, direnişin altyapısı gibi belirsiz formülleri reddetmesi bekleniyor. Zira bu tür ifadelerin yorumları yalnızca İsrail’in elini serbest bırakmaya yarıyor.

Aynı şekilde Filistin egemenliğine zarar verecek her türlü önerinin de reddedilmesi bekleniyor. Bu nedenle direniş grupları, bu aşamada silah meselesinin ele alınmasına onay verse bile silah dosyasıyla Filistinli olmayan herhangi bir tarafın ilgilenmesini kabul etmeyecektir.

 

HABERE YORUM KAT