Diyarbakır'da Azerbaycan'daki başörtüsü yasağına tepki

Diyarbakır'da Azerbaycan'daki başörtüsü yasağına tepki

Diyarbakır İslami Sivil Toplum Kuruluşları, Azerbaycan'da başörtülü kız öğrencilerin okullara alınmamasını protesto etmek amacıyla cuma namazı çıkışında basın açıklaması düzenledi.

Yapılan açıklamada, başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığı iddialarına tepki gösterilerek Azerbaycan makamlarına çağrıda bulunuldu.

“BU SENARYOYU DAHA ÖNCE YAŞADIK”

Diyarbakır İslami Sivil Toplum Kuruluşları adına basın açıklamasını okuyan İdeal Eğitim Vakfı Genel Başkanı Fatih Taş, Azerbaycan’da başörtülü kız öğrencilerin okul kapılarından geri çevrildiği ve eğitim haklarının fiilen engellendiği yönündeki haberlerin büyük üzüntü yarattığını söyledi. İnanç özgürlüğü ile eğitim hakkının evrensel hukuk metinlerinde güvence altına alınmış temel haklar olduğunu vurgulayan Taş, öğrencilerin dini inançları nedeniyle eğitimden mahrum bırakılmasının adalet anlayışıyla bağdaşmadığını belirtti.

Türkiye’nin geçmişte benzer uygulamalar nedeniyle ağır mağduriyetler yaşadığını hatırlatan Taş, “Biz bu filme yabancı değiliz, bu senaryoyu daha önce yaşadık” dedi. Taş, 28 Şubat sürecinde başörtüsü yasağı nedeniyle öğrencilerin okul kapılarında karşılaştığı engelleri ve ikna odalarında maruz kaldıkları psikolojik baskıları anımsatarak Azerbaycan’daki gelişmelerin Türkiye’deki acı hatıraları yeniden gündeme getirdiğini ifade etti.

“ÇİFTE STANDART UYGULANIYOR”

Dünyanın neresinde olursa olsun insan hakları ihlallerine ve dini özgürlüklerin kısıtlanmasına karşı çıkmanın insani sorumluluk olduğunu kaydeden Taş, Azerbaycan’daki uygulamalara yönelik eleştirilerin “iç işlerine müdahale” olarak nitelendirilmesini doğru bulmadıklarını söyledi.

Afganistan’da kız çocuklarının eğitim hakkına ilişkin gelişmelerin uluslararası kamuoyunda gündeme taşındığını, buna karşılık Azerbaycan’daki başörtülü öğrenciler konusunda yeterli tepkinin gösterilmediğini savunan Taş, bu yaklaşımın çifte standart olduğunu dile getirdi.

“KARDEŞLİK HUKUKU DEVREYE GİRMELİ”

Gazze, Doğu Türkistan, Suriye ve Afganistan başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde mağdur edilen insanların haklarını savunmanın önemine değinen Taş, Azerbaycan’daki Müslümanların inanç ve eğitim haklarının korunmasının da aynı sorumluluğun parçası olduğunu söyledi.

Azerbaycan’ın Sovyetler Birliği döneminde yaşanan baskılara rağmen İslami kimliğini ve manevi değerlerini koruduğunu belirten Taş, bugün başörtülü öğrencilere yönelik kısıtlamaların ortak tarihi ve kültürel mirasla bağdaşmadığını savundu.

ERDOĞAN’A VE HÜKÜMETE ÇAĞRI

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihi, dini ve kültürel bağlara dikkat çeken Taş, Cumhurbaşkanı ve devlet yetkililerinden Azerbaycan makamları nezdinde girişimde bulunmalarını istedi. Taş, başörtülü öğrencilerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi için diplomatik temasların ve kardeşlik hukukunun devreye sokulması gerektiğini belirtti.

Türkiye’de başörtüsü özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması çağrısında da bulunan Taş, mevcut serbestliğin idari karar ve yönetmeliklere bağlı olmasının gelecekte yeni kısıtlamalar yaşanması riskini barındırdığını ifade etti. Taş, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve hükümetten başörtüsü özgürlüğünü hiçbir şüpheye yer bırakmayacak biçimde anayasal güvenceye kavuşturmalarını istedi.

“YASAĞA DERHAL SON VERİLSİN”

Açıklamasının sonunda Azerbaycan makamlarına seslenen Taş, evrensel insan haklarına, uluslararası hukuk normlarına ve kardeşlik hukukuna uygun hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Taş, okul kapılarındaki yasakçı uygulamaların sona erdirilmesini ve başörtülü kız öğrencilerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesini istedi.

HABERE YORUM KAT
1 Yorum
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir