1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. LÜBNAN

  4. Soykırımcı İsrail, 24 saatte 3 gazeteciyi katletti
Soykırımcı İsrail, 24 saatte 3 gazeteciyi katletti

Soykırımcı İsrail, 24 saatte 3 gazeteciyi katletti

Gazze ve Lübnan’da düzenlenen hava saldırılarında Al Jazeera ve Lübnan medyasında görevli üç gazeteci hayatını kaybetti. Meslek örgütleri, saldırıları “sistematik bir hedef alma” olarak tanımladı.

09 Nisan 2026 Perşembe 21:03A+A-

Son aylarda medya çalışanları açısından yaşanan en kanlı günlerden birinde, Arap haber camiası 24 saat içinde üç gazeteciyi kaybetti.  

Gazeteciler, İsrail işgal ordusu tarafından iki aktif cephede, Gazze Şeridi ve Lübnan’ın güneyinde suikasta kurban gitti. 

Söz konusu gazetecilere yönelik saldırılar, Lübnanlı kaynaklar tarafından, 7 Ekim 2023’ten bu yana “en şiddetli olay” olarak nitelendirildi. 

Gazeteciler sendikaları ise bunu kamera ve mikrofon taşıyanlara yönelik “sistematik bir hedef alma” olarak tanımladı. 

Gazze: El Cezire muhabiri Muhammed Vashah öldürüldü

İsrail’in Gazze kentinin batısında düzenlediği İHA saldırısı, 20 yılı aşkın bir gazetecilik kariyerini sona erdirdi.  

Muhammed Samir Vashah

 

Al Jazeera muhabiri Muhammed Samir Vashah, dün akşam saatlerinde Gazze’de Raşid Caddesi üzerindeki Nabulsi kavşağı yakınlarında arabasıyla seyir halindeyken hedef alındı. İsrail füzesi doğrudan araca isabet etti.  

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal’a göre araç tamamen yandı ve Vashah ile yanındaki kişi olay yerinde hayatını kaybetti.  

Bir saha sağlık görevlisi, İsrail’in bölgeyi iki kez hedef aldığını ve genellikle sağlık ekipleri ile kurtarma görevlilerini hedef alan “çifte darbe” yönteminin kullanıldığını doğruladı. 

Gazze merkezindeki el-Bureyc mülteci kampından olan Vashah, Arap izleyiciler için yeni bir yüz değildi.  

İsrail’in 2012’den bu yana Gazze’ye yönelik savaşlarını takip etti, yerinden edilme süreçlerini aktaran ve sivillere yönelik tekrarlanan sahadaki katliamları belgeleyen tanıdık bir ses oldu.  

Al Jazeera ağı, yayımladığı açıklamada Vashah’ın öldürülmesini uluslararası hukuk ve teamüllerin açık ihlali ve medya ekiplerine karşı işlenen kasıtlı suçlar zincirinin yeni bir halkası olarak nitelendirdi.  

Açıklamada, savaşın başlamasından bu yana kanalda görevli muhabir ve kameramanlardan hayatını kaybedenlerin sayısının 12’ye ulaştığı bilgisi de verildi. 

Gazetecinin kardeşi Mahmud Vashah ise, İsrail’i Gazze’deki tüm gazetecileri ortadan kaldırarak, soykırım suçlarını gizlemeye çalışmakla açıkça suçladı.  

Kendisi de ailesi ve çok sayıda meslektaşından kayıp vermiş biri olan Al Jazeera’nın Gazze Büro Şefi Vail ed-Dahduh da, medya sektörünün savaşın başlamasından bu yana 262’den fazla gazeteciyi kaybettiğini belirtti. 

Dahduh, İsrail’in cezasız kalmasının bu tür eylemlerin sürmesine imkan tanıdığını, uluslararası toplumun ise çoğunlukla çekingen açıklamalar ve sembolik tutumlarla yetindiğini ifade etti. 

Öte yandan, Al Jazeera muhabiri Şadi Şamiye, Vashah’ın öldürülmesinin, İsrail ordu sözcülerinin kendisine yönelik açık bir hedef gösterme kampanyasının ardından gerçekleştiğine dikkat çekti.  

Bu durum, aynı kanalda çalışan bazı gazetecilerin daha önce benzer süreçlerin ardından öldürülmesiyle görülen tanıdık bir durum. 

Lübnan: Suzan Halil ve Ghada Al-Dayekh aynı gün öldürüldü 

Lübnan medyası aynı gün içinde, İsrail’in Beyrut, Bekaa Vadisi ve ülkenin güneyini hedef alan geniş çaplı saldırılarında iki kadın sunucusunu kaybetti. 

Suzan Halil

Hizbullah’a bağlı El Manar televizyonunda sosyal içerikli programlar sunan Suzan Halil, Lübnan’ın Keyfun beldesine düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybetti.  

Lübnan Medya Grubu yayımladığı taziye açıklamasında, Halil’in İsrail’in saldırıları nedeniyle yerinden edilmiş kişilerin sorunlarını ve Lübnan’ın güneyindeki direnç ve azim öykülerini aktararak tanındığını ifade etti. 

“Savt el-Farah” internet sitesi ve radyosunda görev yapan gazeteci Ghada Al-Dayekh ise Sur kentinde, İsrail’in radyonun bulunduğu binayı hedef alması sonucu yaşamını yitirdi. 

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’na göre, sivil savunma ekipleri saatler süren enkaz kaldırma çalışmalarının ardından cesedine ulaştı.  

Aynı saldırı dalgasında, Sayda’daki ez-Zehra Kompleksi’nin hedef alınması sonucu gazeteci Emin Şumer de yaralandı. 

Diğer yandan, Lübnan Enformasyon Bakanı Paul Morcos, gazetecilerin öldürülmesi ve yaralanmasının bu saldırıların tehlikesi ve sivillerin korunmadığına dair ek bir kanıt olduğunu vurguladı. 

Morcos ayrıca, uluslararası toplum ve Lübnan’ın dostlarına, İsrail’in ayrım gözetmeyen saldırılarını durdurmak için acil eylem çağrısında bulundu. 

Askeri bağlam: 2023’ten bu yana en büyük koordineli saldırı 

Üç gazetecinin öldürülmesi münferit bir olay değil. İsrail ordusunun son iki buçuk yılın en geniş kapsamlı hava operasyonunun parçasıydı.  

İsrail medyasına göre 10 dakika içinde Beyrut, Bekaa Vadisi ve güneyde Hizbullah’a ait mevziler, karargah ve komuta kontrol merkezleri olduğu iddia edilen 100’den fazla nokta hedef alındı.  

Lübnanlı kaynaklar ise, saldırılar sonucu gazeteciler ve siviller de dahil olmak üzere, 112 kişinin hayatını kaybettiğini ve yaklaşık bin kişinin yaralandığını bildirdi. 

Dikkat çeken bir diğer unsur, söz konusu saldırıların Washington ile Tahran arasında ateşkes ilan edildiği dönemde düzenlenmesi ve Lübnan cephesini gerilimi azaltmak yerine bölgesel pazarlık pazarlığın bir parçası haline getirmesi oldu. 

Filistin cephesinde ise 10 Ekim 2025’de ilan edilen ateşkesinin ihlali, aralıklı bombardımanlar ve hedefli saldırılarla sürüyor.  

Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre, İsrail’in saldırıları nedeniyle ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 738’den fazla kişi hayatını kaybetti, 2 binden fazla kişi yaralandı. 

İsrail’in üç saldırısının hedefleri, Muhammed Vashah’ın sivil aracı, Gade ed-Dayeh’in radyosunun yer aldığı bina ve Suzan Halil’in bulunduğu sivil bir nokta oldu.  

Bu durum, gazetecilerin çapraz ateş altında ya da “yan hasar” kapsamında değil, önceden belirlenen hedeflere yönelik yüksek hassasiyetli İHA’larla gerçekleştirilen doğrudan saldırılar sonucu öldürüldüğüne işaret ediyor. 

Üç gazetecinin de İsrail’in suçlarını belgeleyen medya kuruluşlarında (Al Jazeera, El Manar, Savt el-Farah) çalışıyor olması, hedef almanın doğrudan bir “askeri tehditten” ziyade “karşı anlatıyı” susturma mantığıyla gerçekleştiği yorumlarını güçlendiriyor. 

Lübnanlı ve meslek örgütü kaynaklarına göre, Gazze’de öldürülen gazetecilerin sayısı 262’ye, Lübnan’da ise 28’e ulaştı. 

Bu tablo, Orta Doğu’da gazetecilerin can kaybını, modern silahlı çatışmaların haberleştirilmesi tarihinde istisnai bir noktaya taşıyor ve Vashah’ın bir meslektaşının ifadesiyle uluslararası insancıl hukukun gazetecileri koruma kapasitesine dair ciddi soru işaretleri doğuruyor. 

Sonuç olarak tek bir günde üç gazeteci öldürüldü. Gazze’de hayatını kaybedenleri aktaran Muhammed Vashah, onların arasına katıldı.  

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının kurbanı olanlara dair hikayeleri anlatan Suzan Halil, onlardan biri oldu.  

Son olarak, bir zamanlar “Savt el-Farah” radyosundan sesi yükselen, ancak enkaz altında sessizliğe bürünen Ghada Al-Dayekh. 

 

 

 

Kaynak: Ali Zalat / Fokus+

HABERE YORUM KAT