Avrupa istihbaratı, son Ceuta krizinde “göçmenlerin harekete geçirilmesini” araştırıyor

Avrupa istihbaratı, son Ceuta krizinde “göçmenlerin harekete geçirilmesini” araştırıyor

Avrupa istihbarat kurumları, on binlerce Faslının işgal altındaki Ceuta’ya yönelmesine neden olan dijital organizasyonun arkasındaki aktörleri araştırıyor. Rusya bağlantısı şimdilik dışlanırken, mafya ağları ve bölgesel istihbaratların olası rolü üzerinde duruluyor.

Avrupa’daki çeşitli istihbarat kurumları, 30 Temmuz’da on binlerce Faslı gencin İspanya’nın işgali altındaki Ceuta’ya yönelmesinin arkasında belirli ağların bulunup bulunmadığını araştırıyor. Avrupa istihbaratının, olayın yeni bir tür siber savaş yöntemiyle bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde durduğu, ancak şu aşamada Rusya’nın herhangi bir rolü olduğu iddiasının büyük ölçüde dışlandığı belirtiliyor.

İspanyol makamları, gençlerin Ceuta’ya yönlendirilmesi ve göçe teşvik edilmesinin arkasında mafya ağlarının bulunabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Fas devletine yakın bazı medya kuruluşları ise olaydan Cezayir istihbaratını sorumlu tutuyor. Bazı İspanyol medya kuruluşları da Fas’ın olaydaki olası rolünü gündeme getiriyor. Bu yayınlarda, Mayıs 2021’de yaşanan toplu geçiş girişimi örnek gösteriliyor. Söz konusu olay, İspanya’nın o dönemde ABD Başkanı Donald Trump’ın Fas’ın Batı Sahra üzerindeki özerklik ve egemenlik tezini destekleyen tutumuna karşı çıkmasının ardından gerçekleşmişti.

İspanyol istihbaratı ise Fas’ı doğrudan suçlamış değil. Yalnızca Fas makamlarının yaşananlara karşı müsamahalı davrandığı yönündeki değerlendirmeler gündeme geldi.

Olayın önemini artıran iki temel unsur bulunuyor. Bunlardan ilki, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in yaklaşık 72 bin kişinin, çoğunluğu Faslı olmak üzere, Ceuta’ya geçiş girişimini İspanya’ya yönelik bir saldırı olarak değerlendirmesi. İkincisi ise ağır can kaybı. Habere göre boğularak hayatını kaybedenlerin sayısı 140’ı aşarken, kayıp kişilerin sayısının da onlarca olduğu tahmin ediliyor.

İspanyol La Razón gazetesi, Avrupa ülkelerinin, kimliği henüz belirlenemeyen ve mafya ağları ya da istihbarat bağlantılı olabileceği değerlendirilen aktörlerin on binlerce kişiyi Ceuta’ya yönelik toplu geçiş girişimine nasıl yönlendirdiğini araştırdığını yazdı. Soruşturma kapsamında TikTok ve Facebook’un sahibi Meta’dan da konuya ilişkin veriler talep edildi.

Avrupa istihbarat kurumları, olayı alışılmadık bir siber savaş yöntemi ihtimali nedeniyle yakından takip ediyor. Bu kez hedefin hastane sistemleri, kritik altyapılar veya seçim sistemleri gibi dijital yapılar olmadığı; dijital ortamın kullanılarak sınırda büyük çaplı bir insan hareketliliğinin tetiklenmesi ve kaos oluşturulmasının amaçlanmış olabileceği değerlendiriliyor.

Bazı istihbarat birimleri, benzer bir yöntemin Avrupa’nın farklı noktalarında eş zamanlı olarak uygulanması ihtimalini de sorguluyor. Buna göre göçmen hareketleri, Akdeniz’in güneyinden teknelerle veya Doğu Avrupa’daki sınır geçiş noktaları üzerinden koordineli biçimde gerçekleştirilebilir.

Avrupa Birliği, Rusya’yı geçmişte hastane sistemleri, seçim altyapıları ve havacılık gibi kritik sektörleri hedef alan siber saldırılarla suçlamıştı. Ancak İspanyol El País gazetesinin bu hafta salı günkü sayısında yer alan habere göre, Avrupa'da Rusya'nın Ceuta olayının arkasında bulunduğu ya da on binlerce Faslıyı bölgeye yönlendirdiği yönündeki ihtimal şimdilik dışlanıyor.

Gazeteye göre olayın nasıl gerçekleştiğini anlamanın anahtarı “Ceuta kapısı açık” ifadesinde yatıyor. Buradaki çağrının deniz yoluyla şehre ulaşmak yerine, doğrudan sınır çitinin sahille birleştiği noktaya yönelmeyi ve buradan Ceuta’ya geçmeyi hedeflediği belirtiliyor.

22-29 Temmuz tarihleri arasında yaklaşık 1.500 göçmenin deniz yoluyla Ceuta’ya girdiği, bu süreçte dokuz kişinin boğularak hayatını kaybettiği ve büyük çaplı geçiş girişiminin ise 30 Temmuz’da gerçekleştiği aktarılıyor.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir