"Firavun'a git, çünkü o azmış bulunmaktadır."

"Firavun'a git, çünkü o azmış bulunmaktadır." (Taha/24)

اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰى۟ ﴿٢٤﴾

24- "Firavun'a git, çünkü o azmış bulunmaktadır."

Firavuna git, çünkü O tuğyan etmiş, azmıştır. Ey Mûsâ, Fira-vun’a git, çünkü O kul olduğunu unutup tanrılık sevdasına kapıl-mıştır. Git çünkü tâğutluk yapmaktadır.Tâğutluk Firavunluk demektir. Allah’a kafa tutmak, hayat programını Allah’a sormadan yaşamak, Allah karşısında benlik iddiasında bulunmak, varlık iddiasında, bilgi, güç, kuvvet iddiasında bulunmak demektir. Allah’ın hayata karışırlılığını reddetmek, Allah’ın vahyini, Allah’ın yasalarını reddedip onun yerine kendi yasalarını ikâme iddiasında bulunmak demektir. Ben kendi hayatımı kendim yaşarım. Benim de aklım var, benim de bilgim, benim de keyfim var, bu hayatı nasıl yaşayacağımı ben de bilirim diyerek Allah’ın gönderdiği hayat programını diskalifiye eden kişi tâğuttur.

Rabbimiz Mûsâ (a.s)’a emrediyor ve:Git Firavun’a O azmıştır. Hz. Mûsâ daha önce sarayında büyüdüğü, gençlik yıllarında adamlarından birini öldürerek kaçtığı Mısıra, Firavunun ülkesine tekrar gönderiliyordu. Azgınlaşan, tâğutlaşan Firavunu uyarmak, Onu kulluğa çağırmak ve Onun elinde köleleştirilmiş müslümanları, İsrâil oğullarını Allah’a kulluğa ve özgürlüğe dâvet etmek görevini alıyordu Allah’tan. Çünkü artık büyük irade Firavun ve saltanatının, Firavun ve azgınlığının, zulmünün bitişine karar vermişti. Bu zirvede bunun kararı alınmış ve uygulamaya konulacaktı. 

 BASAİRUL KUR’AN

Zemahşerî’nin bu ayet üzerindeki açıklamaları üç ana sütun üzerine oturur:

​1. Belâgat ve Emir Kipinin Gücü

​Zemahşerî, ayetteki "İzheb" (Git) emrinin sadece bir hareket bildirmekle kalmadığını, büyük bir sorumluluğu yüklediğini savunur:
​Meydan Okuma: Bu emir, Hz. Musa'nın tek başına, o dönemin en büyük siyasi ve askeri gücü olan Firavun'un karşısına dikilmesini buyurur. Zemahşerî'ye göre bu, ilahi desteğe olan tam güvenin bir testidir.

​Mekân Vurgusu: Ayette Firavun'un sarayına veya yanına değil, doğrudan "ona" gidilmesi emredilmiştir. Bu, tebliğin doğrudan muhataba ve yüz yüze yapılması gerekliliğini vurgular.

​2. "Tuğyan" (Azgınlık) Kavramının Gramatik Tahlili

​Zemahşerî, "İnnehu tağâ" (Çünkü o azdı) ifadesini sebep-sonuç ilişkisi içinde açıklar:

​Haddi Aşmanın Zirvesi: Zemahşerî, "tuğyan" kelimesinin kökenindeki "taşma" anlamından yola çıkarak, Firavun'un sadece günahkâr olmadığını, mahlûkiyet (yaratılmışlık) sınırlarını parçalayıp ilahlık tasladığını söyler.

​İlahi Gerekçe: Allah'ın neden Hz. Musa'yı gönderdiğinin gerekçesi bu cümledir. Zemahşerî, Mu'tezilî kimliğiyle burada "adalet" prensibine atıf yapar: Allah, azgınlık yapan bir toplumu veya lideri, ona bir uyarıcı göndermeden (hüccet ikame etmeden) cezalandırmaz.

​3. Psikolojik Durum ve Hazırlık

​Zemahşerî, bu kısa ayetin Hz. Musa üzerindeki psikolojik etkisine de değinir:
​Ağır Yük: Hz. Musa'nın bir zamanlar korkarak ayrıldığı Mısır'a, şimdi en büyük düşmanının karşısına elçi olarak dönmesi istenmektedir.

​Sebep Bildirme: Zemahşerî, ayetin sonundaki "Çünkü o azdı" kısmının, Hz. Musa'nın kalbindeki muhtemel çekinceyi gidermeye yönelik olduğunu belirtir. Yani; "O azgınlaştı ve nizamı bozdu, dolayısıyla senin gitmen artık kaçınılmaz bir görevdir."

​el-Keşşâf'tan Özgün Bir Nükte

​Zemahşerî der ki:
​"Allah Teâlâ, Firavun'un azgınlığını zikrederek Musa'nın (a.s) kalbindeki 'gayreti' (dinî onuru) harekete geçirmiştir. Zira büyük ruhlar, zulmün ve azgınlığın karşısında sessiz kalamazlar. Bu ayet, Hz. Musa'yı sadece bir elçi olarak değil, adaleti tesis edecek bir irade olarak sahneye çıkarır."

EL KEŞŞAF TEFSİRİ

Kur'an Haberleri

"Böylece sana, en büyük mucizelerimizden birini gösterelim"
"Allah: 'At onu ey Musa' dedi..."
"Sağ elindeki nedir ey Musa?"
"Herkesin, yaptığının karşılığını görmesi için kıyamet mutlaka kopacaktır"
"Şüphesiz ki ben, Allah'ım, Benden başka hiçbir ilah yoktur"