"Şüphesiz ki ben, Allah'ım, Benden başka hiçbir ilah yoktur"

"Şüphesiz ki ben, Allah'ım, Benden başka hiçbir ilah yoktur. O hal­de bana ibadet et. Beni anmak için namaz kıl."

وَاَنَا اخْتَرْتُكَ فَاسْتَمِعْ لِمَا يُوحٰى ﴿١٣﴾

13- Ben seni Peygamber seçtim. Şimdi vahyolunacakları dinle.

اِنَّن۪ٓي اَنَا اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدْن۪يۙ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ لِذِكْر۪ي ﴿١٤﴾

14- Şüphesiz ki ben, Allah'ım, Benden başka hiçbir ilah yoktur. O hal­de bana ibadet et. Beni anmak için namaz kıl.

Ey Mûsâ, Ben   Şüphesiz ki seni seçtim. Şimdi sen de sana vahiy olunanları dinle. 

Şüphesiz ki Ben Allah’ım. Benden başka İlâh yoktur. Bana kulluk et, Beni tanımak için namazı ikâme et. Yâni namazı ayağa kaldır, hayatını düzenleyecek mesaj almak üzere namazı ikâme et. 

Evet dikkat ederseniz tevhidden sonra, Allah’tan başka İlâh olmadığını kabulden sonra hemen namaz isteniyor. Namaz Hz. Adem’den bu yana bütün peygamberlerin hayatında değişmeyen ilk ibadettir. Namaz bütün risâlet silsilelerinde ameli farzların ilkidir. Namaz peygamberlerin risâlet, vahiy ve tebliğ yükünü kaldırabilmeleri için onların ilk dayanaklarıdır. Namaz mü’minin mü’minliğini ortaya koyan en baş ve en vazgeçilmez sıfatıdır. 

Namaz küfürden imana geçişin ilk ameli tatbikatıdır. Namaz mü’mini kâfirden ayıran en belirgin özelliktir. Namaz dinin dışa yansıyan yönüdür. Namaz Allah’la buluşma makamıdır. İşte Rabbimiz buyuruyor ki ey Mûsâ Beni hatırlamak için,  Benden gafil olmamak için namazı ikâme et.
     BASAİRUL KUR’AN

Namaz'ın asıl amacı işte budur. Namaz insanlara dünyevi zevkler nedeniyle Allah'dan gafil olmamaları ve insanın kendi başına bağımsız bir varlık değil, Allah'ın kulu olduğunu hatırlamaları için farz kılınmıştır. Namaz, insana Allah'ın varlığını hatırlatmak için günde beş vakit olarak farz kılınmıştır.

Bu ayete göre, namazı zamanında kılmayı unutan kimse hatırladığında kılmalıdır. Bu, Enes (r.a)'dan rivayet edilen bir hadisle de desteklenmektedir: "Eğer bir kimse namazı kılmayı unutursa hatırladığında kılmalıdır. Çünkü bunun için başka bir keffaret yoktur." (Buhari, Müslim, Ahmed)

Hz. Musa’ya vahyedilen mesaj, birbirine bağlı şu üç ilkede özetleniyor: Allah’ın birliğine inanmak, O’na kulluk etmek ve kıyamet gününe inanmak. Bunlar bütün peygamberlerin kişiliklerinde ortak olan “peygamberlik misyonu”nun temel ilkeleridir.

  TEFHİMUL KUR'AN

İşte 13 ve 14. ayetlerin Tefsir-i Kebir eksenli açıklaması:

​Râzî, 13. ayeti açıklarken "seçilme" (istifâ) kavramı üzerinde durur:

​İlahi Tercih: Râzî’ye göre "Ben seni seçtim" ifadesi, peygamberliğin çalışarak kazanılamayacağını (kesbî olmadığını), tamamen Allah’ın bir lütfu ve tercihi (vehibî) olduğunu gösterir. Allah, Hz. Musa’yı bu ağır yükü taşıyabilecek fıtratta yaratmış ve onu arındırmıştır.

​Dinlemenin Adabı: "Vahyolunacak olanı dinle" emri, zihni her türlü dış düşünceden arındırıp tamamen vahye odaklanmayı gerektirir. Râzî burada, kulun Allah’ın kelamını duyduğunda diğer tüm seslere kulağını kapatması gerektiğini belirtir.

​14. ayet, İslam akidesinin ve ibadet felsefesinin kalbi gibidir. Râzî burayı üç ana başlıkta inceler:

​1. Tevhidin İlanı (Lâ ilâhe illâ ene)

Râzî, Allah’ın kendi varlığını bizzat kendisinin haber vermesinin, bilginin en kesin mertebesi olduğunu söyler. Varlıkta gerçek anlamda "var" olanın sadece O olduğu, diğer her şeyin O’na muhtaç olduğu vurgulanır.

​2. Kulluğun Gerekliliği (Fa'budnî)

"Madem tek ilah Benim, o halde ibadete layık olan da sadece Benim" sonucuna varılır. Râzî burada ibadeti, nefsin arzulardan temizlenip Mevlâ’nın emrine boyun eğmesi olarak tanımlar.

​3. Namazın Hikmeti (Ve ekımi’s-salâte li zikrî)

Ayetin bu kısmı tefsirde en çok tartışılan bölümlerden biridir:

​Zikir Olarak Namaz: Râzî’ye göre namazın asıl gayesi "zikir"dir (Allah’ı hatırlamaktır). İnsan dünya işleriyle meşgulken Allah'ı unutmaya meyillidir; namaz ise bu unutkanlığı (gafleti) yırtan bir hatırlatıcıdır.

​"Beni Anmak İçin" İfadesi: Râzî burada iki yorumu öne çıkarır:

​Sen beni anmak için namaz kıl: Yani kalbin sadece benimle meşgul olsun.

​Benim seni anmam için sen namaz kıl: "Siz beni anın ki ben de sizi anayım" (Bakara, 152) ayetiyle bağ kurar. Kul namazla Allah'ı andığında, Allah da kulu rahmetiyle anar.

​İbadetin Zirvesi: Bu kulluğun en somut ve disiplinli hali olan namaz (Namaz kıl).

​Not: Râzî, namazın sadece şekilsel bir hareket değil, kalbin Allah ile konuşması olduğunu ve bu ayetin Hz. Musa’nın şahsında tüm müminlere bir disiplin reçetesi sunduğunu belirtir.

  TEFSİR-İ KEBİR

Kur'an Haberleri

"Musa ateşin başına geldiğinde..."
"Sana Musa'nın haberi geldi mi?"
"Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. En güzel isimler O'nundur."
"Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir). Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir"
"Göklerde, yerde ve her ikisinin arasında ve nemli toprağın altında ne varsa hepsi Allah'ındır"