Bu sözleri akla Türkiye'de Ezanı Türkçeleştiren, Kur'an'ı yasaklayan, hacca gitmeye yasak koyan, camileri ahıra çeviren, Kürtleri Türklerin hizmetçisi olarak gören ve başörtüsü yasağınının devamı için vargücüyle savaşan kimdi? sorusunu getirdi.
CHP'nin 32. olağan Kurultayı'nın ilk gününde Deniz Baykal, 'Türkiye İslamiyetin özgürce yaşanacağı bir ülke haline gelecek' vaadinde bulundu. Baykal, "Türkiye yeniden, hem demokrasiyi hem laikliği koruyarak, hem de dinin inançlarını sergileyen bir yola girmelidir. Türkiye İslamiyet'in en güzel şekilde yaşandığı ülke olacak. Camiler özgür olacak, ezanlar özgür olacak. Herkes özgürce Hacca gidecek. İnançlar özgürce yaşanacak... Türkiye laikliğin en güzel şekilde yaşandığı ülke olacak. Devlet laik kalacak. Türkiye bu konuyu laiklikten vazgeçerek çözemez" dedi.
Baykal, konuşmasının bir bölümünü ise Kürt sorununa ayırdı. Baykal daha önce sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı görüşmede Kurultay'da açılım yapacağını belirtmişti. Baykal, Kürt sorununa değindi ancak çözüm önerisi ortaya koymadı. Baykal, DTP'nin etnisite üzerinden, AK Parti'nin de din üzerinde siyaset yaptığını ileri sürdü. Baykal, demokrasilerde her şeyin alternatifi olduğunu hatırlatarak, ancak CHP'nin alternatifi olmadığını savundu.