İngiliz Sunday Times gazetesine demeç veren Peres, "İki yöntem var: Askeri veya sivil. Ben askeri, askeri seçeneğe inanmıyorum. Saldırı daha büyük bir savaşı tetikleyebilir" dedi. Peres, İran'a yönelik olası bir saldırıya karşı hükümeti uyaran ilk İsrailli yetkili oldu. Peres, "Bence Amerikalılar dış politkalarında hata yapıyorlar. Eğer müdahale etmek istiyorlarsa bunun için ekonomiyi kullanmaları daha iyi olur" dedi.
2006 İsrail-Hizbullah savaşında Siyonist güçler zor anlar yaşamıştı. Siyonist İsrail, 60 yıllık İsrail-Arap savaşında ilk defa 2006'da Lübnan Direniş Cephesi karşısında yenilmişti. BOP Projesi çerçevesinde Irak'ı işgal eden ABD ve Koalisyon güçleri de 5 seneden beri Müslüman muhalefetin direnişi karşısında hayal kırıklığı yaşamaya devam etmektedir. Irak işgali ile Siyonist İsrail'in de katkıları ile Suriye'nin ve İran'ın dize getirilmesi amaçlanıyordu. Ama Hizbullah'ın ve Lübnan Direniş Cephesi'nin kazanımlarıyla, Filistin İntifadasının ve HAMAS'ın kazanımları ve İran'ın geri adım atmayan ve son Şankay Zirvesi için Hindistan'la beraber Tacikistan'a çağrılmasıyla gündemleşen gelişmeler, Siyonist devlet başkanı Peres için de; politika değişiminin arefesinde olunduğunu belirten ABD Başkan adayı Obama için de işlerin Washinton ve Pentagon'dan masa başında planlandığı gibi gitmediğini, emperyal hesapların ters teptiğini göstermektedir.
Ortadoğu'da en başta İran'ın başı çektiği belki ekonomik ve teknelojik-askeri güç olarak değil; ama anti-kapitalist ve anti-emperyalist ideolojik tutum olarak baş gösteren direnişin Lübnan ve Filistin örneğinde olduğu gibi İslami motiflerle beraber güç kazanması ve Rusya'nın Kafkasya'da ABD hesaplarına karşı açık tavır alması ve peşinden ŞANKAY Zirvesini büyültmesi, ABD'nin liderliğinde gelişen tek kutupluluk sürecinin sona erdiğinin de sinyallerini vermektedir. Sanırız önümüzdeki günlerde en fazla üzerinde durulacak söylemlerden birisi "Yeni Soğuk Savaş" kavramı olacaktır.
Haksöz-Haber