Ulusalcılar şokta!

Ulusalcılar şokta!

Ergenekon Soruşturması kapsamında, İlhan Selçuk, Doğu Perinçek, Kemal Alemdaroğlu'nun gözaltına alınmasına ulusalcılar feryat etti.

Selçuk'un Avukatından İlk Açıklama   

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı ve İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk'un avukatı Fikret İlkiz, 24 saat boyunca Selçuk ile görüşmesinin mümkün olmadığını ifade ederken, "Bunu bir soruşturma kabul etmemizde fayda vardır. Biraz sakin olmakta fayda vardır" dedi.  İkiz, Selçuk'un Terörle Mücadele ve Özel Soruşturma Yöntemleri ve Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu çerçevesinde gözaltına alındığını ifade ederek, bu nedenle 24 saat boyunca görüşemeyeceğini, buna karşın sorgusunun 48 saat içerisinde bitirilmesi gerektiğini söyledi. İkiz, "Gözaltındayken de görüşme olanağımız var. Ama bu soruşturmada 24 saat sonra talebimiz söz konusu olacak. Bizi talep ettiği ya da biz katıldığımız zaman soruşturma ve ifade de yanında yer alabiliyoruz." dedi.

Oktay Ekşi "Şoke" Olmuş!

Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, devam eden bir soruşturma hakkında yorum yapmanın doğru olmayacağını söyleyen Ekşi, "Böyle bir oluşumla ilgili olduklarını düşünmüyorum. Sadece şoke olduğumu söylemek istiyorum" dedi. Özellikle İlhan Selçuk'un gözaltına alınma şeklini de eleştiren Ekşi, "Birileri sanki bundan haz duyarmış gibi. Bakarsınız eli kanlı birine gayet iyi davranırlar. Bizim tarihimiz bu tür uygulamalarla dolu. Ayıptır, yapana da ayıptır, yaptırana da ayıptır. Bu tür işlemlerden polisin kazancı yoktur. Devlet yıpranır" dedi.

Nur Serter "Son Derece Üzgün ve Şaşkın"mış!

CHP İstanbul Milletvekili ve Alemdaroğlu'nun yasakçılıktaki en yakın dostu Nur Serter, yaptığı açıklamada, gözaltıların "bir intikam planı" olduğunu öne sürdü. Serter, Alemdaroğlu ile uzun süre birlikte çalıştığını hatırlatarak şunları söyledi: "Son derece üzgün, son derece şaşkınım. Türkiye'de vatanını seven, laik cumhuriyeti seven, bu değerler için mücadele veren insanlar gözaltına alınıyorsa Türkiye'de herkes tehlike altındadır. Kemal Alemdaroğlu, laik cumhuriyeti ve Atatürk ilkeleri için mücadele vermiştir. Hiçbir gizli örgütle bağlantısı yoktur. Gözaltına alınan isimlerin Ergenekon gibi ne olduğu bilinmeyen, iddianamesi dahi ortada olmayan örgütsel bir yapıyla bağlantı kurulması son derece şaşırtıcı. Herkese basiret diliyorum. Bu bir intikam planıdır. Yargı en doğru kararı verecektir."

Gece Yarısı Operasyonlarının Ne Kadar "Hukuki" Olduğu ÇGD'nin Aklına Yeni Geldi!

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay, gözaltına alınan gazetecilerin, bugünkü iktidara ve bu iktidarın uygulamalarına karşı olan kişiler olduğunu belirterek, "Bu durum ise muhalif yazarlara, yayıncılara, muhalif basına karşı bir sindirme ve korku salma eylemidir" dedi. Abakay, uygulamanın darbe dönemlerini hatırlattığını söyledi.

ÇGD Genel Başkanı Abakay yaptığı yazılı açıklamada, AKP'nin demokrasiyi, insan haklarını, Avrupa Birliği kriterlerini hiç ağzından düşürmediğini ifade ederek, "AKP iktidarında bu sabaha karşı evler, basın yayın organları basılıyor. 12 Mart ve 12 Eylül Darbe dönemlerindeki uygulamaları hatırlatan gözaltına almalar yaşanıyor." dedi.

Söz konusu isimlerin "ergenekon" adı verilen operasyon çerçevesinde gözaltına alındığına işaret eden Abakay, "Savcılığın gerekli gördüğü konularda ve davalarda ihtiyaç duyduğu kişilerin ifadesine, bilgisine başvurma hakkı kuşkusuz vardır. Ancak bunun darbe dönemlerinde yaşanan gece yarısı ya da sabaha karşı operasyonları ile yapılmasının artık gerilerde kaldığını sanıyorduk!" açıklamasında bulundu ve "Bu durum muhalif yazarlara, yayıncılara, muhalif basına karşı bir sindirme ve korku salma eylemidir. Gazeteci arkadaşlarımıza yönelik bu ilkel uygulamaları şiddetle kınıyoruz. Meslektaşlarımızın en kısa sürede serbest bırakılmalarını beklemekteyiz." dedi.

Ergenekon Kapsamında Arama Yapıldı

İşçi Partisi (İP) Genel Başkan Yardımcısı Erkan Önsel, partinin İstanbul İl Başkanlığı ile Ulusal Kanal'a gelen polislerin, mahkemeden çıkartılan karar ile "Ergenekon Soruşturması" kapsamında arama yapılacağını söylediklerini bildirdi. Önsel, partisinin il başkanlığı önünde yaptığı açıklamada, polisin, partilerinin yanı sıra, aynı binadaki Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisinde de arama yaptığını belirterek, bu işlemin halen sürdüğünü söyledi.

Polisin arama sırasında içerdeki tüm belgeleri kaydettiğini ifade eden Önsel, "İP ve Ulusal Kanal'da arama yapmaya gelen polisler, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinden çıkartılan bir karar ile 'Ergenekon Soruşturması' kapsamında arama yapılacağını söyledi" dedi.

Ulusal Kanal Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Büyükdağlı da, kanallarının, "bir saldırı ve yayınını sürdürememe gibi bir durumla karşı karşıya kaldığını" öne sürdü. "Binadaki aramalarda bilgisayarların hard disklerinin sökülmeye çalışıldığını" kaydeden Büyükdağlı, "bugün baskıya verilecek Aydınlık Dergisinin de basılamama ihtimali olduğunu" söyledi. Büyükdağlı konuşmasına şöyle devam etti: "Bilgisayarlarımıza el konuldu. Ulusal Kanal'ın yayın yapması engellenmeye çalışılıyor. Biz bu operasyonun durdurulması için gerekli başvurularımızı yaptık. Aydınlık Dergisi bu gece baskıya girecekti. Bu durumda nasıl olur bilemiyoruz. Bu operasyonun sinyalleri yaklaşık bir haftadır geliyordu. Olay tamamen Ak Parti'ye açılan kapatma davasıyla bağlantılı."

DENİZ BAYKAL: "AKP kendi derin devletini yaratıyor"

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da Ergenekon soruşturması kapsamında yapılan yeni gözaltılarla ilgili konuştu. İşte Baykal'ın AKP'yi büyük ithamlarda bulunduğu konuşmasından satır başları:

AKP kendi derin devletini inşa etme çabasında. Türkiye çok tehlikeli bir çatışma ortamına sürükleniyor. Bu süreç demokrasiye uygun bir süreç değildir.

Bu böyle gitmez bunun bedelini Cumhuriyet ödüyor.

Ülkenin hukuku ve yargı organları çok ciddi tehdit altında.

Anayasa AKP'nin günlük ihtiyaçlarına göre kenarından ötesinden berisinden oynanan basit bir belge haline gelmiştir.

Çok para bazılarını şaşırtır çok oy da AKP'yi şaşırttı.

Artık bu kadrolaşmanın sebebi anlaşıldı. Devletin istihbaratı ve emniyeti siyasetin ağır baskısı altında.

Elbette Türkiye'de hukuku ve demokrasiyi tehdit eden ne varsa ortaya çıkmalıdır. Ancak ülkenin düşünürlerini baskı altına almak için iktidar gücünü kullanmak yanlıştır.

Bu gelişmeler devamının geleceğini gösteriyor. Bunların çok önceden planlandığını gösteriyor.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir