Hacıbayram, ailesinin Suriye iç savaşının başlamasının ardından Golan'dan ayrılarak Türkiye'ye geliş sürecini, dedesi Cevdet Said'in düşünce dünyasını ve yıllar sonra köyüne dönüşünde yaşadığı duyguları AA muhabirine anlattı.
Ailesinin savaşın başlamasıyla birlikte Golan'dan ayrılmak zorunda kaldığını belirten Hacıbayram, Suriye iç savaşı başladığında köylerinden çıkmak zorunda kaldıklarını ve Şam'a geldiklerini söyledi.
Hacıbayram, rejimin baskıları nedeniyle Şam'da da kalamayacaklarını anladıklarında ailece Türkiye'ye gitme kararı aldıklarına dikkati çekerek, "O zamanlar (2012) 30 kişiydik. Ailece bir karar aldık ve 'Artık burada kalamayız.' dedik. Aynı anda zaten istihbarat dedemi istiyordu. 2012'nin aralık ayında Türkiye'ye gitmek zorunda kaldık." ifadelerini kullandı.
Türkiye'ye dedesi Cevdet Said, annesi, kardeşleri ve dayısıyla birlikte geldiklerini aktaran Hacıbayram, devrik Esed rejiminin dedesini araması nedeniyle Suriye'den çıkmak için uzun ve çetrefilli bir kara yolunu tercih ettiklerini dile getirdi.
Hacıbayram, 2012'den sonra hayatlarını Türkiye'de sürdürdüklerini anlatarak, "8 Aralık'tan sonra buraya geri geldik. 13 yıl Türkiye'de kaldık. Hayatımızı sürdürmeye çalışıyorduk aslında. Ben gittiğimde 9. sınıftaydım. Orada okula başlayıp ondan sonra üniversiteyi kazanıp diş hekimliğini bitirdim." diye konuştu.
Golan'dan ayrıldıkları dönemde yaşadıklarının hafızasında derin izler bıraktığını söyleyen Hacıbayram, "Biz buradan çıktığımızda yanı başımızda insanlar ölüyordu. Zor bir duyguydu." dedi.
Hacıbayram, dedesi Cevdet Said'in köyde arıcılık ve hayvancılıkla uğraştığını vurgulayarak, bombardımanlarda yılların emeğinin yok olduğunu kaydetti.
Dedesinin çocukluğundan itibaren Golan'da yaşadığını ve ailesinin Çerkez kökenli olduğunu anlatan Hacıbayram, tüm Çerkezler olarak Osmanlı döneminde bölgeye yerleştirildiklerini vurguladı.
"Cevdet Said bir değişim rüzgarı oluşturmaya çalışıyordu"
Hacıbayram, Cevdet Said'in Suriye'nin çeşitli illerinde uzun yıllar öğretmenlik yaptığına değinerek, düşüncelerinin Esed rejimini rahatsız ettiğinin altını çizdi.
Dedesinin arıcılık yaparken aynı zamanda kitap yazmayı sürdürdüğünü ve eserlerinden hiçbir maddi kazanç elde etmek istemediğini dile getiren Hacıbayram, "Bir değişim rüzgarı oluşturmaya çalışıyordu. Devlet bunu hissedince öğretmenlikten onu çekti. Aynı anda zaten kitapları var ancak bu kitaplardan hiçbir şekilde para almıyordu. Diyordu ki bu zaten bir ilim, yeni bir şey. Bunu yaymamız gerekiyor. O yüzden bir kuruş bile almadı kitaplardan." ifadelerini kullandı.
"Dedem şiddetsizlik anlayışını savunuyordu"
Cevdet Said'in düşünce dünyasının temelinde şiddetsizlik anlayışının bulunduğuna dikkati çeken Hacıbayram, dedesinin İslam'ın özünün de bu anlayış üzerine kurulu olduğunu savunduğunu ifade etti.
Hacıbayram, Cevdet Said'in Hz. Muhammed'in Mekke'deki metodunu örnek aldığına işaret ederek, "Cevdet Said diyor ki 'İslam'da zaten şiddetsizlik vardır. Şiddetsizlik anlayışıyla İslam yayıldı.'" şeklinde konuştu.
Geleneksel İslam anlayışının doğru yansıtılmadığını düşündüğünü belirten Hacıbayram, toplumsal değişimin bireyden başlaması gerektiğini söyledi.
Cevdet Said'in insanları ikna ederek toplumun kurtulacağı fikrine sıkı sıkıya bağlı olduğunu aktaran Hacıbayram, "'Kimseyi ikna etmeden değiştiremezsiniz.' diyor. Arapların Gandi'si diyorlar ya da Ortadoğu'nun Gandi'si diyorlar onun için. Toplumu eğer değiştirmek istiyorsak ilk önce kendimizden başlamamız gerekiyor. Devletimizi değiştirmek istiyorsak kendimizden başlatmamız gerekiyor değiştirmeyi." görüşlerini paylaştı.
"Köyde hayat yok ama anılar vardı"
Yıllar sonra yeniden köyüne döndüğünde yaşadığı duyguları anlatan Hacıbayram, gördüğü manzaranın kendisini derinden etkilediğini dile getirdi.
Hacıbayram, iç savaş döneminde doğduğu evde ve köyde her şeyin yıkıldığının altını çizerek, "Tekrar geri döndüğümde köyde hayat yok ama anılar vardı. Sanki hiç gitmemişim gibi." dedi.
Çocukluğunu geçirdiği sokakları ve eğitim gördüğü okulları yeniden ziyaret ettiğini belirten Hacıbayram, "Suriye'de yaşananlar bir 'kurtuluş savaşı'ydı." ifadesini kullandı.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.