Prof. Dr. Fuat Sezgin'den Onurlu Davranış

Prof. Dr. Fuat Sezgin'den Onurlu Davranış

Ansiklopedik değerde İslami araştırma ve çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Fuat Sezgin, kendisine verilen Hessen Kültür Ödülü'nü, İsrail yanlısı Salomon Korn'la beraber aynı ödülü alamayacağını belirterek reddetti. Onurlu tavra ödül heyeti çok şaşırdı!

İstanbul İslam, Bilim ve Teknoloji Müzesi'nin açılmasına da önayak olan Frankfurt Goethe Üniversitesi Arap-İslam Bilimleri Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Fuat Sezgin, Almanya'da kendisine verilmek istenen Hessen Kültür Ödülü'nü onurlu bir duruşla reddetti. Timetürk'te yer alan habere göre Fuat Sezgin, ödül heyetini hayretlere düşüren gerekçesini, Gazze katliamında İsrail yanlısı açıklamalarıyla tepki çeken, Alman Yahudileri Birliği Başkanı Salomon Korn'la birlikte aynı ödülü alamayacağı olarak açıkladı.

Alman basınında zelzele etkisi uyandıran ret kararı ve yaptığı beyanatlar Türkiye gazetelerinin hiçbirinde yer almadı.

Uzun yıllardır Almanya'da yaşayan yazar Emine K. Arslaner, Timetürk'teki yazısında ödül töreninde yaşananları ve Porf. Dr. Fuat Sezgin hakkında bilinmeyenleri kaleme aldı. Yazısından ilgili bölümü iktibas ediyoruz:

... Prof. Dr. Fuat Sezgin hoca. Bilim veya düşünce adamlarını; iftiranın ya da sefaletin lağımında boğduktan sonra ellerini yıkayıp „bizde neden bilim adamı, düşünce adamı yetişmiyor?" diye hayıflanan gafillere bile şefkatle tebessüm ederek mukabele eder Fuat hoca. Promete ile kader ortaklığı olan 147 bilim adamından biridir o. 19 Mayıs 1960 askeri darbesinde üniversiteden atılan 147 akademisyenden biri…

Uzun ve çetin inisiyasyonlardan sonra, İstanbul Üniversitesinde okurken, dünyanın en büyük oryantalistlerinden biri  kabul edilen Alman Hellmut Ritter'in eline tutuşturduğu meşaleyi ve asırlardan devraldığı gizli dersleri beraberlerinde götürür Fuat hoca, çok sevdiği yurdundan ayrılırken. Götürdüğü meşale binlerce yıldıza dönüşür ve Almanya semalarını aydınlatmaya başlar.

Çok severler Almanlar Fuat hocayı, nasıl sevmesinler ki? Türklerin itelediği bu yüksek zekâ sayesinde, diğer Avrupalı seyyahlar gibi, Ali babanın hazinelerini Almanya'ya taşımak için, şadırvanlar diyarını köşe bucak didiklemek zorunda kalmazlar. Fuat hoca İslam bilim dünyasını Almanların ayağına getirir. Frankfurt am Main Goethe Plaketi verirler önce, sonra Almanya 1. Derece Federal Hizmet Madalyasını, sonra da Almanya Üstün Hizmet Madalyasını.

Almanya'nın iltifatlara ve ödüllere boğduğu bu serazat bilim adamı, dün kendisine verilmek istenen Hessen kültür ödülünü ise asil bir gerekçe ve vakur bir duruşla reddetti. Ödül heyetinin hayret dolu bakışları arasında; Gazze katliamında İsrail yanlısı açıklamalarıyla tepki çeken, Alman yahudileri birliği başkanı Salomon Korn'la birlikte aynı ödülü alamayacağını, siyaset anlayışının ve kültür yapısının buna müsade etmediğini söyleyen Fuat hoca, Alman medyasını şoka soktu.

Türkiye'nin tanımadığı, tanımak için zerre gayret sarfetmediği; Alman basınında zelzele etkisi uyandıran red kararının ve yaptığı beyanatların Türk gazetelerinin hiçbirinde yer almadığı bu güzel insan, Frankfurt Goethe Üniversitesi Arap-İslam Bilimleri Enstitüsü Direktörlüğünü yapıyor ve yıllardır canla başla Batılı zihniyete Doğu'nun gizlenen irfanını anlatıyor.

Hessen Kültür ödülünü reddederek sadece bir bilim adamı değil, gerçek bir kanaat önderi ve çarpan bir yürek olduğunu ispat eden Prof. Dr. Fuat Sezgin hocaya sadece teşekkür etmekle yetinmeyelim. Gelin artık 15 cilde ulaşan ve bugün dünyada alanında tek kaynak sayılan "Geschichte des Arabischen Schrifttums" (Arap-İslam İlimleri Mecmuası)'nı türkçeye kazandıralım. Gelin; İslam irfanını, toprağı dişleri ve tırnakları ile kazarak yedi kat yerin dibinden bulup çıkaran bu devasa beyni gençlerimize anlatalım. Gelin, "bizde niçin bilim adamı yetişmiyor?" diye ah-u vah etmekten vazgeçelim, aşağılık kompleksinden kurtulalım ve değerlerimizi kucaklayalım.

Prof. Dr. Fuat Sezgin hocamız Almanlar'a, müslüman bilim adamlarının yükseldikleri irtifayı göstermekle yetinmiyor, onlara vicdan dersleri de veriyor. Almanlar gereken dersleri alıyorlar ve hocamızın kararını dinler arası müzakereler için bir vesile addederek basına taşıyor ve tartışıyorlar.

Peki biz ne yapıyoruz? Affet bizi hocam! 

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir