Hamza Türkmen / Haksöz Haber
18. Yüzyıldan buyana Avrupa’daki Türkoloji, Araboloji, Farsoloji, Kürdoloji çalışmalarıyla içimizden devşirilen yabancılaşmış marjinal kimlikler, süreç içinde İslamsız ulusalcı vesayet sistemlerinin zulmü karşısında, karşıtına benzeyerek güç kazanmaya başladı.
‘Ezilen milliyetçilik’ mazeretiyle üreten inhiraf, Türk sorunu karşısında Kürt sorununu belirginleştirdi ve 30 yıllık çatışma süreci yaşandı.
2003, 1 Mart Tezkeresi’nden sonra merhale merhale belirginleşmeye başlayan Türkiye’deki yerel ve küresel vesayetten kopma süreci, Türkiye halkına temel ihtiyaçların temini ve güvenlik açısından önemli kazanımlar sağladı. Çevre rahatladı, özgürlüklerin önü açıldı. İşkence kaldırıldı.
İslami aidiyetlere dönük saldırılar ve hak ihlalleri alt düzeye düştü.

