Futbol, hem küresel hem de yerel anlamda halkların hayat damarlarının neresinde? Kıyısında mı, merkezinde mi? Futbol endüstrisinin ancak silah ve uyuşturucu sektörüyle karşılaştırılabileceğini söyleyenler ne kadar haklı? Bir çayır çimen zevki ya da seyirlik bir eğlence olmaktan öte hangi anlam dünyalarını karşımıza çıkarmakta? Kitlelerin açlığa yoksulluğa tepki göstermek ya da bayram, seyran kutlamalarında bile altmış yetmiş binlerle bir araya toplanamadığını düşündüğümüzde, haftanın üç günü on binlerle ifade edilen stat toplantılarının, onlarla ifade edilen TV programlarının sosyolojik analizini yapabilmek mümkün müdür?
Sahaya inip bu kez de bu konuyu masaya yatıralım istedik. Katılımınızı bekliyoruz...