Siyonist rejim askerinden savaş suçu itirafı: “Birliğim silahsız çok sayıda insanı öldürdü”

Siyonist rejim askerinden savaş suçu itirafı: “Birliğim silahsız çok sayıda insanı öldürdü”

Der Spiegel’in görüştüğü on Siyonist rejim askeri, Gazze’de silahsız Filistinlilerin öldürüldüğünü ve ölenlerin “terörist” olarak kaydedildiğini anlattı. Tanıklıklarda sivillerin hedef alınması, mahallelerin yıkılması ve gazetecilerin terörist olarak gösterilmesiyle ilgili ciddi savaş suçları yer alıyor.

Siyonist rejim askerleri, Gazze’de silahsız Filistinlilerin öldürüldüğünü ve hayatını kaybedenlerin “terörist” olarak kayıtlara geçirildiğini anlattı. On asker, sivillerin hedef alınmasına ve mahallelerin Filistinlilerin geri dönmesini engellemek amacıyla yıkılmasına ilişkin tanıklıklarını paylaştı.

Alman Der Spiegel dergisi, Gazze’de görev yapan on Siyonist rejim askerinin, Filistinli sivillerin öldürülmesi ve hayatını kaybedenlerin “terörist” olarak kaydedilmesiyle ilgili ifadelerini yayımladı.

Hafta sonu yayımlanan tanıklıklarda askerler, Gazze’deki soykırım sürecinde işlendiğini belirttikleri savaş suçlarını anlattı. Bu anlatımlar arasında silahsız Filistinlilerin öldürülmesi ve sivillerin geri dönüşünü engellemek amacıyla yerleşim bölgelerinin yıkılması da yer aldı.

Gazze’nin merkezinde ve Han Yunus’ta birden fazla görevde bulunan yedek piyade askeri David, Alman dergisine verdiği ifadede, “Birliğim silahsız çok sayıda insanı öldürdü” dedi.

David, üst düzey bir subayın kendisine şu sözleri söylediğini aktardı:

“Araplar cezalandırılmalı. Onlara giderek daha fazla toprak aldığımızı ve onları gitgide daha geriye ittiğimizi anlamalarını sağlamalıyız.”

David, anlattığı savaş suçlarını başlangıçta “görece eğitimli ve laik Siyonist rejim vatandaşlarının” işlediğini belirtti. Savaş ilerledikçe ise “daha fazla mesihçi aşırılık yanlısının” bölgeye geldiğini söyledi.

Askerler öldürmeyi “dinî görev” olarak gördü

David’in anlatımına göre bazı askerler, Filistinlilerin öldürülmesini “dinî bir görev” olarak değerlendiriyordu.

David, aşırı sağcı bakanlar Bezalel Smotrich ve Itamar Ben Gvir’in söylemlerine benzer ifadeler duyduğunu belirterek askerlerin şu sözleri kullandığını aktardı:

“Bütün Arapları yok etmeliyiz, yerleşimler inşa etmeliyiz, Gazze’yi tamamen sileceğiz.”

Askerlerin sık sık “askerlik çağındaki erkekleri öldürmek amacıyla vurma” yönünde emirler aldığını anlatan David, Filistinlileri öldürdükten sonra sigara yakıp ailelerine bu cinayetlerle övünerek anlattıklarını söyledi.

Gazze’de görev yapan bir başka yedek asker Yaakov ise birliğinin bölgede geçirdiği 80 günü aşkın sürede 160 ila 170 kişiyi öldürdüğünü belirtti. Yaakov’a göre, öldürülenlerden yalnızca bir kişinin silah taşıdığından şüpheleniliyordu.

Yaakov, Der Spiegel dergisine verdiği ifadede şunları söyledi:

“Birliğim, orada geçirdiğimiz 80 günü aşkın sürede 160 ila 170 kişiyi öldürdü. Yalnızca bir kişinin silah taşıdığından şüpheleniliyordu.”

Yaakov, öldürülenlerin tamamının kayıtlara “terörist” olarak geçirildiğini de ekledi.

“Çocuğu da öldürmeliyiz” emri verildiği öne sürüldü

Kasım 2023 sonu ile Ocak 2024 arasında Han Yunus’ta 55. Paraşütçü Tugayı bünyesinde yaklaşık 50 gün görev yapan yedek asker Yuval Green, kendilerine verilen emirleri anlattı.

Green, bir komutanın şu sözleri söylediğini aktardı:

“Bu kez merhamet göstermeyeceğiz. Bir çocuk, içinde bir teröristin bulunduğu eve girerse onu da çocukla birlikte öldürmeliyiz.”

Green, komutanın askerlerin kimi öldürebileceği konusunda bilerek belirsiz ifadeler kullandığını ve bunun Filistinlilerin gelişigüzel biçimde öldürülmesine imkân sağladığını söyledi.

Gazze’nin merkezinde toplam 250 gün görev yapan Yaakov ise Filistinlilerin geri dönebilecekleri hiçbir yer kalmamasını hedefleyen bir “yakıp yıkma politikası” uygulandığını ifade etti.

Sahilde dinlenen Filistinliler de “terörist” ilan edildi

Haberde aktarılan bir başka olayda, sahilde serinleyen Filistinlilerin “terörist” olarak etiketlendiği ve vurularak öldürüldüğü belirtildi.

Görüşülen yedek askerlerden Tal, Siyonist rejimin 25 Ağustos 2025’te Han Yunus’taki Nasır Hastanesi’ne düzenlediği ve aralarında beş gazetecinin de bulunduğu 22 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından yaşananları anlattı.

Tal, ordu içinde ölü ve yaralıların Hamas’la ilişkilendirilmesinin sistematik bir yaklaşım olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“İnsanlar öldürüldüğünde veya yaralandığında ordunun ilk yaptığı şey, onları Hamas’la ilişkilendirmeye çalışmak oluyor. Çünkü ölenlerin Hamas’lı teröristler olduğunu söyleyebilirlerse bu, dünyanın gözünde daha iyi görünüyor.”

Tal, askerlerin bu uygulamayı kendi aralarında “ölümden sonra suç isnadı” olarak adlandırdığını söyledi.

Katledilen gazeteciler de “Hamas teröristi” olarak gösterildi

Siyonist rejim, saldırıda katledilen gazetecileri başlangıçta “Hamas teröristleri” olarak nitelendirmişti.

Tal, hedef alınan Reuters kameramanıyla ilgili olarak askerlerin kullandığı ifadeleri de aktardı. Askerlerin kamerayı “Hamas kamerası” diye adlandırdığını, Hamas’ın bu kamera aracılığıyla çevrede yaşananları görebileceğini düşündüklerini belirtti.

Tal, söz konusu kameraları devre dışı bırakmanın hedeflendiğini, ancak öldürülen Reuters kameramanının bir terörist değil, görevini yapan bir gazeteci olduğunu vurguladı.

Tal sözlerini şöyle tamamladı:

“Benim izlenimim, bu askerlerin gazetecileri temelde terörist olarak gördükleri yönünde.”

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir