Sayıları 50-70 bine ulaştığı tahmin edilen dazlaklar sadece 2008'in ilk üç ayında 37 kişiyi Slav olmadıkları için öldürdü ve 100'den fazla kişiyi de yaraladı. 'Rusya Ruslarındır' düşüncesi ile hareket eden dazlaklar, geçtiğimiz yıl da 72 kişiyi katletmişti. Dazlaklar, Rusların haklarını korumak için yabancıların sokaklarda kanlarının dökülmesini normal karşılıyor. Artan şiddet eylemleri nedeni ile yabancı öğrenciler tek başına sokaklarda yürümekten ve geç saatlerde metroya binmekten endişe ediyor. Özellikle Kafkas kökenli ve Orta Asyalı göçmen işçiler iş çıkışı evlerine dönerken grup halinde sokakta bulunmaya çalışıyor. Çoğu ırkçı saldırı vakasında da zanlıların yakalanamaması dikkat çekiyor. İddialara göre, bir kısım yetkililer olaylara göz yumuyor ya da yaşları zaten 18'den küçük olan çocuklar çıkarıldıkları mahkemece salıveriliyor. Artan ırkçı saldırıları değerlendiren Moskova Helsinki Grup Direktörü Ludmila Alekseyev, gidişatı, "toplum yapısını bozacak, devletin birliğini tehlikeye sokacak bir durum" olarak nitelendirdi. İnsan hakları örgütü temsilcisi Galina Kozhevnikov da başlangıçta ailesini terk eden ve hayattan memnun olmayan gençlerle başlayan dazlak grupların artık milliyetçi bir politikanın tabanını oluşturmaya başladığını söyledi. (Zaman)