"Andolsun, biz bundan önce Adem'e ahid vermiştik, fakat o, unutuverdi"

Andolsun, biz bundan önce Adem'e ahid vermiştik, fakat o, unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık. Taha/115

                 

Andolsun, biz bundan önce Adem'e ahid vermiştik, fakat o, unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık. Taha/115

Yüce Allah Hz. Adem’e bir ağacın dışında oradaki tüm meyvelerden yemesini belirtmişti. Bir ağacın yasak edilişi ise iradesini eğitmesi, kişiliğini sağlamlaştırması için gerekli olan bir yasaktı. İnsan ruhunun gerektiğinde, ihtiyaçları aşarak sınırsızca hareket etmesine sebep olan arzu ve isteklerin baskısından kurtulması, bu arzu ve isteklerin egemenliği altına girip, onun kulu olmaması için böyle bir yasak gerekiyordu. İnsanın yükselmesinde en sağlıklı ve şaşmaz kriter budur işte. İnsan kendi arzularını kontrol altında tutabildiği, onlara hükmedebildiği, üstün gelebildiği ölçüde, beşeri yükseliş merdiveninde çıkmaya başlar. Bu arzular ve istekler karşısında zayıf düşüp onlara mahkûm olduğu ölçüde ise hayvanlığa doğru yaklaşır ve aşağıya doğru iniş başlar.

Bu nedenle yüce Allah’ın yardımı insan denen bu yaratığa ulaştı. İradesini denemek, direnme gücünü ölçmek, şeytanın süslü gösterdiği arzular ile iradesi ve Rahman’a verdiği söz arasındaki mücadeleyi yaşamasını istemiştir.  “Fakat o tenbihimizi unuttu. Onda güçlü irade bulamadık.” 
     

FİZİLALİL KUR’AN


Adem (a.s) in kıssası bizim insan olarak yeryüzünde varlığımızın başlangıç noktası. Adem’in dostları insanlığın dostlarıdır, düşmanları da yine insanlığın düşmanlarıdır. Biz Rabbimizin kuluyuz. Bizim yaratılışımızda, bu dünyaya gelişimizde yaratıcı olarak Allah vardır. Bizim geçmişimiz de, geleceğimiz de Allah kontrolü altındadır. İşte burada anlatılacak ve başka hiçbir yerden, başka hiçbir kaynaktan öğrenme imkânımız olmayan bu gaybı konuda, hayatın başlangıç noktasında Adem, Havva, melekler ve iblisi karşımızda bulacağız. Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı bir bilgiyle karşı karşıya geleceğiz.

Adem, yâni varlığın başlangıcı, yâni sen, ben. Kur’an’da nerede bir Adem sözü görürseniz anlayın ki o sensin, sizsiniz. Nerede Nuh, Hûd, Mûsâ, İsrâil oğulları ifadesini görmüşsen kendini bilmek zorundasın. O sensin. Ya eyühennas, ya eyyühelleziyne amenu denince karşıda kendinin olduğunu bil. Değilse binlerce yıl önce olup biten bir konunun bu kitapta gündeme getirilmesinin hikmeti ne ola ki? Öyle değil mi? Hani şu anda Adem yok. cennete girip çıkan da yok. Şimdi sen varsın. Cennete girip çıkan, Şeytanla kavgasını sürdüren sensin. O zaman burada gündeme getirilen atan Adem’de kendini bulmak zorundasın. 
    BASAİRUL KUR’AN

Zemahşerî’nin el-Keşşâf’taki açıklamalarını şu başlıklarla özetleyebiliriz:

​1. Ahid (Söz Verme) Kavramı

​Zemahşerî, buradaki "ahid" kavramını Allah'ın Hz. Adem'e yönelik kesin emri ve yasaklaması olarak tanımlar. Allah, Adem'e o ağaca yaklaşmamasını ve İblis’in ona düşman olduğunu önceden bildirmiştir. Zemahşerî, bu ahdin sadece bir tavsiye değil, uyulması gereken bağlayıcı bir emir olduğunu vurgular.

​2. "Fenesiyesi" (Unuttu) Kelimesinin Analizi

​Zemahşerî bu kelimeye iki farklı anlam yükler:

​Terk Etmek: Zemahşerî’ye göre buradaki "unutma", zihinsel bir dalgınlıktan ziyade "terk etmek" (emri uygulamayı bırakmak) anlamındadır. Yani Adem, kendisine verilen emri yerine getirmeyi bıraktı.

​Zihinsel Unutma: Eğer bu gerçek anlamda bir unutma ise, Zemahşerî bunun bir mazeret olup olamayacağını tartışır. O, Hz. Adem'in peygamberlik makamına dikkat çekerek, bu unutmanın "sakınma ve uyanıklıkta gösterilen bir gevşeme" neticesinde gerçekleştiğini belirtir.

​3. "Azim" (Kararlılık) Eksikliği

​Ayetin sonundaki "Biz onda bir azim bulmadık" ifadesini Zemahşerî şöyle açıklar:

​Sabır ve Sebat: Adem, kendisine verilen emri koruma, İblis'in vesveselerine karşı direnme ve şehvetine hakim olma konusunda yeterli kararlılığı (azim) gösterememiştir.

​İrade Zayıflığı: Zemahşerî, buradaki azim eksikliğini, günah işleme kastından ziyade, emri muhafaza etme iradesindeki zayıflık olarak görür. Ona göre azim, bir şeyi yapmakta sebat etmek ve engellere karşı direnmektir; Hz. Adem o kritik anda bu sebatı muhafaza edememiştir.

​Zemahşerî insanın iradesi ve sorumluluğu konusuna özel bir önem verir. Bu ayeti tefsir ederken, Hz. Adem'in fiilinin bir "zelle" (küçük sürçme) olduğunu hissettirir ancak yine de bir uyarı mahiyeti taşıdığını belirtir. Ona göre bu olay, insanoğlunun düşmanına (Şeytan) karşı her zaman uyanık ve "azimli" olması gerektiğine dair bir derstir.

Zemahşerî'ye göre bu ayet, insanın tabiatındaki zayıflığı ve ilahi emirlere sarılma konusundaki gevşekliğin sonuçlarını gösterir. Hz. Adem'in "azimsizliği", onun bir anlık irade zayıflığı göstererek ilahi ahdi ihmal etmesidir.
   

EL KEŞŞAF TEFSİRİ

Kur'an Haberleri

Gerçek hükümdar olan Allah herşeyden yücedir
“Böylece Biz onu, Arapça bir Kur’an olarak indirdik”
“Bütün yüzler, diri ve herşeyi sevk ve idare eden Allah´a boyun eğmiştir”
“O gün, Rahman 'ın kendisine izin verdiği kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz”
"Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak"