HUKUKÇULAR: 2 YILA KADAR HAPİS CEZASI VAR
Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi'nin Beykoz Çavuşbaşı'ndaki evine hırsız gibi duvardan atlayarak girmeye çalışırken yakalanan Aydın Doğan'ın tetikçi muhabirlerinin suç işlediklerini kaydeden hukukçular, "Bu, açıkça haneye tecavüzdür. Ev basarak gazetecilik yapılmaz. Yapılanlar, Türk Ceza Kanunu'nun 116. maddesine göre 'Konut dokunulmazlığının ihlali' suçuna girer ve 6 aydan 2 yıla kadar cezası var" dediler.
Adalet-Der Genel Başkanı Avukat Emre Yurtalan, muhabirlerin amacının provokasyon olduğunun açık olduğunu dile getirerek, "Ortada zorla meskene girme girişimi var. Mesken sahibinin bunu fiili olarak engellemesi, yasalara göre suç değildir. İnsanların, konutlarını koruma hakkı vardır. Haneye tecavüz girişiminde bulunan muhabirlerin provokasyon çabası içinde oldukları da anlaşılıyor. Kapı çalmak ve izin almak dururken tel örgü ve duvarları aşma çabaları bunun göstergesidir. Ülkedeki birlik ve beraberliği baltalamaya çalışan, bunun adını da gazetecilik koyanların amacı kargaşa çıkarmaktır. Bu kişiler hakkında gerekli işlemler yapılmalıdır" dedi.
"6 AYDAN 2 YILA KADAR HAPİS CEZASI VAR"
İLKAV'ın avukatlarından Hüseyin Yılmaz da Vatan gazetesi muhabirlerinin, eve duvardan atlayarak içeriye girmesinin açık bir insan hakları ihlali olduğunu belirterek, "Yapılanların, Türk Ceza Kanunu'nun 116. maddesine göre 'Konut dokunulmazlığının ihlali' suçuna girer ve 6 aydan 2 yıla kadar cezası var" dedi. Son zamanlarda Doğan Grubu'nun dindar kesime karşı yayınlarını artırdığına dikkat çeken Yılmaz, "Bunlar din düşmanlığı yapıyorlar. 28 Şubat süreci öncesinde yaptıkları gibi bugün de soygunlarını ve hortumlarını kesen iktidara karşı darbe zeminini oluşturmak için malzeme çıkarmaya çalışıyorlar. Bu yüzden bu tür çabalara giriyorlar" diye konuştu.
"VATAN, PROVOKASYON PEŞİNDE"
Özgür-Der Genel Başkanı Hülya Şekerci: "Bu olay, yalan habercilikte hiçbir sınır tanımayan kartel medyasının mahrem ve özel mülkiyet sınırı tanımadığının da yeni bir örneğidir. Vatan gazetesinin muhabirinin yaptığı habercilik değil; adeta hırsızlık yöntemlerini de mezceden bir ajanlıktır. Kendi medya patronunun villasını da bu yöntemlerle fotoğraflayabilir mi acaba? Vatan gazetesinin mahrem ihlalini hiçe sayarak manşetten olayı 'Linç girişimi..' şeklinde dramatize etmesi ise kartel medyasının ölçüsünü ortaya koyuyor. Anlaşılan o ki; darbe günlüklerinde geçtiği şekliyle medya 'görevi'ni yapmaya devam ediyor! Ne de olsa Ergenekon'a hizmet adına yeni provokasyonlar devşirmek için daha çok çalışmaları gerekiyor!"
"GAZETECİLİK ADI ALTINDA HANEYE TECAVÜZ"
Özgür Hukuk Platformu Sözcüsü Avukat Yaşar Gürkan, "Basın sıfatını kullanarak, hukuka aykırı eylem yapmak hoş görülemez. Basın mensubu olmanın gerektirdiği sorumluluklar var. Hiçbir meslek ne olursa olsun, kişi hak ve hürriyetlerine tecavüz edemez. Burada kişilik hakları, şeref, haysiyet ve onur vardır. Özel mülkiyete ancak kanun emriyle girilebilir. Gazetecilik namı altında yapılamaz. Basın etiğine aykırıdır" dedi. Konuyla ilgili olarak Basın Birlikleri ve Basın Konseyi Başkanlığı'nın çifte standartlı davrandığını belirten Gürkan, "Başka bir gazete böyle bir olay yapsaydı ortalığı birbirine katarlardı. Söz konusu dindar kesim olunca, sus pus oluyorlar, hatta örtbas etmeye çalışıyorlar. Bu gazeteciler, suçüstü yakalanmıştır, sorgulanmaları gerekirdi" diye konuştu.
"GAZETECİLER ÖLDÜRÜLSE, LİNÇ EDİLSE NE OLACAK?"
Vatan gazetesi muhabirlerinin yaptıklarının haber alma özgürlüğünü aşan bir durum olduğunu belirten Avukat Gülşen Battal, sahte bir laiklik ve türban tartışmalarıyla toplumun gerilmeye çalışıldığını belirterek, "Bir basın mensubunun, bir evin duvarından atlayarak haber yapmaya çalışması, ancak paparaziler ve eğlence merkezlerinde görülebilicek bir durumdur. Vatan muhabirlerinin yaptıklarının suç olduğunu bilmemeleri mümkün değil. Evi basılan insanlar, bunları linç etse, öldürse ne olacaktı? Amaçları bu muydu acaba?" diye konuştu.
KARTEL YALANDA SINIR TANIMAZ
Aydın Doğan'a ait olan ve yalan haberde sınır tanımayan Hürriyet gazetesi, kısa bir süre önce Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi'nin oturduğu villanın değerinin 1.7 milyon YTL olduğunu öne sürmüş, ardından yapılan incelemeler ve bölgede faaliyet gösteren emlakçılar, konutun değerinin 250 bin YTL olduğunu açıklamışlardı.
GÖZALTINA ALINANLAR SERBEST BIRAKILDI
Vatan gazetesi çalışanlarının darp edilmelerine ilişkin gözaltına alınan 8 kişi, ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu üzerine soruşturma başlatan Savcı Ömer Faruk Çerçi, olaya karışan kişilerin tespit edilerek ifadelerinin alınması için jandarmaya talimat verdi. Bunun üzerine gözaltına alınarak Çavuşbaşı Jandarma Karakolu'nda ifadelerine başvurulan 8 kişi, Savcı Çerçi'nin talimatı doğrultusunda serbest bırakıldı. (Vakit)