Bağdat'ta Ortak Cuma ve Direniş Hutbesi

Bağdat'ta Ortak Cuma ve Direniş Hutbesi

Irak'ın başkenti Bağdat'ta ortak cuma namazı kılan Sünnilerle direnişçi Şii lider Mukteda Sadr yanlıları, ABD-Irak güvenlik anlaşmasını protesto ettiler. Taslakta yer alan önemli noktalar neler? Irak hükümeti mandacılık anlaşmasını niçin geçirdi?

Başkentin Firdevs meydanında toplanan on binlerce gösterici, namazdan sonra düzenledikleri mitingde, "ABD'ye hayır", "Anlaşmaya hayır" sloganları attı. Hutbede Şeyh Abdülhadi El Muhammedavi, Sadr'ın mesajını okudu.  

Sadr, mesajında, anlaşmanın kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirterek, anlaşmanın güçlü ile zayıf arasında yapıldığını ifade etti.

Mesajda, "Bu anlaşma Irak için onursuzluktur. Anlaşmayı ne Sünni ne de Şii dini merciler kabul edebilir" ifadesi kullanıldı. 

Hizbullah da güvenlik anlaşmasına karşı

Hizbullah, yaptığı açıklamada, anlaşmanın, ABD'nin Irak işgalini meşrulaştıracağını ve Irak'ın egemenliğini ihlal ettiğini ileri ifade ederek, Irak Meclisi'nin anlaşmayı onaylamamasını istedi.

Irak hükümeti tarafından onaylanan anlaşmanın, yürürlüğe girmesi için meclis tarafından onaylanması gerekiyor.

Hizbullah'ı destekleyen İran da başta anlaşmaya karşı çıkmıştı. Ancak Irak hükümetinin anlaşmayı onaylamasından sonra İran, anlaşmaya muhalefetini yumuşattı.

Taslakta yer alan önemli noktalar:

ABD askerleri, 30 Haziran 2009'dan itibaren, tüm şehirlerden çıkacak. 31 Aralık 2011 tarihinde de ülkeyi tamamen terk edecek.

Eski taslakta ise 31 Aralık 2011 tarihinden sonra da eğitim ve diğer yardımlar için kalmaları konusunda Irak hükümetine gerekirse istekte bulunma yetkisi veriyordu.

Taslak, Irak hava sahasının kontrolünü Iraklılara geri veriyor. Ancak Irak hükümeti de ABD güçlerinden, gözetleme ve kontrol amaçlı görevler için destek talep edebilecek.

Taslakta Irak makamlarına, ABD'nin askeri ve sözleşmeli güvenlik mensuplarının ülkeye giriş-çıkışlarında kontrol yetkisi tanıyor.

Irak'ın seçimle iş başına gelmiş kurullarının ve demokratik sisteminin tehdit altında olması halinde, ABD'ye "gerekli önlemleri alma hakkı" tanınıyor.

Konuyla ilgili Zaman gazetesinde yayınlanan yorumu ilginize sunuyoruz:

Irak hükümeti mandacılık anlaşmasını niçin geçirdi?

Yasir Ez-Zeatire

Bazı görüşmelerden, bir kısmı önemli ve bir kısmı ayrıntılı bazı değişikliklerden sonra Nuri El Maliki başkanlığındaki Irak hükümeti, güvenlik anlaşmasını parlamentodan geçirilmek üzere kabul etti.

Şii yüksek mercii Sistani'nin kutlaması, çoğunluğa sahip Şii koalisyonu ve beraberinde anlaşmayı en fazla isteyen Kürt koalisyonunun onayının yanı sıra anlaşmaya onay versin veya vermesin kendisini kaybeden konumunda gören ancak Amerikalıları öfkelendirmemek için bu tutumu tercih eden Sünni Uzlaşma Cephesi'nin utanç verici onayı gölgesinde anlaşmanın parlamentodan geçmesi kesin görülüyor. Şii koalisyonunun Amerikalılarla koalisyonlarını kaybetme endişesi, başta ordu ve güvenlik organları üzerindeki kontrolleri olmak üzere işgalin gelişinden bu yana elde ettikleri kazanımları tehdit eden dramatik adımlar atması korkusu da bu etkenlerden.

Doğal olarak ortada anlaşmanın geçmesine yönelik İran muhalefetinin dozunda bir gerileme söz konusu. Görünen o ki Tahran, Sadrcıların muhalefetinde ve silahlı direnişle anlaşmayı tahrip etme işaretlerinde temsil edilen arka planda kalmakla birlikte bu anlaşmanın geçmesini tercih etti. Bu gelişme yaşanırken İran kendisiyle askerî değil diyalog tercihini yapılandıran Obama'nın gelişine ortamı hazırlamaya çalışıyor. Tabii Tahran, Şii güçleri anlaşmanın karşı kışkırtması durumunda yaralı kurt Bush tarafından kendisine karşı hesap edilmemiş bir maceraya girişilmesinden endişeleniyor. Bu durum ABD'nin fiili başkanı Bush olduğu ve iktidarı halefine teslim etmediği müddetçe uzak ihtimal olarak görülemez. Doğal olarak Şii güçlerin, kendi kazanımlarını maceraya atmak suretiyle anlaşmaya karşı gerginliği artırmaması yönünde Tahran'a dayatmada bulunmaları uzak ihtimal değil. Bu durum İran'ı anlaşmaya karşı çıkışını ilan etmekten geri durmaksızın bu tercihe yönlendirdi.

Kürtlerin ayrıntıları bilinemeyen pazarlıklarla Şii güçlere yönelik baskılarının, anlaşmanın geçmesine destek olduğu kesin ve iki grup arasında askıda duran birçok dosya, açık ve gizli pazarlıklar olduğu biliniyor. Özellikle de Şii koalisyonu tek bir adama bağlı değil ve Talabani ağırlığındaki siyasetçilerin birçok çelişkileriyle oynama genişliği var. Adı geçen çelişkiler son haftalarda ortaya çıkan bariz gelişmelerden biridir ve olaylar zincirine göre ilerleyen günlerde bu çelişkiler birikebilir. Zira Nuri El Maliki belediye seçimlerine girmek için kendi partisi ve birçok Şii partisini kapsayan bir koalisyon kurdu. Bu koalisyon içinde babası Abdülaziz El Hekim'in hastalığı gölgesinde Ammar El Hekim'in liderliğini yaptığı Şii İslam Devrimi Yüksek Konseyi bulunmuyor. Federasyon konusundaki son sert anlaşmazlık ve İslam Devrimi Yüksek Konseyi'nin merkezî hükümetin yetkilerinin genişletilmesi önerisini reddetmesi gölgesinde bunlar yaşanıyor. Bu ise bizlerin artmaya aday anlaşmazlıklar karşısında olduğu anlamına geliyor. Anlaşmaya karşı çıkan direniş güçlerinin ise önünde işgal güçlerine karşı direnişi tırmandırmaktan başka bir seçenek yoktur. Sadr'ın tehditlerinde samimi olması ve direniş gruplarıyla işbirliği yapması durumunda bu tutum daha iyi bir tercih haline gelecektir.

(Ürdün gazetesi Ed-Düstur, 18 Kasım 2008)

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir