Amerika’yla gerilim, tarihle yüzleşme

Amerika’yla gerilim, tarihle yüzleşme

Kenan Alpay, ABD'nin attığı son adımların Türkiye-ABD ilişkilerine olası yansımalarını tartışıyor.

Amerika ve Türkiye arasındaki makasın iyiden iyiye açıldığından da bu açı farkının örtülü gerilim ve çatışma alanlarının açık çatışma alanlarına dönüştüğünden de artık kimsenin şüphesi yok. Amerika Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in ABD Başkanı Joe Biden’ın Ermeni Soykırımı ithamını telaffuz etmesinin hiç de “sürpriz sayılmaması” gerektiğine ilişkin beyanlarının bağlamını Türkiye’nin savunma sisteminde ortaya koyduğu tercihlere oturtması dikkat çekicidir. Amerika ve NATO bir taraftan Türkiye’nin talep ettiği savunma sistemlerini Türkiye’ye satmamak için her türlü hile ve zorbalığı sergiliyor diğer taraftan da “Rusya’dan silah almaya devam ederseniz yeni yaptırımlar gelebilir” tarzında açıkça şantaj ve tehdit yoluna tutuyor.

Uzun yıllar boyunca “büyük felaket” şeklinde telaffuz edilen meselenin “1915 Ermeni Soykırımı” ithamına dönüştürülmesi elbette tarihsel perspektif açısından bir “aydınlanma”ya, ahlaki ve hukuki açıdan bir “hidayete eriş” sürecine tekabül etmiyordu. Rusya, Fransa, Almanya, İsviçre gibi devletlerin Türkiye’ye karşı konuşlandırdığı Ermeni soykırımı yasası bu dönemden itibaren Amerika tarafından da stratejik bir karşı konumlanıştan başkası değildir.

Yazının devamı

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir