Gazze kentinin Zeytun Mahallesi'nden yerinden edilen böbrek hastası Hacci, Han Yunus'un Mevasi bölgesinde oksijen tüpüyle at arabasına bindirilerek gün aşırı diyalize gitme sürecinde yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.
İsrail'in Ekim 2023'te saldırılarını başlatmasının ardından sürekli yerinden edildiğini aktaran Hacci, "Zorlu bir şekilde yerimizden edildik, bir yerden diğerine böyle devam etti. Ocak ayında böbrek yetmezliği ve diyaliz aşamasıyla birlikte hastalığım başladı. Daha önce hiçbir şeyim yoktu. Böbrek sorunu ortaya çıktı ve Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'ne yattım. Gün aşırı diyaliz tedavisine gitmek zorunda kaldığım zorlu süreç başladı. Bu durum gerçekten içler acısı. Ne bir ulaşım aracı, ne de bir ambulans var. Sadece bir at arabası bulunabiliyor. En zor kısım da burada başlıyor. Mevasi'den hastaneye giderken güneş vücudunu yakıp kavuruyor." diye konuştu.

At arabasıyla hastaneye gitmenin zorlukların Hacciı anlatan, "Saatte 10 kilometre hızla gidip diyaliz yaptıracağın yere ulaşıyorsun. Sıran geldiğinde, eğer hazır değilse, 'Makine boşalana kadar sıranı bekle' diyorlar. Makineyi dezenfekte etmelerini bekliyorsun ve bu da gerçekten çok zor." ifadelerini kullandı.
Hacci, "Diyaliz seansı bittikten sonra kendimi tekrar arabaya attığımda, bana ne olduğunu, ne yaşadığımı unutuyorum. Çadırıma dönüp dinlenene kadar aşırı derecede bitkin oluyorum. Kabuslar görüyorum, bana ne olduğunu anlayamıyorum bile." dedi.
"İlaçlar temin edilemiyor"
Filistinli adam, ilaç bulmanın zorluğuna dikkati çekerek, "Hiçbir şey güvence altında değil, ilaçlar temin edilemiyor. Bende şeker, tansiyon ve böbrek yetmezliği var. Haplarımı almam gerekiyor, bu ilaçlara ihtiyacım var. Eczanelerde hiçbiri yok. Ben açıkçası ölümü temenni eder hale geldim. Biz böbrek hastaları yavaş yavaş ölüyoruz." şeklinde konuştu.

Böbrek hastalarının diyaliz seansı süresi yarı yarıya düştü
Nefroloji Uzmanı Dr. Raid Salih Muslih de diyaliz hizmetinin tüm hastalara verilmesi için gerekli ilaçların temininde aksaklıklar yaşandığını söyledi.
Diyaliz hastaları için hayati öneme sahip olan sodyum bikarbonat maddesini bulamadıklarını vurgulayan Muslih, "Bu madde yaklaşık 5 aydır elimizde bulunmuyor." dedi.
Daha önce böbrek hastalarının haftada 3 gün dörder saat şeklinde diyaliz hizmeti verildiğini hatırlatan Muslih, sodyum bikarbonat eksikliği nedeniyle hastaların diyaliz seanslarının yarı yarıya düştüğünü aktardı.

Muslih, Nasır Hastanesi bünyesindeki Hind ed-Dağme Diyaliz Merkezi'nin yaklaşık 250 böbrek hastasına diyaliz tedavisi sağladığını belirterek, "Tıbbi malzemelerin yetersizliği ve her seansta kan ünitesi nakledilen hastaların sayısının artması nedeniyle, bazı hastalar kendilerine nakledilen yoğun kan ünitelerinden dolayı Hepatit C virüsüne maruz kaldı." diye konuştu.
Filistinli doktor, Gazze'de 2 yıldan uzun süredir Eritropoietin tedavisinin uygulanamadığını hatırlatarak, tüm böbrek hastalarının da kansızlıkla mücadele ettiğini belirtti ve Eritropoietin'in hemoglobin seviyesini yükseltmeye yardımcı olan, kırmızı kan hücreleri üreten bir tedavi olduğunu anlattı.
Diyaliz merkezine ulaşmada sıkıntıların yaşandığını dile getiren Muslih, "Bazı hastalar evlerinden at arabalarıyla geliyor. Fethi el-Hacci gibi... Bildiğimiz üzere hastaların çoğu, hatta tamamı çadırlarda yaşıyor. Bu çadırlar elbette böbrek yetmezliği olan hiçbir hasta için uygun değil ve şu an yaz mevsimindeyiz, hava aşırı sıcak." ifadelerini kullandı.

Muslih, Hacci'nin nefes darlığı çektiğini hatırlatarak, "Çadırda oksijen makinesi veya benzeri çalıştıracak elektrik yok, bu yüzden oksijen tüpü kullanıyor. Çadırdan, at arabasıyla geliyor ve bu araba üzerinde oksijen tüpünü de yanında taşıyor." dedi.
İsrail'in Ekim 2023'te başlattığı şiddetli saldırılarla yerle bir ettiği Gazze'de sağlık sektörü en çok etkilenen alanlardan biri oldu.
Çok sayıda hastane ve sağlık merkezi hizmet dışı kalırken, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı abluka nedeniyle tıbbi malzeme ve ilaçların bölgeye girişinin engellenmesi Filistinli hastaların durumunu kötüleştirdi.
Gazze dışında tedavi olması gereken hastaların düzenli olarak bölgeden giriş-çıkışına izin verilmemesi ise kritik durumdaki hastaları ölüm riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana 73 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği saldırılarını, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen sürdürüyor.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.