Başsavcısından Guantanamo gerçeği

Başsavcısından Guantanamo gerçeği

Bin Ladin'in Yemenli şoförü için tanık sandalyesine geçen Davis'e göre, ağır siyasi baskılar yapılan, işkence altında alınan kanıtların kullanıldığı bu mahkemeler lekeli.

Bush yönetiminin Guantanamo'daki 'terörle savaş mahkemelerini' bizzat ekime kadar başsavcılık yapan Davis yaylım ateşine tuttu. Bin Ladin'in Yemenli şoförü için tanık sandalyesine geçen Davis'e göre, ağır siyasi baskılar yapılan, işkence altında alınan kanıtların kullanıldığı bu mahkemeler lekeli.

ABD'nin terör zanlılarını hiçbir yasal hak tanımadan esir tuttuğu Guantanamo'da son iki yıldır Amerikan yasaları ve Cenevre sözleşmelerine aykırı olarak oluşturduğu 'terörle savaş mahkemeleri'ne bu kez içerden eleştiri geldi. Pentagon'un terör vakalarındaki eski başsavcısı Albay Morris Davis, Bush yönetiminin 'askeri komisyon sistemi' adını verdiği mahkemeyi tanımayan esirlerden Kaide lideri Usame bin Ladin'in eski şoförü adına tanıklık yapmayı kabul etti. Davis, yargı sürecine siyasi baskı yapılması ve esirlerden kötü muamele uygulanarak 'kanıt' alınması sebebiyle bu mahkemelerin kıymeti harbiyesinin olmadığına işaret etti.

'Stratejik siyasi değeri var'

Geçen ekimde istifa eden ve bu kez tanık sandalyesine oturan eski askeri başsavcı, yemin altında çarpıcı itiraflarda bulundu. Davis, Bush yönetiminin askeri komisyon sisteminin işlediğini ele güne söyleyebilmesi için baskı altında davaları alelacele hazırladığını anlatırken şu bilgileri verdi: Savunma Bakan Yardımcısı Gordon R. England dahil üst düzey Pentagon yetkilileri önde gelen esirlerin bu yılki başkanlık seçiminden önce resmen suçlanmasının 'stratejik siyasi değeri' olduğunu açıkça ifade etti. Bakanlığın genel hukuk danışmanı William Haynes de bazı esirlerin aklanabileceği ihtimali üzerine öfkeye kapıldı. Haynes'in tepkisini "Beraat olmaz. Bu adamları yıllardır tutuyoruz, beraati nasıl açıklarız? Mahkumiyet olmak zorunda" diye aktaran Davis, kendisinin ise askeri komisyon sistemi ile davaların daha sağlam yasal temele oturmasına dek beklenmesi gerektiğine ve bazı esirlerin beraatinin sürece meşruiyet kazandıracağına inandığını anlattı.

Davis, askeri komisyon sisteminin danışmanlarından hava kuvvetleri generali Thomas W. Hartmann'ın Cenevre Sözleşmeleri'nin işkence kabul ettiği yöntemlerin kullanıldığı sorgularda elde edilen kanıtları kullanmaya uygunsuz biçimde istekli olduğunu belirtti. Bu yöntemlere, eğimli tahta üzerine ayakları yukarı gelerek sırtüstü yatırılıp elleri-ayakları bağlanarak yüzüne sürekli su dökülen esirde boğulma hissi yaratan 'waterboarding' (su tahtası) de dahil. Eski başsavcı, "İşkenceyle alındığını hissettiği bir kanıtı kullanmaya zorlanması savcıyı etik sıkıntıya sokar" dediğinde, Hartmann'dan "Adil bir oyun oynuyoruz. Bırakalım yargıç karar versin" yanıtını aldığını aktardı. Davis, savcılara zulüm ve kötü muamele uyguladığını da kaydettiği general için "Hangi kanıtların kullanılacağı ve hangi davaların açılacağına karar veren askeri komisyonlar ofisinin bağımsızlığını elinden alıp savcı rolüne soyundu" dedi.

Emekliliğe hazırlanan Davis, geçmişte defterini dürmekle görevlendirildiği Bin Ladin'in eski şoförü Salim Ahmed Hamdan için önceki gün tanık sandalyesine geçip "Yargılanmalı, suçluluğundan şüphem yok" dese de komisyonların kirliliğine dair ifade verdi.

Bush yönetiminin gelecek ay karşısına çıkarmayı planladığı ilk tam teşeküllü askeri komisyonu reddeden ve sivil mahkemede yargılanmayı talep eden Hamdan, Davis'in ifadesini dikkatle dinledi. Hukukçular, yasadışı olduğunu belirttikleri Guantanamo'daki askeri komisyonları, özellikle dedikoduları ve işkence altında alınmış ifadeleri kanıt kabul etmesi, sanık sandalyesine oturtulanların esir alındıklarına dair dava açmalarına izin verilmemesi ve ölüm cezası dışında komisyon üyelerinin çoğunluğuyla mahkumiyet kararı verilmesi açısından eleştiriyor. Davis'in ifadesi için Amerikan Sivil Haklar Birliği "Bunun baştan beri meşru yasal sistem değil siyasi süreç olduğunu ortaya koydu" dedi.

Hamdan'ın salona getirilirken sersemlemiş hali ve ilk oturumda zihinsel yetersizlik gösterdiği gözlemlenirken, avukatları bunu uzun süre tecrit hücresinde tutulması ve kötü muamele görmesine bağladı. Yine de Hamdan sonraki oturumda insan haklarının gasp edildiği, askerler bakmadan tuvaleti kullanmayı istediğini söyleyip "Buna katılmayı da burada yokken avukatların beni temsil etmesini de reddediyorum" diyerek salonu terk etme girişiminde bulundu. (Radikal)

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir