Tuğyana Karşı Ulemâ ve Seyyid Kutup

Türkiye’de ‘Sen hala Seyyid mi okuyorsun, biz onu aştık’ diyenler, keşke onu olumlu doğrultuda aşabilme nitelik ve tanıklığını gösterebilselerdi. Onu aşmak için önce onun düşünce aşamalarını kavramak gerekir.

Hamza Türkmen / Haksöz Haber

Tuğyan, fıtri ve vahyi ölçülerden sapma, Rabbimizin sınırlarını aşma azgınlığıdır.

Tuğyan şirktir, zulümdür, talandır.

Tuğyan adil olana isyan, zalime uşaklık ve şeytanlaşmadır.

Tuğyan ekinin ve neslin tahribatı, egemenlerin sömürüsü, emperyalizmdir.

Hz. Adem’den sonra tüm resuller vahiyden uzaklaşmış ve hududullahı çiğneyen toplum ve iktidarları düzeltmek/ıslah etmek için gönderilmişlerdir.

Bozulmuş olanı tekrar düzeltmek, vahiy ve fıtratla uyumlu hale getirmek çabasının Kur’an’daki kavramsal karşılığı ise ıslah’tır. Islah kaygısı, bilinci ve tavrı taşıyan mü’minlere Rabbimiz muslihun demektedir. Biz Müslümanlar için Batılı paradigmaya ait olan revilation/devrim kavramı ödünç bir kullanımdır. Ancak biz Müslimler için devrim ve devrimcilik ıslah temelinde kullanılırsa Rabbani bir değer taşıyabilir.

Yazının Devamı >>>

Yorum Analiz Haberleri

Türkiye’nin istikamet arayışında “Eğitim politikalarının heterojenliği” -4
ABD-İran anlaşması: Sürecin kazananları ve kaybedenleri kim/ler?
Demirtaş'ın "az kaldı" mesajı ne anlatıyor?
Müceddid kimdir?
AB'nin yeni Göç ve İltica Paktı: Sınırlar daha güvenli, insan hayatı daha güvensiz