Hülya Şekerci / Haksöz Haber
1 Kasım seçim sonuçları ülke dışında da her halükarda kutlanacaktı: Ya Tel Aviv’de ya da Gazze’de. Ya Sisi kutlayacaktı ya da Mursi . Çok şükür ki ezici zafer ümmetin mazlumları ve de direnişçileri tarafından gözyaşları içinde hamdü senalarla kutlandı.
Suriyeli muhacir kardeşlerimiz seçim sonuçlarını kaygı, heyecan, umut içinde beklemekteydiler. Milyonlarca insanın kaderi demekti bu. Belki de Avrupa’ya ölüm sandalları ile gitmek ile katil Esed’in varil bombalarının her daim patladığı ülkelerine geri dönmek arasında gidip geleceklerdi. Ölümlerden ölüm beğenmek bu olsa gerek. İdamlar ülkesi Mısır’da da halk seçim sonuçlarını beklemekteydi. Mursi, zindanda seçimin ümmet lehine sonuçlanması için el açmış Rabbine yakarmaktaydı.
Ve Filistin… İsrail’e ‘one minuit’ diyebilen tek liderin arkasında kenetlenmişti. Evet, dünya egemenlerinin karşısında yapacağı çok fazla bir şey yoktu hükümetin. Yine de dünyanın terörist dediği Hamas’a kol kanat geren bir liderin arkasında kenetlenmemek olmazdı. İsrail’e özür dileten bir lider, en azından müminlerin onurunu okşuyordu.

