Richard Falk, Gazze Kuşatmasını ve Gazze Halkına Reva Görülen Muameleyi Kınadı
Birleşmiş Milletler Filistin Özel Temsilcisi Richard Falk, Siyonist işgal yönetiminin uluslararası camia ile bölgedeki bazı ülkelerin göz yummasıyla Gazze'ye uyguladığı kuşatmanın buradaki halkı temel ihtiyaçlardan mahrum bıraktığını belirtti.
Falk dün (22 Ekim Perşembe) üye ülkelerle yaptığı toplantıda, "İsrail yönetimi benim bile Filistin topraklarına girmemi engelledi. Gazze'ye uyguladığı kuşatma, yardımların Gazze halkına ulaşmasını engelliyor. Bu da bölgede büyük bir insanlık dramının yaşanmasına neden oluyor" dedi.
BM Komiseri Falk'ın Gazze ile ilgili hazırladığı rapor, Gazze halkının 22 günlük savaşın ardından yaşadığı insanlık dramı ile inşa edilen ırkçı ayırım duvarı ve Siyonist yerleşim birimlerinin etkilerini ele alıyor.
Hamas hareketinin seçimlerde galip gelmesinin ardından işgal güçleri tarafından kuşatılarak ambargo uygulanan Gazze halkı büyük bir sıkıntı içinde. Kuşatmayla yetinmeyen işgal yönetimi, Aralık 2008 yılında başlattığı 22 günlük savaşta Gazze'nin büyük bir bölümünü yerle bir etmiş, binlerce kişiyi katletmiş ve yaralamış, on binlercesini de evsiz bırakmıştı.
"İsrail Dışarıda Okuyan 838 Gazzeli Öğrencinin Çıkış Yapmasını Engelliyor"
Yahudi İnsan Hakları Örgütü Geyşa, üç yıldır kuşatma altında bulunan Gazze'de 838 öğrencinin dışarıdaki eğitimlerini tamamlamak için işgal yönetiminden izin beklediğini ifade etti.
Konuya ilişkin dün (22 Ekim Çarşamba) bir rapor yayınlayan İnsan Hakları Örgütü, Gazze dışında başka ülkelerde okumak isteyen 1983 öğrencinin çıkış izni için ismini yazdırdığını fakat bunlardan sadece 1215 kişinin çıkış yapmasına izin verildiğini belirtti.
İşgal varlığından, dışarıda okumak isteyen Filistinli öğrencilerin çıkışlarını önlemek için oluşturduğu bütün engelleri kaldırmasını isteyen Yahudi örgütü, bu insanlara yardım edilmesi gerekirken, okumalarına mani olmak için engeller çıkarılmasını fazlasıyla garipsediklerini belirtti.
Diğer taraftan konuya ilişkin bir açıklama yapan Gazzeli öğrencilerden Visam Kuhayl ise şöyle dedi: "Şimdiye kadar Amerikan Üniversitesine iki bin dolar harç yatırdım. Fakat dışarı çıkmama izin verilmediğinden okula devam edemiyorum. Bunun üzerine üniversiteden yatırdığım harcın geri verilmesini istedim. Ancak üniversite, okula gidemememde kendilerinin bir sorumluluğunun olmadığını belirterek harcı geri vermeyi reddetti."
Ebu Mahfuz: "Tüneller Denizinin Üzerinde Yüzen Aksa, Her An Yıkılabilir"
Mescidi Aksa ve Kudüs konusunda uzman olan Suud Ebu Mahfuz, Mescidi Aksa ve Kubbestu's-Sahra'nın şu anda, 22 Siyonist örgütün bu kutsal mabetleri yıkıp yerine Süleyman heykelini dikmek için kazdığı bir tüneller denizinin üzerinde yüzdüklerini ifade etti.
Kuveyt'te faaliyet gösteren Islah Derneği'nin yıllık Kudüs Buluşması çalışmaları çerçevesinde 21 Ekim Çarşamba günü düzenlediği "Kudüs'ümüzü Koruyalım" başlıklı konferansta konuşan Ebu Mahfuz, İslam ümmetinin dışa bağımlı olmaktan kurtulup bağımsızlık sevincini ancak Kudüs'ü özgürleştirmekle tadabileceğini belirterek Kudüs'e hâkim olanın bölgeye de hâkim olacağını söyledi.
Ebu Mahfuz sözlerini şöyle sürdürdü: "Filistin topraklarını işgal eden Siyonistler şu anda bölgede insanları, binaları, toprağı ve kimliği hedef alıyor. Mescidi Aksa'nın yıkılması, sonu gelmeyen bir savaşın başlangıç sireni olacak."
Ebu Mahfuz konferansta işgalcilerin Mescidi Aksa ve Kudüs'ü hedef alan çabalarını ortaya koyan görüntüleri sunarak, Siyonistlerin Mescidi Aksa'nın yerine dikmeyi düşündükleri heykel için gereken malzemeyi fiili olarak hazırladıklarını da ifade etti.
İşgal yönetiminin Kudüs'ün çeşitli yerlerine 800 kamera yerleştirdiğini, bunlardan 500'ünün ise sadece Mescidi Aksa'yı kontrol ettiğini sözlerine ekleyen Ebu Mahfuz, Kudüs'ün etrafında 280 bin gaspçı Yahudi yerleşimcinin kaldığı 32 yerleşkenin bulunduğunu, burada kalanlar arasında işgal yönetimi Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman ile 12 Knesset üyesinin de yer aldığını dile getirdi.
Konferansta tebliğ sunan diğer konuşmacı Ahmet Kattan ise, Kudüs'e destek görevinin, ümmet içinde sorumluluk bilincini taşıyan kişilerin Mescidi Aksa yıkılmadan önce vazifelerini yerine getirmelerini zorunlu kıldığını belirterek, "Kudüs halkı direnmeye devam ediyor. Topraklarını satmıyor, dükkânlarını devretmiyor. Onları bu konuda desteklemek gerekir. Kudüs Müslümanlarındır, zaman geçse de mutlaka özgürlüğüne kavuşturulacaktır. Çünkü Hz. Peygamber'in bu konuda hadisi vardır" şeklinde konuştu.
(Kaynak: Filistin Enformasyon Merkezi)