"Herhangi bir geçici ateşkesi kabul etmiyoruz. Çünkü diplomasiyi tüketmek için kullanılan ve ardından yeniden savaşa dönülen bu kısır döngü sona ermelidir." diyen Hatibzade, şu an yürütülen müzakerelerin de bu hedefe ulaşmayı amaçladığını dile getirdi.
Hatibzade, savaş öncesi koşullara atıfta bulunarak Hürmüz Boğazı'nın binlerce yıldır açık olduğunu ve İran'ın kara suları, topraklarının da bir parçası olduğunu dile getirdi.
"(Hürmüz Boğazı) İran'ın kararıyla tarih boyunca açık tutulmuştur." ifadesini kullanan Hatibzade, İran'a göre ABD ve İsrail tarafından "sebepsiz başlatılan saldırıların bölgedeki gerilimi artırdığını" belirterek, "Bütün bölgeyi boğmaya ve İran'ı boğmaya, dünya ekonomisini ve küresel ekonomiyi de bundan zarar görmeye sürüklemeye karar verdiler." yorumunu yaptı.
Hatibzade, bu savaşın ABD ve İsrail'in tercihiyle başladığını kaydederek, şunları söyledi:
"Eğer bu savaş kalıcı olarak sona erer ve Amerika, çok adil ve dengeli şartları kabul etmeye ve maksimalist tutumlarını bırakmaya karar verir, sahadaki gerçekleri kabul eder ve kimsenin uluslararası hukuku ihlal edemeyeceğini, başka bir ülkeye karşı saldırganlık gösteremeyeceğini ve İran'ın toprak bütünlüğü ile egemenliğinin saygı görmesi gerektiğini kabul ederse, İran, Hürmüz Boğazı'nın gelecekte de barış ve istikrar koridoru olmaya devam edeceğini garanti edebileceğini söylemektedir."