Birleşmiş Milletler'e bağlı kurumun alışılmadık nitelikte açık ifadeler taşıyan raporunda, 'Tahran'ın nükleer silahlar üzerinde çalışmalarına yeniden başlamış ya da aslında, hiçbir zaman bu çalışmaları durdurmamış olabileceği' kaydediliyor.
Raporda, İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'yla işbirliği düzeyinin de giderek azaldığı belirtiliyor.
Kurumun bir yetkilisi, İran'ın, uyguladığı nükleer programın barışçı olduğu yolundaki açıklamalarının giderek daha az inanılır hale geldiğini söyledi. Aynı yetkili, İran'ın nükleer silah üretmeye çalışan bir ülke olduğunun artık daha açık şekilde görüldüğünü söyledi.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun raporu, 2007 yılında ABD Ulusal İstihbarat Tahminleri'nde yer alan bilgilerle çelişir nitelikte.
Beyaz Saray, son rapor ardından yaptığı açıklamada, İran'ın, nükleer programı konusunda uluslararası sorumluluklarını yerine getirmemesi halinde bunun sonuçlarına katlanması gerekeceğini bildirdi. BBC'de yer alan habere göre Washington'daki üst düzey yetkililer, İran'ın davranış biçiminin de rahatsızlık yarattığını belirtiyorlar.
Bununla birlikte Amerikan yönetimi, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun raporunda bazı olumlu işaretler buldu; raporda belirtildiği üzere, Tahran'ın teknik zorluklar yaşıyor olmasının, İran'ın 'nükleer saati'ni yavaşlatacağı kaydedildi.
Geçen Pazar günü, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, "Elimizde biriken kanıtlar İran'ın nükleer bomba yapmaya çalıştığını gösteriyor. Ben bu durumla, mümkün olduğu kadar barışçıl bir yöntemle başa çıkmayı isterim ve her tür anlamlı diyalogu memnuniyetle karşılarım. Ancak onlar bomba yaparken diyaloga girmek istemiyoruz." demişti.
ABD, devasa nükleer güce ve çok sayıda atom bombalarına sahip olmasına rağmen, İran'ın nükleer çalışmalarını "dünyaya tehdit" şeklinde propaganda ederek İran'ı kıstırmaya çalışıyor. ABD, zaman zaman bu bağlamda gerilimi tırmandırarak savaş tamtamları çalmakta. En son İran İslam Devrimi yıldönümü kutlamalarında Cumhurbaşkanı Ahmedinejad tarafından nükleer çalışmalara hız verildiği yönünde bir açıklama yapılmıştı.
(BBC / HAKSÖZ-HABER)