Devlet televizyonundan canlı yayınlanan görüntülerde, binlerce İranlının meydanları doldurduğu, "Amerika’ya Ölüm" ve "İsrail’e Ölüm" sloganlarının yükseldiği görüldü. Törende söz alan acılı aileler, çocuklarının fotoğraflarını taşıyarak yaşananları "insanlık suçu" olarak nitelendirdi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada saldırının vahametini vurguladı. Araghchi, "160’tan fazla masum kız çocuğunun cenazesi için mezarlar kazılıyor. Bedenleri bombalarla paramparça edildi," ifadelerini kullanarak, yaşananları Donald Trump’ın "kurtarma" vaatlerine atıfta bulunarak eleştirdi.
İsrail ordusu ise söz konusu bölgede herhangi bir operasyon gerçekleştirdiklerinden haberdar olmadıklarını savundu. Haber kaynakları, İsrail’in daha önce Gazze’deki sivil kayıplarda da benzer inkar politikaları izlediğini ancak kanıtlar ortaya çıkınca bu saldırıları "kaza" olarak nitelendirdiğini hatırlatıyor.
İran Dışişleri Sözcüsü Esmaeil Baghaei, ABD ve İsrail’in saldırılarında sadece askeri noktaları değil; hastaneleri, okulları ve kültürel anıtları da hedef aldığını belirtti. Tahran, sivil yerleşim yerlerine yönelik bu "ayrım gözetmeyen" saldırılara karşı küresel dayanışma çağrısında bulundu.