Gerçeker: Anayasa'ya aykırı
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Anayasa değişiklik taslağı konusunda, ''Yargı ile ilgili olan düzenlemeler Anayasa'ya aykırı düzenlemelerdir'' dedi.
Gerçeker, Yargıtay'da düzenlediği basın toplantısında, demokratik ülkelerde yargı bağımsızlığının her zaman en üst seviyede tutulduğunu kaydetti.Bund
an önceki konuşmalarında da belirttiği gibi düzenlemelerin mutlaka yargı bağımsızlığını güçlendirici, kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun düzenlemeler olmasını istediklerini anlatan Gerçeker, şöyle devam etti:
''Ama bugün taslak metine baktığımızda, değiştirilmek istenen Anayasa maddelerine baktığımızda bizim bu isteğimizin aksine yargı bağımsızlığını daha da geri götüren, kuvvetler ayrılığı ilkesine tamamen aykırı olan bir takım düzenlemeler yapıldığını görüyoruz. Şunu çok açıklıkla belirtmek istiyorum, yargı ile ilgili olan düzenlemeler Anayasa'ya aykırı düzenlemelerdir. Anayasa'nın başlangıç kısmında kuvvetler ayrılığı ilkesinin benimsendiği belirtilmiştir ve bu kuvvetler ayrılığı ilkesi Anayasa'nın değiştirilemeyecek maddeleri içinde yer almaktadır.''
YARSAV'dan gerilim dolu açıklama
YARSAV anayasa değişikliği taslağı hakkında oldukça sert ifadeler kullandı. Bildiri gibi açıklamanın içinde "bomba" kelimesi bile kullanıldı.
YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan, anayasa değişikliği taslağına ilişkin olarak, ''YARSAV olarak basın aracılığı ile öğrendiğimiz bu metin, bağımlı yargının en iyi ifade ediliş tarzıdır'' dedi.
Tarhan, YARSAV'da düzenlediği basın toplantısında, anayasa paketinin, siyasal iktidar tarafından muhalefet partilerine götürülmesi ile sözde yeni bir sürecin başlamış görüldüğünü ifade etti.
''Paketin hazırlanış sürecindeki daha önce dile getirdiğimiz sakatlık ve anayasa ihlali savımız, kesinlikle ortadan kalkmamıştır'' diyen Tarhan, Anayasa'nın 175. maddesine göre anayasa değişikliklerinin TBMM tarafından yapılması gerektiğini hatırlattı.
Şu anki anayasa değişikliği çalışmasının, yürütme organınca yapıldığını ve taslağın tek parti tarafından ortaya çıkarıldığını ifade eden Tarhan, bunun anayasaya ve kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğunu savundu.
Tarhan, ''Siyasal iktidarın yargıda karşılaştığı her engeli anayasa değiştirerek aşmaya kalkışması tepkisel bir yargıyı ele geçirme girişimidir'' dedi. Söz konusu metnin, kurumların görüşü alınmadan, katılım sağlanmadan hazırlandığını ileri süren Tarhan, ''Katılım sağlanmadan hazır bir metin üzerinden görüş istenmesi sadece bir dayatmadır. Darbe anayasasının aynı darbeci anlayışla değiştirilmeye çalışılmasıdır. Demokrasinin çoğulculuk değil çoğunluk esasına dayanması üzerine kurulu her anayasa değişikliği, toplumda güvensizlik ve kuşku yaratır. Oysa pakette hedefe konulan bağımsız yargı, kuşku kaldırmaz'' görüşünü dile getirdi.
Birbirinden tamamen bağımsız maddelerin birlikte oylanmasının da halkın kandırılması ve tuzağa düşürülmesi olduğunu iddia eden Tarhan, referandum süreci kısaltılarak toplumun aydınlatılmasının da engellendiğini savundu.
Anayasanın geçici 15. maddesindeki değişikliğin hukuksal sonuç doğurmayan diğer değişiklikleri kamufle etmek için kullanılan sanal bir düzenleme olduğunu ifade eden Tarhan, ''Yüksek Kurul ve dolayısıyla yargı, 12 Eylül sömürüsü ile hukuksal sonuç doğurmayan bir madde ile yeni bir darbeye maruz kalmaktadır. YARSAV, üniformalı ya da üniformasız tüm darbelere karşıdır. 12 Eylül Anayasası'nın getirdiği Yüksek Kurul'un kendi başkanını seçme hakkını dahi ortadan kaldırmaktadır'' dedi.
Yakın geçmişte Yüksek Kurulun başkanının, hükümet sözcüsü olduğu, HSYK'nın suç duyurusunda bulunduğu müsteşarın kurul başkanı olduğu süreçler yaşandığını ifade eden Tarhan, şimdi yapılanın aynı bakan ve müsteşarın daha güçlü bir biçimde konumlandırılması ve sivil meslek örgütlerinin tamamen devre dışı bırakılması olduğunu öne sürdü. Tarhan, Yargıç ve Cumhuriyet savcılarının kurul ve adalet teftiş sistemi ile iki kademeli bir teftişe tabi kılındığını ve yürütme kıskacı altına alındığını savundu.
Düzenlemeler ile AB istişare raporlarında ısrarla belirtilmesine karşın Adalet Bakanı ve müsteşarının yargıyı kilitlemesinin süreceğini iddia eden Tarhan, şöyle konuştu: ''Bu metin, yürütmenin kendine tabi ve zinciri elinde bir yargı yaratma hırsının dışa vurumudur. Yargıya bir hiza bombasıdır. Anayasa'nın yargı bölümünde hukuk ve hukukçu en aza indirgenerek hava seyrüseferinde hiç ilgisi olmayan kişileri görevlendirip uçağın düşmesine yol açmaktır. Bu toplumun, temeli sakat bir binada oturmaya zorlanmasıdır. YARSAV olarak basın aracılığı ile öğrendiğimiz bu metin, içerik ve hazırlanış yöntemi itibarıyla anayasa ihlal ettiği için bizatihi anayasanın tebdil, tagyir ve ilga girişimi olup ıslahı mümkün değildir. Bu metin, bağımlı yargının en iyi ifade ediliş tarzıdır.''
Kadir Özbek: Dalga geçiyorlar
HSYK Başkanvekili Kadir Özbek: ''Kusura bakmayın, yüksek yargı ile dalga geçiyorlar''
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanvekili Kadir Özbek, Anayasa Değişiklik Taslağıyla ilgili olarak, ''Elimizdeki metin yargının sorunlarına yanıt verecek nitelikte bir metin değil'' dedi.
Özbek, HSYK'dan çıkışında gazetecilerin Anayasa Değişiklik Taslağına ilişkin soruları üzerine, metnin yargının sorunlarına yanıt verecek nitelikte olmadığını savunarak, ''Yargının sorunlarına yanıt vermekten uzak, yargı içinde büyük sorunlar yaratacak ve öyle sanıyorum ki yargıdan kamuoyunun milletin beklediği çözümlere çok uzak olan bir metindir'' dedi.
Özbek, bir soru üzerine, ''Kusura bakmayın, yüksek yargı ile dalga geçiyorlar'' diye konuştu.
Ergin: Sonuna kadar zorlayacağız
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, anayasa değişikliği konusunda uzlaşmayı sonuna kadar zorlayacaklarını söyledi.
Ergin, AK Parti Genel Merkezi'ne gelişinde basın mensuplarının anayasa değişikliği konusunda partilerle yaptıkları görüşmeler hakkındaki sorusunu cevapladı. Hoş bir zemin bulunduğunu belirten Ergin, "Hoş bir zemin var, karşılıklı fikir alışverişinde bulunuyoruz. Görüşüyoruz. İçerik değerlendirmesini şimdi yapmayacağım." dedi.
CHP ve MHP'nin tavrının çok sıcak olmadığı hatırlatılarak 'nasıl bir zemin var' sorusuna ise Ergin, "Uzlaşıyı sonuna kadar zorlayacağız." diye cevap verdi.