Cezayir’de 33 yıl sonra idam cezasının yeniden uygulanmasının önü açıldı

Cezayir’de 33 yıl sonra idam cezasının yeniden uygulanmasının önü açıldı

Cezayir Halk Meclisi, bazı suçlarda idam cezasının kapsamını genişleten yasa tasarısını kabul etti. Tasarının ikinci meclisten de geçmesi hâlinde, 1993’ten bu yana fiilen uygulanmayan idam cezalarının belirli suçlarda yeniden infaz edilmesinin önü açılabilecek.

Cezayir Halk Meclisi, Ceza Kanunu’nda değişiklik öngören ve bazı suçlarda idam cezasının kapsamını genişleten yasa tasarısını ezici çoğunlukla kabul etti. Tasarı, yaklaşık 33 yıldır fiilen uygulanmayan idam cezalarının yeniden infaz edilmesinin önünü açıyor.

Halk Meclisi’ndeki oylamanın ardından tasarının yasalaşabilmesi için parlamentonun ikinci kanadı olan Millet Konseyi’nden de geçmesi gerekiyor. Ardından Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanması ve Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girecek.

Yasa değişikliği tasarısı, özellikle geçen ağustos sonunda Cezayir’in çeşitli vilayetlerinde, başta Cicel olmak üzere, çıkan orman yangınlarının ardından gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, Adalet Bakanı’na kasıtlı yangın çıkaranlara idam cezası verilmesine imkân sağlayacak şekilde Ceza Kanunu’nun değiştirilmesi talimatını verdi. Tasarının kapsamına daha sonra çocuk kaçırma ve çocuklara yönelik ağır kötü muamele suçları da eklendi.

Çocuk kaçırma ve ağır kötü muameleye idam cezası

Tasarıyla Ceza Kanunu’na yeni hükümler eklenmesi öngörülüyor.

Bunlardan biri olan 291. maddeye göre, bir çocuğu herhangi bir yöntemle kaçıran, çocuğa işkence eden, cinsel saldırıda bulunan veya ağır kötü muamele gerçekleştiren kişiler hakkında idam cezası uygulanabilecek.

Bu suçlardan hüküm giyenlerin hafifletici nedenlerden yararlanmasının da önüne geçilmesi öngörülüyor.

Yangınlarla ilgili olarak ise Ceza Kanunu’na 395 mükerrer maddesinin eklenmesi teklif ediliyor. Bu madde, ormanlarda, çalılıklarda, tarlalarda, ağaçlarda ve kesilmiş ağaçlarda, ayrıca ormanlarda yığınlar hâlinde bulunan kerestelerde kasten yangın çıkarılması durumunda idam cezası öngörüyor.

Tasarı ayrıca kamu veya özel mülklere, yabancı bir devlet ya da yabancı bir tarafın talimatı veya çıkarı doğrultusunda kasten ateş verilmesini de kapsıyor.

Yabancı bir devletle vatana ihanet veya casusluk, organize suç örgütleriyle bağlantı, kamu güvenliği ve düzenine, ulusal birliğe, devlet kurumlarının istikrarına ve normal işleyişine ya da ulusal ekonomiye yönelik eylemler de düzenleme kapsamında değerlendiriliyor.

Çevreye, ekolojik dengeye, orman, bitki, hayvan ve tarımsal varlıklara zarar veren eylemler de tasarının kapsamına alınıyor.

Kışkırtan ve finanse edenler de kapsama alınıyor

Tasarıda söz konusu suçları kışkırtan, teşvik eden, finanse eden, planlayan veya hazırlanmasına ve gerçekleştirilmesine katılan kişilerin de cezalandırılması öngörülüyor.

Bu kapsamda bilişim ve iletişim teknolojileri ile sosyal medya platformlarının kullanılması da düzenlemede yer alıyor. Hüküm giyenlerin hafifletici nedenlerden yararlanamaması teklif ediliyor.

Tasarı ayrıca Ceza Kanunu’nun 399. maddesinde değişiklik yaparak, kasten çıkarılan yangının bir veya birden fazla kişinin ölümüne yol açması hâlinde idam cezasının uygulanmasını öngörüyor.

Bazı mallara ve tarımsal ürünlere yönelik kundaklama vakalarında ise mevcut 10 ila 20 yıl arasındaki hapis cezalarının korunması planlanıyor.

Parlamento grupları arasında görüş ayrılığı

Tasarı, Halk Meclisi’ndeki görüşmeler sırasında siyasi gruplar arasında farklı görüşlere neden oldu.

Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi, Gelecek Cephesi, Ulusal Demokratik Birlik, Ulusal İnşa Hareketi ve Halkın Sesi partileri tasarıyı ve söz konusu suçlara yönelik cezaların ağırlaştırılmasını destekledi.

Müslüman Toplum Hareketi de tasarıda belirtilen durumlarda idam cezasının uygulanmasını destekledi. Ancak hükümetten yaz aylarında çıkan yangınlarla ilgili kapsamlı bir rapor hazırlanmasını istedi.

Parti, yangınların nedenleri, müdahale araçlarının hazırlık düzeyi, önleme ve erken uyarı sistemlerinin etkinliği, orman yolları ve su kaynakları ile gözetleme ve iletişim imkânlarının değerlendirilmesini talep etti.

Buna karşılık Sosyalist Güçler Cephesi, idam cezasının yeniden uygulanmasına karşı çıktı ve bu konudaki tutumlarının “değişmediğini” açıkladı. Parti, idam cezası konusunda geniş kapsamlı ulusal bir tartışma yürütülmesi çağrısında bulundu.

Kültür ve Demokrasi İçin Birlik Partisi milletvekili Muhammed Lebdusi de idam cezasının kapsamının genişletilmesine karşı çıkarak tartışmanın parlamentonun ötesine taşınmasını yasa tasarısına ilişkin hukuki güvenceler konusundaki eleştirilere ve siyasi partiler ile sivil toplumun da sürece dahil edilmesini istedi.

Adalet Bakanı: İdam cezası ancak af talebi reddedilirse uygulanacak

Adalet Bakanı Lutfi Bucu'ma, yasa tasarısına ilişkin hukuki güvenceler konusundaki eleştirilere yanıt verdi.

Bucu'ma, adil yargılanmayı güvence altına almak için “tüm hukuki güvencelerin ve mekanizmaların mevcut olduğunu” söyledi. Sanıkların avukat yardımından yararlanma, bilirkişi incelemesi ve soruşturma talep etme hakkına sahip olduğunu belirten bakan, karar ve emirlere karşı İtham Dairesi’ne başvurul kararların istinaf mahkemesine taşınabileceğini, ardından Yargıtay’da temyiz yoluna başvurulabileceğini belirabileceğini ifade etti.

Bakan, ilk derece Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararların istinaf mahkemesine taşınabileceğini, ardından Yargıtay’da temyiz yoluna başvurulabileceğini belirtti.

Bucu'ma ayrıca idam cezasının, Cumhurbaşkanı’na sunulan af talebinin reddedilmesinden önce infaz edilmeyeceğini vurguladı.

Bakan, yangınlarla ilgili soruşturmaların yargı makamlarının ulaştığı bulgulara göre yabancı tarafların da olaya karıştığını ortaya koyduğunu söyledi. Soruşturmaların sürdüğünü belirten Bucu'ma, yargının mevcut hukuki prosedürler doğrultusunda çalışmalarına devam edeceğini ifade etti.

Bakan, devletin insanların ve mülklerin korunmasını sağlamak için çalıştığını belirterek geçen yaz yaşanan ve çeşitli vilayetlerde can kayıpları ile maddi hasara yol açan yangınlara atıfla, “Geçen yaz yaşadıklarımız tekrarlanmayacak.” dedi.

Cezayir’de idam infazı 1993’ten beri uygulanmıyor

İdam cezası, Cezayir’in bağımsızlığını kazanmasından bu yana Ceza Kanunu’nda yer alıyor.

Ancak ülkede fiilî idam infazları 1993 yılında durduruldu. Bu karar, Cezayir’i etkisi altına alan ve uzun yıllar süren güvenlik krizinin ortasında alındı.

İnfazların durdurulmasına rağmen Cezayir mahkemeleri sonraki yıllarda idam cezaları vermeye devam etti.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir