ABD ablukasına karşı İran ne kadar direnebilir?

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın "mali olarak çöktüğü" yönündeki iddialarına karşın, Tahran yönetimi uygulanan deniz ablukasına karşı stratejik bir direnç sergiliyor.

ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukası ve Tahran'ın buna cevaben Hürmüz Boğazı'nı yabancı gemilere kapatması, küresel enerji piyasalarında gerilimi tırmandırırken iki ülke arasındaki "sabır savaşı" derinleşiyor.

Başkan Donald Trump, İran'ın günde 500 milyon dolar kaybettiğini ve mali çöküşün eşiğinde olduğunu savunsa da, uzmanlar ve veriler İran'ın bu baskıya beklenen kısa sürede teslim olmayabileceğine işaret ediyor.

Savaşın başlamasından bu yana petrol fiyatlarının 90 doların üzerine çıkması, İran'ın daha az miktarda petrol ihraç etmesine rağmen birim başına kazancının artmasını sağladı. Tahran'ın mevcut durumda, savaş öncesi döneme kıyasla petrol gelirlerinden yaklaşık yüzde 40 daha fazla kazanç sağladığı tahmin ediliyor.

İran, ham petrol stokunu kullanıyor

İran, ablukanın liman giriş-çıkışlarını zorlaştırdığı bu süreçte, denizdeki tankerlerinde yüzer halde beklettiği yaklaşık 160 ila 170 milyon varillik ham petrol stokunu kullanıyor. Bu rezervin, herhangi bir yeni üretim olmasa dahi ağustos ayına kadar sürecek bir gelir akışını garanti edebileceği öngörülüyor.

Tahran yönetimi, karadaki depolama alanları kısıtlandığında, hizmet dışı kalmış eski tankerlerini tekrar devreye alarak yeni depolama alanları yaratma konusunda yaratıcı çözümler üretiyor. Öte yandan, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan gemilere uygulanan "geçiş ücreti" sistemi de İran için alternatif bir gelir kapısı oluşturmaya devam ediyor.

Siyasi cephede ise Tahran, hem dış dünyaya hem de kendi halkına karşı "birlik" mesajı vermeye odaklanmış durumda. İranlı yetkililer, ülkede radikal ve ılımlı kanatlar arasında bir çatışma olduğu yönündeki dış iddiaları reddederek, devlet kurumlarının tek bir bayrak altında, disiplinli bir şekilde hareket ettiğini vurguluyor. Askeri açıdan ise İran, konvansiyonel bir savaştan ziyade siber saldırılar ve Hürmüz Boğazı gibi kritik noktalardaki varlığı üzerinden yürüttüğü asimetrik savaş taktikleriyle ABD'ye zorluk çıkarıyor.

Trump'ın operasyon süresi mayıs başında doluyor

ABD cephesinde ise durum, Trump'ın iç siyasi ajandasıyla çatışıyor. ABD Başkanı, yabancı bir ülkeye yönelik saldırı operasyonlarını kongre onayı olmadan ancak 60 gün süreyle sürdürebiliyor ve bu sürenin mayıs başında dolacak olması Trump'ın manevra alanını kısıtlıyor. 

Çin gibi küresel güçlerin kendi ticaret rotalarının engellenmesinden duyduğu rahatsızlık da Washington üzerindeki baskıyı artırıyor. Uzmanlar, İran'ın "acıya dayanma" kapasitesinin, çoğu Amerikalı planlayıcının öngördüğünden çok daha yüksek olduğunu ve Tahran'ın bu süreci bir "varoluş savaşı" olarak görerek, herhangi bir taviz vermeden önce ABD'nin sabrının tükenmesini beklediğini belirtiyor.

İran Haberleri

İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü: Füze gücünün önemli bir kısmı kullanılmadı
İran dış hat uçuşlarına yeniden başladı, ilk uçuş İstanbul'a yapıldı
Arakçi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Munir ile İslamabad’da görüştü
İran: ABD Ordusu ile bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir gemiye el konuldu
İran Meclis Başkanı Kalibaf’tan Trump’a tepki