Zamanlama açısından AK Parti'nin kapatılma davası sürecine denk gelmesi bir tesadüf olabilir mi? Ya da bir başka yaklaşım biçimine göre, uzun süredir devam edegelen Ergenekon soruşturmalarını engellemek amacıyla AK Parti'ye açılması düşünülen kapatma davası öne alınmış olabilir mi?
Sizce "bağımsız yargı", 'ucu nereye varırsa varsın' soruşturmaları sürdürme kararlılığı gösterilebilecek mi?
Askeri çevrelerin suskunluğu hukuki sürece halel gelmemesi ve "bağımsız yargı"yı etkilememe amacı taşıyor olabilir mi?