Konferans, İbrahim Ethem Şekerli'nin Kur'an tilaveti ve mealini okumasıyla başladı.
Ahlâk konusunda İslam ile batı kültürünün temelde ayrıştıklarını belirterek konuyu aktarmaya başlayan Ramazan Kayan, "Bu konuda bizim referansımız yüce Allah'tır, O'nun vahyidir. Oysa global etik, ölçü olarak aklı almıştır. Dolayısıyla 'yeter ki ahlâk olsun' demek yetmiyor. Mutlaka Kur'ani ahlâkın, Nebevi ahlâkın mücadelesini vermek gerekiyor" dedi.
Yüce Allah'ın Hz. Peygamber'i Kalem Sûresi 4. ayette "yüce bir ahlâk sahibi" olmakla vasfettiğini ve Ahzab Sûresi 21. ayette de bizler için güzel bir örnek olarak takdim ettiğini hatırlatan Kayan, "Cahiliye dönemi Mekkesi'nde O'ndan daha çok bilgili, O'ndan daha varlıklı, O'ndan daha çok arkası bulunan kişiler vardı. O şartlarda Hz. Muhammed'in Rabbani seçilme mazhar olmasının sebebi, Kur'an'da buyrulduğu üzere yüce ahlâk sahibi olmasıdır" diye konuştu.
Hz. Peygamber'den rivayete dilen "Ben yüce ahlâkı tamamlamak için gönderildim" hadis-i şerifine işaret eden Ramazan Kayan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Görüldüğü üzere Hz. Peygamber'in seçiliş sebebi ahlâk, gönderiliş gayesi ahlâk. Bugünün Müslümanları olarak bizler, bu gerçeği göz önünde bulundurarak yeniden Kur'ani ahlâkı yeniden keşfetmeliyiz. Topluma bir şey vermek istiyorsak, öncelikle ahlâkımızla fark atmamız lazım. Şayet Kur'ani ahlâkı hayatımızda belirgin kılarsak, o zaman rahat olun. Kimse bizim mesajımızı engelleyemez. Ne sistem, ne emperyalizm, ne siyonizm, ne şeytan, ne nefis, ne şu, ne bu. O takdirde İslam'ın önüne kimse geçemez."
Konuşmasının devamında Hz. Peygamber'in hayatından örnekler veren Kayan, "Hz. Peygamber'in ilk başta ne ekonomik gücü, ne insan gücü, ne askeri gücü vardı. Sadece iman ve ahlâk gücüyle daveti başarıya taşımayı bildi. O'nun ahlâkı söz konusu olduğunda düşmanları bile şapka çıkarıyordu. O'na cinlenmiş dediler, fitnelenmiş dediler, sihirbaz dediler fakat asla yalancı, dolandırıcı, güvenilmez kimse demediler, diyemediler. Bizler de bugün, tıpkı Hz. Peygamber'in başardığı gibi ahlâki gücümüzle zalimleri dize getirebiliriz" şeklinde konuştu.
Ramazan Kayan, şimdilerde Kur'an ahlâkı yerine önce piyasa ahlâkının, ardından da "piyasa kuralları"nın hakim olduğunu kaydederek, Müslümanlar olarak ahlâksız bir ticarete, ahlâksız bir siyasete, ahlâkın kurucu unsur olmadığı bir hayat anlayışına hayır diyerek işe başlamamız gerektiğini vurguladı.


