1. YAZARLAR

  2. Ahmet Varol

  3. ABD Askeri PKK Militanını Eğitiyor
Ahmet Varol

Ahmet Varol

Yazarın Tüm Yazıları >

ABD Askeri PKK Militanını Eğitiyor

02 Haziran 2016 Perşembe 23:03A+A-

ABD işgal güçleri ve onlarla işbirliği içinde olan yerli işbirlikçiler son dönemde Irak’ta Felluce, Suriye’de de Rakka üzerinden oyun oynuyor. Görünüşte her ikisinde de IŞİD’e karşı savaş veriyorlar. 

IŞİD’in zaten satrancın araçlarından biri olduğunu bu örgütün ortaya çıktığı tarihten bu yana vurgulamaya çalışıyoruz. Fakat onu yeri geliyor ABD, yeri geliyor Rusya, yeri geliyor İran kullanıyor. Önemli olan yapılacak hamle gerekçesinin hazırlanmasıdır. IŞİD hamlenin şartlarını oluşturmak için ileri dendiğinde ileri geri dendiğinde geri gidiyor. Ama ne yazık ki bu ihanet çetesinin kulpuna takılarak kendilerini ve etkiledikleri gençleri imha edenler onun bölgede oynanan satrancın sadece bir aracı olduğunu henüz anlayabilmiş değiller. 

Bugünkü yazımızda yine IŞİD aracının kullanılması suretiyle Rakka üzerinden oynanan oyun üzerinde durmak istiyoruz. 

ABD işgal güçleri IŞİD’i bahane ederek bundan önce, PKK’nın Suriye kanadı olan PYD’nin askerî kanadı durumundaki YPG’ye silah veriyordu. Bu silahların önemli bir kısmının Türkiye tarafına geçirileceğini ve PKK militanlarının eline geçeceğini tahmin edememek için bölgede yaşanan olaylardan, gidişattan, kimlerin kimlerle irtibatlı olduğundan tamamen habersiz olmak gerekir. YPG’yi silahlandıran bir ülkenin bunu tahmin edememesi ise mümkün değildir. Zaten sonraki dönemlerde bu gerçek, her ne kadar siyasi ve stratejik gerekçelere binaen çok fazla tartışma konusu yapılmadıysa da çok bariz bir şekilde görüldü, belgelendi. 

Aslında ABD, YPG’yi silahlandırma işlemini sanıldığı gibi sadece doğrudan militanlarının eline silah vermek veya havadan silah paketlerini atmak suretiyle yapmadı. Bazılarına biraz uçuk bir iddia ve komplo teorisi gibi gelebilir ama şunu kesin bir dille söylüyorum ki silahların önemli bir kısmı bu örgüte IŞİD vasıtasıyla ulaştırıldı. 

Bu iddianın anlaşılabilmesi için Nuri El-Maliki’nin askerlerinin Musul ve çevresini IŞİD’e teslim etmeleri aşamasında başvurulan taktik ve oynanan oyunun iyi anlaşılması gerekir. Bu olayda Maliki’nin askerleri üstlerindeki askerî elbiselere varıncaya kadar bütün askerî araç ve malzemelerini terk ederek, hiçbir direniş göstermeden kaçmışlardı. Çünkü Maliki’ye bu silahlar ve askerî malzemeler kendisinin kullanması için değil sinsi bir oyunla IŞİD’e teslim etmesi üzere verilmişti ve o da üzerine düşen görevi yerine getirdi.  

IŞİD’e bu silahların tümü kendisi için verilmedi. Bazılarını oynanan oyunda icra ettiği fonksiyonun, yerine getirdiği görevin bir karşılığı olarak kendisi kullanacaktı. Ama bir kısmını da PKK’nın Suriye kanadı durumundaki PYD’ye verecekti. PYD de teslim alacağı silahların bazılarını kendi askerî kanadına bir kısmını da baba örgüt durumundaki PKK’nın militanlarına teslim edecekti. 

IŞİD’in de silahları teslim edebilmek için aynen satrancın taşlarında olduğu gibi iki kare öne atlaması gerekecekti. Onun öne atlaması başkalarının da onu önden ve arkadan kuşatmak amacıyla bir atak yapmalarına fırsat verecek, gerekçe oluşturacaktı. Kıskaca alındığını gören IŞİD’in bu kez kaçması gerekecekti. Ama kaçarken yanındaki silahların tümünü beraberinde götürmesine imkân yoktu ve bunlar YPG’nin militanlarına kaldı. Onlar da bu silahların bir kısmını kendileri kullanırken bir kısmını da Türkiye’deki kanatlarının militanlarına göndereceklerdi. Üstelik oyun böyle oynanırken, ABD’nin IŞİD’i, IŞİD’in PYD’yi onun da PKK’yı silahlandırdığından haberi bile olmayacaktı. Olsa bile bu işlerin kontrol dışında gerçekleştiğine, planlı bir şekilde yapılmadığına inanmak zorunda olacaklardı. 

ABD, bu yolla söz konusu terör örgütlerinin hepsini silahlandırmakla yetinmedi. Birinin güya diğeriyle yani YPG’nin IŞİD’le savaşıyor olmasını bahane ederek, militanlarına destek için askerlerini gönderdi. Çünkü YPG, IŞİD karşısında sıkışmıştı ve ona destek vermek gerekiyordu. Bu şekilde ABD askerinin destek vermesi durumunda IŞİD militanları da iyice kıskaca alınmalarını gerekçe göstererek kaçmak için bahane bulmuş oluyorlardı. Asıl amaç ise teröristlere askeri eğitim vermekti. Türkiye’den PYD’ye destek vermek amacıyla gönderilen PKK militanları da bu yolla Suriye’nin kontrol altına alınan bölgesinde askerî eğitim alma imkânı elde etmiş oluyorlardı. 

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT