Aile ihmali ile eğitim zaafının kesiştiği kriz

Ali Osman Aydın, Kahramanmaraş örneği üzerinden, bu tarz olaylarda; eğitimden zziyade çocuklarına sınır koymayan ve sorumluluk öğretmeyen ebeveyn krizinin yattığını ifade ediyor.

Ali Osman Aydın / Yeni Akit

Ebeveyn Krizi 

Ülkece şok içindeyiz. Korkunç bir eylem ülkeyi en hassas yerinden vurdu. Kahramanmaraş’ta olanlar hepimizi derinden sarstı. 

Ne oldu, neden oldu, nasıl oldu? 

Söylenecek çok şey var. Olayın çok boyutu var. 

Tabii yalnızca söylemek bir şeyi değiştirmeyecek. Çok sürmez, birkaç hafta sonra hayat normale dönecektir. 

Katilin babası Emniyet Genel Müdürlüğü’nde 1. sınıf emniyet müdürü ve polis başmüfettişi olarak görevliymiş. Babanın oğluyla arasının iyi olmadığı, hatta olay günü onu boğmaya kalktığı katilin beyanlarında mevcut. 

Katil internet yazışmalarında uzun uzun ne kadar “yalnız” olduğundan, “sevilmediğinden”, “fark edilmediğinden”, kendisinden utanıldığından bahsetmiş. LGBT eğilimlerinden bile bahsediliyor bazı yerlerde. Ki dikkatle bakıldığında bu fark ediliyor.   

Katili aklamıyorum, sadece anlamaya çalışıyorum… 

Esasında bu çok yaygın bir profil. Zamanımızın çocukları ebeveyn ihmalinin sonucu olarak hem yalnız hem de şımarık; bu boşluğu da dijital dünyaya kaçarak doldurmaya çalışıyorlar. Çoğu zaman her iki ebeveynin de çalıştığı ailelerde çocuklar için yalnızlık, iletişimsizlik, sevgisizlik büyüyen bir sorun. 

Her şey göstere göstere gelmiş aslında. Katil yeteri kadar sinyal vermiş. Okulda öğretmenler, evde anne baba profilin sakatlığını fark etmişler aslında.  

Yıllardır bu köşede vurguladığımız bir şey var. “Disiplinsiz, terbiyesiz ve öğrenmek için gönülsüz çocuklarla; terbiyeli, öğrenmeye hevesli çocuklar aynı sınıflara, aynı sıralara oturtulmamalı”, diyoruz. Demeye de devam edeceğiz.

Akıl hastanesine yatırılması gereken bir çocuğu aile başından savmak için okula göndermiş. Eğitim sistemimizde kendini terapi merkezi gibi konuşlandırdığı için de “oğlunuz deli, bunu alıp götürün” dememiş. Eğitim sistemi bu çocukları rehabilite etmekle görevli hissediyor kendini. Bu çok yanlış ve görüldüğü gibi son derece de zararlı bir uygulama. 

İşin eğitimin sistemiyle, idari mekanizmalarla, ülke sosyolojisine sinen şiddetle ilgili boyutları ayrı… Burada bariz ve çok tanıdık bir veli sorunu görüyorum. Çocuklarıyla berbat ilişkiler kurmaları bir yana velileri çocuğun psikiyatrik uyumsuzluğunu görmüş ama görmezden gelmişler. Zamanımızda böyle ebeveynler çok. 

Bir anımı anlatayım…

Dünya kadar yol tepip kızımı havuza götürmüştüm. Vaktinden önce çıktı havuzdan. Nedenini merak ettim. Meğer bir çocuk hastaymış ve havuzda kusmuş, bundan dolayı onlarca çocuğu çıkarmışlar havuzdan. Hastadır, olur dedik…

Ertesi hafta tekrar havuza gitti kızım. Bir de ne görelim. Hasta çocuk yine havuzda… Ve yine kusuyor. Seans yine iptal ediliyor… Onlarca çocuk yine yüzemeden evlerine gidiyorlar. 

Ne için? 

Şımarık, saygısız, düşüncesiz ebeveynler başkalarının hayatını zerre kadar umursamadıkları için… 

Çocuğun hastaysa onu doktora götürmelisin, havuza değil. Ama o götürüyor. Seans iptal edilse başka çocuklar- veliler mağdur olsalar ne olur ki? Bu tip velilerde diğerlerini düşünmek gibi bir alışkanlık yok. 

Burada hastalıklı bir düşüncesizlik ve benmerkezcilik var. 

Bu kafa yapısına sahip çok fazla ebeveyn gördüm. Çocuğunun parkta diğer çocuklara fiziksel zarar verdiğini görüp hiç ses çıkarmayan, başka çocukların, kendi çocuğundan dolayı ağlamasını duygusuzca izleyen anneler babalar var. 

Çocuğunun çevreye verdiği rahatsızlığı gördüğü halde umursamayan, başka insanların hayatlarına saygısı olmayan bu ebeveynler tabii ki çocuklarına “başkalarına zarar verme” gibi öğütlerde de bulunmuyorlar. 

Ben bu insanların normal insanlar gibi merhamet duygusuna, bir vicdana sahip olmadıklarını düşünüyorum. 

Bu insanlar normal değiller. İstedikleri kadar üst düzey görevlerde bulunsunlar. Bu onları ancak daha hoyrat ve saygısız yapmaya yarıyor.  

Kim bilir böyle hastalıklı bir profilin okulla ilgili sorunlarında emniyet müfettişi baba ne kadar devreye girmiş ve statüsünün verdiği güçle hala “çok zeki” diye övdüğü çocuğunu ne kadar kollamaya çalışmıştır. Belki de idare babanın pozisyonundan dolayı çekinmiş, çocukla ilgili gereken şeyleri yapamamıştır!  

Statü sahibi, 7 silah zulalayacak kadar imkanları geniş kesimin şımartıp şımartıp sokaklara saldıkları çocuklarının faturasını el âlemin yoksul çocukları çekiyor.     

Bu ülkede sorun yalnızca çocukların suça sürüklenmesi değil; çocuklarına sınır koymayan, sorumluluk öğretmeyen, statüsünü ahlâkın yerine koyan ebeveyn tipinin çoğalmasıdır. Gençlikten önce bizim çok büyük bir ebeveyn krizimiz var. Hem de “eğitimli”, iş güç sahibi, varlıklı ebeveynler ile ilgili bir kriz bu!    

Milli eğitime soruyorum. Böyle sorunlu ailelerin, sorunlu olduğu açık çocuklarıyla düzgün ailelerin düzgün çocuklarını neden aynı sıraya oturtuyorsun? Neden herkes için eğitimi hem de 12 yıl zorunlu tutuyorsun? 

Terbiyeli, zeki, çalışkan çocukların; sorunlu çocuklara maruz kalacakları ve bu yüzden heba olacakları bir sistemde neden ısrar ediyorsun? Düzgün çocukları düzgün olmayanlarla kararak neden bu ülkenin çocuklarını vasatta buluşturmaya çalışıyorsun?  

Bu ülkede sorunlu yığınla çocuk var. Serseri mayın gibi okulların koridorlarında dolaşıyorlar. Öğretmenlere ders işletmiyor, çocukların ders dinlemesine izin vermiyorlar. Sıkıysa öğretmen ya da idare bir şey desin! Emniyet müfettişi baba kapılarına dikiliyor! 

Eğitimin sistemindeki bu yapısal sorun hallolmadan güvenliği sağlamak zor. Ailelere gelince, sosyoloji bir kere bozuldu mu onu tekrar eski haline getirmek sanıldığından çok daha zor.    

Yorum Analiz Haberleri

Modern yetimler: İsa Aras olayının farklı bir boyutu
Merhametin yokluğunda büyüyen şiddet
Şam’dan Beyrut’a uzanan hüzünlü bir hat
Çocuklarda şiddete yönelim neden artıyor?
“Bugün suç, sadece bir eylem değil, bir ‘kariyer’ ve ‘prestij’ aracı haline gelmiş durumda”