1. YAZARLAR

  2. HAKAN TAŞKIN

  3. Günlerce Süren Bir Kıyamın Tek Gecelik Günlüğü
HAKAN TAŞKIN

HAKAN TAŞKIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Günlerce Süren Bir Kıyamın Tek Gecelik Günlüğü

A+A-

Bugün 20 Temmuz Çarşamba. Öyle rahat yazdığımı düşünmeyin sakın. Önceden kazılmış bir mezarın başındayım. Tankları, topları, tüfekleri saf saf dizilmiş bir alçaklık; rütbelerini cübbelerinin altına gizleyerek imam edinmiş bir ihanet ve çelik zırhlı tabuta kilitli bir "gelecek" kokusu sinmiş havaya.

Bu yazdığım bir senaristin palavrası değil; dört gün içinde gövdesini paletlere karşı bir barikatlar olarak kullanan, kendi iman zırhını kurşunlara siper eden bir kıyamın günlüğüdür. Özgürlüğüne aşık olmuş bir halkın destanlaşacak öyküsüdür.

17 TEMMUZ PAZAR

Kıyamın 3. günü. Meydanların sloganları ve camilerin selaları kulağımızda yankılanırken İzmir/Narlıdere Kutlu Yalvaç Camii'de sela okuyan bir müezzinin, direnişin sıcağında kavrulan ve kavruldukça beyinleri su toplayan bir grup tarafından tartaklandığını öğreniyoruz. Eşiğimize kadar yanaşmış bir yılanın püskürttüğü zehrine aldırış etmeden ezanlarını okuyan müezzinlerimiz bu olay üzerine daha gür ve direnişimize panzehir gibi etki eden bir sesle okumaya başlıyor ezanlarını. Caddelerdeki korna sesleri tamamen kesiliyor ezan okununca. Sonrasında atılan tekbirler imanımızı tazeleyen birer damla gibi akıyor başımızdan aşağı.

Saat 15.00 oluyor. Acıktığım için hemen meydanın yanındaki börekçiye gidiyorum. Böreğimi yerken 70'li yaşlarda bir amca giriyor içeri. Saçı,sakalı ve yüzündeki kırışıklıklar birden fazla darbe gördüğünü haykırıyor adeta. Ben böreğimi yiyorum amca ise elini tezgaha yaslayıp pür dikkat bakıyor televizyona. Bütün kanallarda darbe girişimine ait haberler dönüp duruyor ardı sıra. Amcaya bakıyorum, öyle bir hamd okuyor ki gözleri, sakallarının akına gizlenmiş geçmişin acıları belirir gibi oluyor. Sonra dönüp meydana bakıyor. Hızlı adımlarla bir gelecek miras bırakmaya gidiyor torunlarına. Akşam oluyor. Meydanda kabe imamının "Allah'ım sen Türkiye'ye yardım et" duası dinlendiriliyor. Ve bu, yeryüzünün damarlarına akıp akıp yeni şehadet aşıkları filizlendiriyor meydanlarda.

*Güne düşülecek bir not: Demokrasi için değil, halkının özgürlüğü, şerefi, namusu için dolan meydanlara selam olsun!

16 TEMMUZ CUMARTESİ

Bir İŞİD saldırısından yeni çıkmış Türkiye cumartesiye dayanmış akşam vakti yeni bir saldırıyla karşı karşıya denilerek Boğaziçi Köprüsü kapatılıyor. Fakat bir tuhaflık olduğu aşikar. Ardından bütün kanallarda "darbe girişimi" başlıklı haberler yayılıyor. Köprüde bekleyen askerleri gördüklerinde  "Allah sizi başımızdan eksik etmesin" diye dua eden halk ne olduğunu anlayınca köprüye hücum ediyor. Eş zamanlı olarak Ankara’da da başlatılan darbe girişimi çok geçmeden yurt genelinde duyuluyor.  İnsanlar akın akın meydanlara koşarken bir diriliş meşalesi alevleniyor ön sıralarda. Öyle bir meşale ki Türkiye'nin bir ucunda yanarken diğer ucunda karanlığı aydınlatıyor. Çıplak ellerin baruta karşı zaferi yazılacak belki manşetlere. Dizlerine çöken bir mücahitin elinden bir başka mücahit kapıyor meşaleyi. Böyle böyle bir tankın namlusundan başlıyor yanmaya ihanet. Alçaklık Uhud'un kanında boğuluyor. Karanlık alnından Halis'in güneşiyle vuruluyor. Vurulsa da mazlum ağabeylerim, kardeşlerim biliyorum ki haberi var Hâk'kın.

*Güne düşülecek bir not; Biz şahidiz sen de şahid ol Ya Rab!

15 TEMMUZ CUMA

Bugün 15 Temmuz Cuma. Öyle rahat yazdığımı düşünmeyin sakın. Önceden kazılmış bir mezarın başındayım. Tankları,topları, tüfekleri saf saf dizilmiş bir alçaklığı ; rütbelerini cübbelerinin altına gizleyerek imam edinmiş bir ihaneti;çelik zırhlı tabutu imanı ile delen bir gelecek, işte tam da bu çukura gömüyor. Allah u Ekber, Allah u Ekber, Allah u Ekber...

*Güne düşülecek bir not; Müslümanlıkla yoğrulmuş bu yurdu müslümansız bırakma Allah'ım..

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum