"Dönüş Hakkı" konferansı sonuç bildirgesi

"Dönüş Hakkı" konferansı sonuç bildirgesi

Şam Uluslararası Filistinlilerin Dönüş Hakkını Savunma Bildirgesi: "Mültecilerin topraklarına dönüş hakkı, Filistin davasının özündendir!"

Şam'ın ev sahipliğini yaptığı Uluslararası Dönüş Hakkı Buluşması'na katılanlar, mültecilerin topraklarına dönüş hakkının Filistin davasının özünü oluşturduğunu belirterek, bu hakkın pazarlık konusu yapılamayacağı, ondan vazgeçilemeyeceği ve taviz verilemeyeceğini ifade ettiler.

Dünyanın birçok yerinden yaklaşık beş bin kişinin katıldığı Şam Uluslararası Filistinlilerin Dönüş Hakkı Buluşması'nın sonunda kapanış bildirisi yayınlandı.

Katılanlar, dönüş hakkının yasal ve doğal, bireysel ve toplu bir hak olduğunu belirterek, bu hakkı bütün dinlerle uluslararası sözleşmelerin teminat altına aldığını, zaman aşımına uğramayan sabit bir hak olduğunu, resmi veya gayri resmi, bireysel veya toplu olarak hiç kimsenin bu haktan vazgeçme gibi bir hakka sahip olmadığını ve bunun için de referandumun yapılamayacağını ifade ettiler.

Konferansta, Filistinlilerin yurtlarına dönüşünü sağlayacak en kestirme yol olması nedeniyle direniş kültürünün desteklenmesi gerektiği vurgulanarak, her düzeyde bu seçeneğin korunması gerektiği ifade edildi.

Dönüş hakkının Filistin ulusal kurtuluş projesinin önceliklerinden olduğu belirtilerek, ümmet mensuplarıyla dünyanın özgür insanlarının bu hakkı savunmalarının; insani bir sorumluluk olduğu belirtildi.

Konferansa katılanlar, Filistin halkının toprak bütünlüğüyle, içeride ve dışarıda pazarlık konusu olmayan haklarının korunması için gerekli olan birliğini desteklediklerini, Filistin halkının tehcir edilmesinin etnik temizlik ve insanlık suçu olduğunu belirterek, işlenen bu cinayetlerden Siyonistlerin kirli planlarını desteleyen uluslararası güçlerin sorumlu olduğunu ifade ettiler.

Mültecilerin yurtlarına dönüş hakkını yok sayan veya görmezden gelen her türlü plan ve projeyi kınayan katılımcılar, BM'den Filistinlilerin dönüş hakkını uygulamaya geçirmesini isteyerek, mültecilerin yaşadığı sıkıntıların devam etmesinin uluslararası camiaya karşı işlenmiş suç olduğunu ifade ettiler. Çalışma sahasına giren bütün yerlerde BM Filistinlilere Yardım ve Çalışma Örgütü (UNRWA)'nın özgür bir şekilde çalışmalarını yürütmesine de olanak sağlanmasını istediler.

Filistinlileri tehcire zorlayan Siyonistleri şiddetle kınayan katılımcılar, Filistin toprağıyla Filistin insanının kimliğini değiştirmeyi hedefleyen Siyonistlerin alternatif yerleşim, transit yerleşim, ırkçı ayırım duvarı ve yerleşim birimlerini inşa projelerine karşı durmaya davet ettiler.

Konferansa katılanlar, "Devletin Yahudiliği" diye piyasaya sunulan anlayışın aslında 1948 yılından beri topraklarından vazgeçmeyen Filistinlileri yurtlarından etmek, Filistinlilerin dönüş hakkını düşürmek ve Yahudilerin işgal topraklarına dönüş hakkını kabul ettirmekten başka bir şeyi amaçlamadığını belirttiler.

Şam bildirgesinde, nesiller boyu Filistin halkının gösterdiği fedakârlık ve direnişten övgüyle bahsedilerek, dönüş hakkını savunan bütün örgüt, dernek, kurum ve kuruluşlar, dönüş hakkını hayata geçirmek ve bu hakkı yok saymaya çalışan bütün girişimlere karşı durmak için güç birliği oluşturmaya davet edildi.

Dönüş hakkını savunmak için her türlü vasıtayı kullanmaya çağıran katılımcılar, dönüş kültürünü özellikle çocuklarla gençlerin ruhuna işlemek için çaba gösterilmesini istediler.

Filistin Uluslararası Dönüş Hakkı Buluşması'nda, 60 yıl geçmesine rağmen Filistinlilerin yurtlarına dönmelerine müsaade etmeyen Siyonist varlığın BM üyeliğinden çıkarılması istendi.

Şam bildirgesi şu sözlerle son buldu: "Bizler, dönüş hakkına bağlı kaldığımızı, bu hakkı savunmaya devam edeceğimizi, Filistin halkı haklarını elde edip vatanına kavuşuncaya kadar bu hakkı gelecek nesillere de aktaracağımıza dair zamanla hiç değişmeyecek bir söz verdiğimizi buradan ilan ediyoruz."

(FEM)

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir