Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da Danıştay Konferans Salonu'nda düzenlenen "Danıştay Eğitim Tesisi Açılış Töreni ve IASAJ Seminer Kapanış Toplantısı"na katıldı.
Burada konuşan Erdoğan'ın gündeminde yeni anayasa ve Ankara'da pazar sabahı gerçekleştirilen bombalı saldırı üzerinden taziye mesajları yayınlayan Batı ülkelerini eleştirdi. Erdoğan, ''Teröristler etkisiz hale getirilmeseydi yurtdışına kaçıp siyasi sığınmacı olacaktı. Dostlarımızdan, kınamayla birlikte somut adımlar görmek istiyoruz. Bizi teskin, terörü telin eden beyanatların, yaramıza merhem olmayacağı bilinmeli." ifadelerini kullandı.
YENİ ANAYASA ÇAĞRISINI BİR KEZ DAHA YİNELEDİ
Seçimin ardından sık sık dile getirdiği yeni anayasa fikrini bir kez daha dile getiren Erdoğan, "Vatandaşlarımızın özgürlük alanlarını genişletme idealimizin tepesinde ülkemizi darbe anayasasından kurtarmak vardır. Vesayetçilerin, 27 Mayıs 1960 darbesiyle Türkiye'nin ayağına vurduğu, 12 Eylül rejiminin perçinlediği prangaların sökülüp atılma vakti artık gelmiştir. Sivil anayasa talebi, iradesine gerektiğinde canı pahasına sahip çıkan aziz milletimize anasının ak sütü gibi helaldir. Bu talebe siyaset kurumu başta olmak üzere sorumluluk makamında olan hiç kimsenin kulak tıkama lüksü yoktur." diye konuştu.
TBMM'nin 28'inci Dönem 2'nci Yasama Yılı'na başladığını anımsatan Erdoğan, Mecliste, yeni anayasaya dair yapıcı tavırları ve beklentilerini ortaya koyduklarını belirtti.
'MECLİSİMİZİN SİVİL BİR ANAYASAYI YAPMASININ ÖNÜNDE HİÇBİR MANİ BULUNMUYOR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"85 milyonun tamamının kırmızı çizgileri haricinde her konuyu görüşmeye, tartışmaya ve müzakereye açık olduğumuzu ifade ettik. Yeni dönemde milletimize verilecek asıl müjdenin, Türkiye'yi sivil, kuşatıcı, özgürlükçü bir anayasayla buluşturmak olacağı anlaşılıyor. Temsil kabiliyeti son yılların en yüksek seviyesine ulaşan Meclisimizin, milletimizin her bir ferdinin, 'İşte benim anayasam' diyerek bağrına basacağı sivil bir anayasayı yapmasının önünde hiçbir mani bulunmuyor. Uzun yıllar sonra ilk kez yeni anayasa konusunda parlamentomuzda ve kamuoyumuzda oluşan müspet atmosferi bu bakımdan çok kıymetli gördüğümüzü belirtmek istiyorum.
Hukuk camiamızın da birikimleri, müktesebatları ve değerli önerileriyle bu sürecin dışında kalmamalarını bekliyoruz. Hep söylediğimiz gibi hakikatin kıvılcımı farklı fikirlerin çarpışmasından doğar. Türkiye'nin en büyük zenginliği, konuşan, iradesine sahip çıkan, sandığın namusuna halel getirmeyen, tercihini daima meşru yollarla ifade eden, demokrasiyi özümsemiş bireylere sahip çıkmasıdır. Türk demokrasisini ilk serbest seçimlerin yapıldığı 1950'den beri maruz kaldığı onca vesayet girişimine rağmen dimdik ayakta tutan, her seferinde yeniden ayağa kalkmasını sağlayan işte bu güçlü vasfıdır. İnşallah 85 milyon olarak tam bir demokratik olgunluk içinde mümkün olan en geniş, en kapsayıcı toplumsal mutabakatla bu hassas süreci başarıya erdireceğimize inanıyorum."


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.