"Filistin halkı hapse, katliama ve sürgüne sabretti. Hâlâ savaşıyor ve hâlâ direniyor. Filistin halkı asla teslim olmayacak. Hamas, İslâmi Cihad ve diğer hareketler, direniş yolundan asla geri adım atmayacaktır" diyen Meşal; konuşmasını şöyle sürdürdü: "Halkımız, yeni dengeler kurmaktadır. Bazı davalar vardır ki gün geçtikçe tükenir. Bizim davamız ise gün geçtikçe devleşiyor. Ey değerli kardeşlerim; bu, Filistin'in bereketidir. Bu, Filistin'in asaletidir. Bu, İslâm'ın azametidir. Ben, buradan hangi şart altında olursa olsun direnişi boğmaya ve silahını engellemeye çalışacak olanları uyarıyorum. Bu dava asla büyük güçler tarafından engellenemez."
Hamas'ın Siyasi Birim Başkanı Halid Meşal, önceki gün Suriye'nin başkenti Şam'da yaptığı konuşmasında Fayyad hükümetini tanımayacağını ilan etti. Nekbe'nin 61. yılı münasebetiyle Hamas tarafından düzenlenen konferansta yaptığı konuşmasında Meşal, "Nekbe'nin özeti, toprakların gasbedilmesi ve halkın topraklarından uzaklaştırılmasıdır. Halkımız, Nekbe'ye ilk gününden bugüne kadar dönüş hakkına bağlı kalarak intifada ve devrimle cevap vermektedir. İşte bu halk, gerçekten de yüce bir halktır. İşgale, direnişle karşılık veriyoruz. Halkımız, yeni dengeler kurmaktadır.
Bazı davalar vardır ki gün geçtikçe tükenir. Bizim davamız ise gün geçtikçe devleşiyor. Ey değerli kardeşlerim, bu bir mucizedir. Bu, Filistin'in bereketidir. Bu, Filistin'in asaletidir. Bu, İslâm'ın azametidir. Davamız asla büyük güçler tarafından engellenemez" dedi.
İslâm'ın düşmanlarının mücadele eden Müslümanları ya öldüreceğini, ya hapsedeceğini ya da sürgün edebileceğini belirten Meşal, konuşmasına şöyle devam etti: "Düşmanın aynı yöntemi devam ediyor. Tutuklamalar, katliamlar ve sürgünler. Bu üç yöntem halen Filistin halkı üzerinde uygulanmaktadır. Filistin halkı hapse, katliama ve sürgüne sabretti. Hâlâ savaşıyor ve hâlâ direniyor. Filistin halkı asla teslim olmayacak.
Hamas, İslâmi Cihad ve diğer hareketler, direniş yolundan asla geri adım atmayacaktır. Ben, buradan hangi şart altında olursa olsun direnişi boğmaya ve silahını engellemeye çalışacak olanları uyarıyorum. Filistin halkının haklarının geri alınması doğru olmadığı gibi Filistin halkının direnişini ve silahını engellemek de mümkün değildir.
Ümmetin şereflileri ve dünyanın özgür şahsiyetlerinin desteğiyle bugün Filistin halkı, kendi işine kendisi hakim olmaktadır."
Filistinli mültecilerin dönüş haklarının silinmesi yönündeki teşebbüslere değinen Meşal'in "Arap ya da Filistinli yöneticilerden herhangi birisinin dönüş hakkı üzerinde pazarlık yapmasını asla kabul etmeyeceğiz" sözleri, salondakilerden büyük alkış aldı.
Filistinli müzakerecilere "Kendinize dönün" mesajını ileten Meşal, "Biz, 1967 sınırlarını kabul ettik. Fakat, düşman kabul etmedi" dedi. Meşal, Filistin tarafının duruşunu netleştirmemesi, son noktayı koymaması halinde, İsrail ve Amerika'nın Filistinlilerden daha fazla taviz koparmanın yolunu arayacaklarını kaydetti.
Meşal "Bunu yapmazsak, düşmanımız bizim başka yolumuz olmadığını, sadece müzakere şarkısının olduğunu düşünür. Bu durumda bizden daha fazla istekte bulunacaklardır" dedi.
Meşal, "Aradan 61 yıl geçti fakat davamız hâlâ canlı. Gazze'deki savaş davamızı daha da canlandırdı. Düşman bugün karanlık gelecekten bahsediyor. Filistin, Lübnan, Suriye ve İran'dan gelen her sesin 'varlıklarını' hedef aldıklarını kabul ediyorlar" diyen Meşal, Gazze'ye düzenlenen saldırı sırasında Fetih liderlerinin İsrailli yetkilileri kışkırtığı yönündeki açıklamalara değinerek "Bu konu üzerinde fazla üzerine durmayacağız. Fakat saldıran ve kışkırtanlara 'Kininizle geberin' diyoruz" dedi.
Konuşmasının devamında direnişin kazanımlarına değinen Meşal, "Siyaset yapıyoruz. Fakat direnişsiz bir siyaset, dilenciliğe dönüşür.
Çünkü direniş, haklarımızı geri alabilmek için etkili olan tek yoldur" dedi.
Meşal, Selam Fayyad hükümetini asla tanımayacaklarını şöyle ifade etti: "Kahire'de devam eden görüşmelere rağmen Fayyad başkanlığında yeni bir hükümet kurulmasında aceleci davranılmasının sebebi, Amerika'nın isteklerine karşılık vermektir. Amerika, Filistin yönetimine mesaj ulaştırdı. Mesaj da; 'Fayyad hükümeti kursun ki, Netanyahu 'Filistinli muhatabımız yok' demesin.
Fayyad, hükümet kursun. Çünkü, Amerikalılar nezdinde sevilmektedir. Para da onun aracılığıyla Filistin'e ulaşır... Filistin'le ilgili her işimiz, dış güçlere endeksli olarak yürütülmeye başlandı.
Biz, Selam Fayyad başkanlığındaki hiçbir hükümeti kabul etmiyoruz. Kahire'de Fetih adına görüşmeleri yürüten kardeşlerimiz de Fayyad'ın başkanlığındaki hükümete karşı çıkmaktalar. Fayyad, Filistin halkı üzerinde büyük suçlar işledi. Direnişçileri tutukladı, takibata aldı, silahlarına el koydu, tüm silahlı direnişin yapılarını dağıttı. Hamas, Fetih, İslâmi Cihad ve tüm direniş hareketlerinin silahlı kanatlarını dağıttı. Fayyad hükümeti, Batı Yaka'da ulusal bir suç işlemektedir. Fayyad hükümeti, ulusal projemizi yerle bir etmiştir. Fayyad, kendisine gelen parayı, Filistin halkının kanaatlerini değiştirmek için kullanmaktadır. Dış emirlerle kurulan bir hükümeti kabul edemeyiz" dedi.
Meşal ayrıca, Filistin iç barış görüşmelerinin yavaş ilerlemesinde, Ortadoğu Dörtlüsü'nün şartlarının dayatılmasının etkili olduğunu ifade ederek "Diyalog masasında Fetihli bazı kardeşlerimiz, Ortadoğu Dörtlüsü'nün şartlarının kabul etmemiz için dayatmada bulunuyorlar. Biz, bu şartları önceden kabul etmediğimiz gibi şimdi ve gelecekte de kabul etmeyeceğiz. Biz, İsrail'i tanımayacağız, direnişe son vermeyeceğiz. Bu şartlar zalimdir. Ne uygulamamız ne de bazılarımızın bazılarımıza dayatması doğru değildir. Biz, kendi ulusal düşüncemizle, diyalogun başarıyla sonuçlanmasını ve hükümetin kurulmasını istiyoruz" dedi.
Meşal, konuşmasına şöyle son verdi: "Gazze'nin imarı, şimdiye kadar geciktirilmesinden daha fazla geciktirilemez. Gazze'nin imarını önce İsrail'le yapılacak ateşkese bağladılar. İsrail, ateşkesi kabul etmedi. Sonra, İsrail'le yapılacak esir takasına bağladılar. İsrail, bunu da kabul etmedi. Sonra, iç barış görüşmelerine bağladılar. Bunu da az önce açıkladım. İç barış görüşmelerini de dış baskılar sabote etti. Ben, Avrupalılarla yaptığım görüşmelerde onlara "Gazze imarının geciktirilmesi, ümmetin, insanlığın ve uluslararası toplumun alnında kara bir lekedir" dedim. Ambargonun sona erdirilmesi ve imarın derhal başlaması gerekir. Gazze'nin imarı için kayıtlar koyamayız. Üzülerek ifade etmem gerekir ki kayıtlar sadece Amerikalılar tarafından değil, aynı zamanda Arap ve Filistinliler tarafından da konulmaktadır." (VAKİT)