Mustafa Yılmaz'ın Yazısı:
“Gavur”da akıl olsa Müslüman olurdu, dediğim zaman bazıları bu cümleye takılacak biliyorum. Çünkü öncelikle “gavur” ne demek diyecek bazıları. Diğer bazısı akıllı “gavur” da var diyecek. Hatta bazısı günümüzde “gavur”, Müslüman’dan daha akıllı diyecek. Ancak bu duymadığınız bir cümle de değil, kullanım hakkı da bana ait değil. O halde ben ikinci cümlemi de kurayım: Müslüman da akıl olsa “gavur” olmazdı. Çünkü akıl imanın zorunlu şartıdır.
Ben sıra dışı bir şey söylemek istemiyorum. Çünkü popüler sıra dışılık tavrını, sıramızın, safımızın dışına düşmek ve safımızı terk etmek olarak algılıyorum. Ancak yine ben, mü’min olmanın yegane birincil şartını “okçular tepesini her ne pahasına olsun terk etmemek” olarak algılıyorum. Bununla beraber kendime koştuğum ikinci şart da şudur: bizim derdimizle ilgilenmeyen bizden değildir. Üçüncü şartım: bizi aldatan bizden değildir, bizim topluluğumuzdan, bizim ümmetimizden değildir.
Bu şartları hiçe sayarcasına “gavur”luk yaparak Müslümanları aldatmaya kalkanları affedemiyorum. Müslümanları kandırmaya çalışanları affedemiyorum.

