Zehra Türkmen/Haksöz Haber
Modernite ile birlikte aile kurumunda tükenen değerler
Hızlanan hayat temposu, dijitalleşen ilişkiler ve aşınan değer dünyası… Modern çağda aile, yalnızca yapısal değil; duygusal, ahlaki ve kültürel düzeylerde de derin bir yorgunluk yaşamaktadır. Günümüzde aileye dair tartışmalar çoğu zaman “çözülme”, “dağılma” ve “işlev kaybı” kavramları etrafında şekillenirken, bu süreç aynı zamanda ailenin hangi yükler altında yorulduğunu ve bu yorgunluğun ilişkiler üzerindeki etkilerini de görünür kılmaktadır. Aile, modern dünyanın hız, performans ve haz odaklı talepleri karşısında hem anlamını hem de taşıyıcı değerlerini korumakta zorlanmaktadır.
Bu bağlamda Celalettin Vatandaş, aile kurumunun modern dünyada maruz kaldığı dönüşümü ve aşınmayı ele alan dört çalışmasıyla kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır.
Bu tanıtım yazısı, söz konusu eserler arasında yer alan 2. kitaba “Aile Yorgunluğu: Tükenen Değerler ve Çözülen İlişkiler” adlı çalışmaya odaklanmaktadır. Bu değerlendirme, aile kurumunun modernleşme, bireyselleşme ve dijitalleşme süreçleri içinde nasıl bir “yorgunluk hâli” yaşadığını; bu yorgunluğun sevgi, sadakat, sorumluluk ve mahremiyet gibi temel ilişki dinamiklerini nasıl etkilediğini ele almayı amaçlamaktadır. Aileyi yalnızca çözülen bir yapı olarak değil, ağırlaşan beklentiler ve tükenen değerler altında varlığını sürdürmeye çalışan bir kurum olarak okumayı öneren bu yaklaşım, modern dünyada aileye dair daha derinlikli bir düşünme imkânı sunmaktadır.