OSMAN SEVİM / HAKSÖZ HABER
Hapishane ”acı verici şekilde esaslı” diyebileceğimiz bilgiler sunar.
Aliya İzzetbegoviç
Merhum Aliya İzzetbegoviç (1925-2003), içerde 1983-1988 yılları arasında hayata, insanlara, özgürlüğe, felsefeye, dini kitap ve metinlere, tarihe, ahlaka, maneviyata, şiire, romana, edebiyatın hemen hemen bütün kısımlarına; filmlere, sanata, yaşadığı dönemin iç ve dış siyasetine ve akla gelebilecek hayatın bütün alanlarına dair durmadan notlar alır. Yorumlarda bulunur ve iyi olanı işaret eder. İşte, “Özgürlüğe Kaçışım” bu notların toplamıdır.
[Hemen belirtelim ki, her yerde cezaevi geleneğidir; içerde her hafta rutin koğuş aramaları yapılır. Özellikle siyasi mahkûmların koğuş, ranza, dolap ve çantaları çok özenle aranır! Kurulu düzenin gözünde iflah olmaz olan siyasi mahkûmlar ayrı bir “pozitif ayrımcılığa!” maruz kalır. Bu cezaevi rutininin farkında olan Aliya da tedbirli davranarak, yazdıklarını düzenli olarak dikkat çekmeyen adli bir mahkûmun dolabında saklar. Çünkü cezaevi idaresi için adli mahkûmlar pek tehlike arz etmez. Okuduğumuz bu notlar bu tedbirler sayesinde okurlarına ulaşır. Belki kadirşinaslık adına, o notları dolabında saklayan cinayet suçlusu mahkûmu ve yine satranç kutusu içinde onları dışarıda Aliya’nın ailesine ulaştıran sahtecilik suçundan hüküm giyen diğer mahkûmu da anmak gerekir. Üstelik emaneti yani notları çocuklarına teslim ettiğinde para ödülünü almayı da reddeden bir mahkûmdur o. Aliya’nın deyişi ile aslında “suçlu addettiğimiz kişiler, kimi zaman arkadaşlığa kıymet vermede ve arkadaşlık uğruna risk almada” diğer insanlardan daha cesurdur. O nedenle olsa gerek “Foça cezaevi perspektifinden” olayları değerlendiren Aliya, insanları ahlaki bir temelde iki kategoriye ayırır: Caniler ve Kurbanlar.]