Özgür Eğitim-Sen, Hak ve Adalet İçin Grevde!

Özgür Eğitim-Sen, Hak ve Adalet İçin Grevde!

Özgür Eğitim-Sen Tokat İl Temsilciliği tarafından yapılan eylemde “Hiç kimse kapitalizme, doğanın ifsadına, yasaklara ve adaletsizliklere seyirci kalmasın!” denildi.

Türkiye'nin dört bir yanında iş bırakan kamu çalışanlarına destek vermek için greve katılan Özgür Eğitim-Sen, Tokat Yer altı Çarşısı üzerinde bir eylem düzenledi. Tokat Temsilcisi Beytullah Önce'nin okuduğu açıklamada "Faizci ve kredici piyasa düzeni hayatımızı kuşatma altına alıyor. Tüketici hayat tarzına endeksli kapitalizm kendi ürettiği krizlerden güçlenerek çıkarken, açlık ve yoksulluk derinleşiyor." denildi. Hükümetin bütçenin büyük kısmını kâr hırslarının peşinden koşan yerli ya da çok uluslu şirketlere tahsis etmesini protesto eden Özgür Eğitim-Sen, "Faiz ve rant ekonomisine sessiz kalıp, insanların işsizlikle ve açlıkla tehdit edilmesine, ağır vergi yükleri ve elektrik, doğalgaz, ulaşım ve iletişim alanlarında yapılan yüksek zamların altında ezilmesine ya da asgari ücrete ve üç kuruşluk zamlara mahkum edilmesine tepkisiz kalamayız!" dedi. Önce, sağlık alanında yapılan uygulamaları da eleştirirken grev hakkının verilmemesine ve Başbakan Erdoğan'ın greve katılanlara yönelik açıklamalarına karşı çıktı. EMEP mensuplarının da destek verdiği grev eyleminde "Hiç kimse ekonomik sömürüye, adaletsizliklere ve özgürlüklerinin gasp edilmesine seyirci kalmasın! Bu noktada çıkış yolu, her türlü haksızlığa karşı özgürlük talebiyle birlikte meydan okumaktan geçer!" mesajı verildi.

Özgür Eğitim-Sen Tokat Temsilcisi Beytullah Önce, eylemde resmi ideolojinin yasaklarına ve ayrımcılıklarına dikkat çektiği açıklamasında, Hükümet'e de uzlaşıyı halkla araması çağrısını yaparken şöyle konuştu: "Tektipçi anlayışın sadece okullardan değil, hayatın her alanından kovulması için mücadele ediyoruz. Ne insanların anadillerinin yasaklanmasına ne de inançlarından ötürü ayrımcılığa uğramasına razı olabiliriz... İşte bu sebeple 10 yaşındaki Diyarbakırlı Medya Örnek'e arkadaşlarına Kürtçe öğrettiği için açılan soruşturmayı kabul etmediğimiz gibi Diyarbakırlı 6. sınıf öğrencisi Ece Nur Özel'in sırf derslerde başını açmadığı için ailesinden uzakta bir okula sürgün edilmesini de kabul etmiyoruz! Ve bu iki temel hakkı birlikte savunabileceğimiz bir zihniyete kavuşmadan özgürleşmemiz de mümkün değildir! Bu süreçte Hükümet de, Dersim Katliamı'nı savunanlarla, tektipçi asimilasyonu çözüm gibi sunanlarla uzlaşma aramaktan vazgeçmelidir. 12 Eylül zihniyetinin tabularına dokunmadan, açılımları resmi ideolojinin dar çerçevesine sığdırmaya çalışırsanız, halk kendisine biçilen o dar ve eski püskü gömleği giymeyecektir! Toplumsal sorunların çözümü egemenlerin değil ezilenlerin beklentilerini karşılamakla mümkündür!"

Eylem yapılan şu çağrılarla son buldu: "Emeğimize sahip çıktığımız gibi özgürlüğümüz için de ses vermek gerekmez mi? Soframızdaki ekmeğimizi azaltanlarla özgürlük alanlarımızı daraltanların, aynı çıkar düzeninden beslendiğini görmemiz gerekmez mi? İnsanların farklılıklarını birbirine karşı körleşme vesilesi kılmaya çalışanlara karşı adil ve tutarlı cevaplar vermek lazım değil mi? Bizim de destek verdiğimiz ve alınan sendikal kararlar doğrultusunda bugünlük iş bırakan tüm duyarlı kişi ve kuruluşlara, darbecilerin ve cuntacıların peşini bırakmama çağrısı yapıyoruz. İnsanların ücretli kölelere dönüştürülmek istenmesine itiraz ettiğimiz gibi zihinlerimizin köleleştirilmek istenmesine de esastan itiraz edelim ve sesimizi hep birlikte yükseltelim!" Eyleme destek verenler "Eğitimde yasaklara, dayatmalara son!" yazılı pankart açarken "Grev hakkımız", "Toplu oyun değil, toplu sözleşme", "Ranta değil, halka bütçe", "Başörtüsü yasağına hayır!", "Herkes için adalet, herkes için özgürlük" yazılı dövizler taşıdılar. Eylem boyunca sık sık "Zulme karşı omuz omuza!", "Kapitalist kuşatmaya hayır diyoruz", "Düşünceye saygı, başörtüye özgürlük" ve "Yaşasın özgürlük mücadelemiz" sloganları attılar.

 

 

Basın Açıklamasının Tam Metni

Haklarımız ve özgürlüğümüz için Grev'deyiz! Sizi de bekleriz!

Bugün bu meydanda, Özgür Eğitim-Sen olarak Türkiye'nin dört bir yanında greve giden kamu çalışanlarına destek vermek için toplandık.

Ve bu vesileyle başta kamuda olmak üzere hayatın her aşamasında emek harcayan, alınteri dökenlerin; işçilerin, işsizlerin, kriz bahanesiyle işinden çıkarılmışların, esnafın, çiftçilerin, emeklilerin ve tüm emekçilerin, insani hakları gasp edilmişlerin,  varlıkları dahi inkâr edilmişlerin, katliamlara ve sürgünlere uğramışların, yasaklanmışların, zulmedilmişlerin, özgürlükleri ipotek altına alınmışların bütün haklı taleplerine karşı bir kez da ses vermeyi amaçlıyoruz.

Bildiğiniz gibi Türkiye de, tüm dünyada etkisini sürdüren ekonomik kriz tehdidiyle karşı karşıya. Faizci ve kredici piyasa düzeni hayatımızı kuşatma altına alıyor. Tüketici hayat tarzına endeksli kapitalizm kendi ürettiği krizlerden güçlenerek çıkarken, açlık ve yoksulluk derinleşiyor. Kâr zamanı vergiden ve adil bir paylaşım düzeninden kaçmanın yollarını arayanlar, kötü günde halkın bütçesine ortakçı çıkıyor. Hükümetler de kendilerine kucak açarak, ekonomik krizin mağdur ettiklerini ikinci plana itiyor ve kriz çıkaranları kurtarmaya odaklanan paketleri devreye sokuyor. Böylece kapitalist ekonomi düzeni korunurken; işsizlik, emek sömürüsü, açlık, gelir dağılımındaki mevcut adaletsizlikler; ekinin ifsad ve doğanın imha edilmesi, evsizlik ve yoksulluk gibi sorunların devamı sağlanıyor.

Yeryüzündeki doğal kaynaklar adil ve ölçülü bir kullanımla hepimize yetebilecekken, azgın küresel sermaye her şeyi yutarak; dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğunu açlığa maruz bırakıyor ve doğanın genetiğini değiştirmek için felaket önerilerini çözüm gibi pazarlamaya kalkışıyor!  

İşte böylesi bir vasatta AK Parti hükümetinin, insanların emeğinin karşılığını vermek için ayırdığı bütçenin kat kat fazlasını, bitmek tükenmek bilmeyen kâr hırslarının peşinden koşan yerli ya da çok uluslu şirketlere ayırmasını onaylamayız!

Faiz ve rant ekonomisine sessiz kalıp, insanların işsizlikle ve açlıkla tehdit edilmesine, ağır vergi yükleri ve elektrik, doğalgaz, ulaşım ve iletişim alanlarında yapılan yüksek zamların altında ezilmesine ya da asgari ücrete ve üç kuruşluk zamlara mahkum edilmesine tepkisiz kalamayız!

"Sağlıkta Dönüşüm Yasası" adı altında halktan yana görünüp sonrasında temel ücretsiz sağlık hizmetlerinden faydalanmayı prime,  katkı payına, muayene ücretine bağlayan, aksi takdirde bir sürü kısıtlama getiren, dev ilaç firmalarıyla baş edemediğinde faturayı eczacılara kesen bir yaklaşımı kabul edemeyiz.

Toplu Görüşme adıyla kamu çalışanlarının emeği üzerinde oynanan oyunlara derhal son verilsin. Grev hakkının verilmesi kaçınılmazdır. Bu konuda alınmış kararlar ortadayken, Başbakan'ın bugün iş bırakan çalışanların sesine kulak vermek yerin tehdit etmek yolunu seçmesi büyük bir hatadır. Toplumu görüşme oyunlarının emeğimizin aleyhine sürdürülmesine boyun eğmeyiz!

Bu konuda bir hususa daha dikkat çekelim: Üyelere ödenek tahsis ederek sendikaların bağımsızlığına gölge düşürecek ve adeta rüşvet niteliği taşıyacak hatalar tekrar edilmesin! Hiçbir sendika da 5 lira için onurunu ve özgürlüğünü pazarlık konusu etmesin!

Hiç kimse ekonomik sömürüye, adaletsizliklere ve özgürlüklerinin gasp edilmesine seyirci kalmasın!

Bu noktada çıkış yolu, her türlü haksızlığa karşı özgürlük talebiyle birlikte meydan okumaktan geçer!

Halkın yoksullaştıran, ezen, kamplaştıran ve farklı kampları birbirine karşı kışkırtan fitne ve sömürü düzeninden kurtuluş; ancak hakkaniyeti ve adaleti herkes için savunan bir anlayışla mümkündür. Bu sebeple Özgür Eğitim-Sen olarak, emeğimize ve alın terimize sahip çıkmak kadar insanlık onurumuzun, inançlarımızın, kimlik ve değerlerimizin resmi ideoloji tarafından baskı altına alınmasına karşı çıkmanın da gereğine inanıyoruz.

Tektipçi anlayışın sadece okullardan değil, hayatın her alanından kovulması için mücadele ediyoruz. Ne insanların anadillerinin yasaklanmasına ne de inançlarından ötürü ayrımcılığa uğramasına razı olabiliriz... İşte bu sebeple 10 yaşındaki Diyarbakırlı Medya Örnek'e arkadaşlarına Kürtçe öğrettiği için açılan soruşturmayı kabul etmediğimiz gibi Diyarbakırlı 6. sınıf öğrencisi Ece Nur Özel'in sırf derslerde başını açmadığı için ailesinden uzakta bir okula sürgün edilmesini de kabul etmiyoruz! Ve bu iki temel hakkı birlikte savunabileceğimiz bir zihniyete kavuşmadan özgürleşmemiz de mümkün değildir!

Bu süreçte Hükümet, Dersim Katliamı'nı savunanlarla, tektipçi asimilasyonu çözüm gibi sunanlarla uzlaşma aramaktan vazgeçmelidir. 12 Eylül zihniyetinin tabularına dokunmadan, açılımları resmi ideolojinin dar çerçevesine sığdırmaya çalışırsanız, halk kendisine biçilen o dar ve eski püskü gömleği giymeyecektir! Toplumsal sorunların çözümü egemenlerin değil ezilenlerin beklentilerini karşılamakla mümkündür!

Ergenekoncu yapılanmanın deşifre olmaya başladığı, halka ve hakikate karşı hazırlanan eylem planlarının peşpeşe gün yüzüne çıktığı bir süreçte, insanları istediği gibi kafesleyebileceğini zanneden cuntacı ideolojiyle yüzleşme vakti sizce de gelmedi mi?

Darbelerle, baskılarla ve dayatmalarla sindirilen; vicdanları örselenen bir halk olarak zalimlere karşı dayanışma sergilemek için daha neyi bekliyorsunuz?

Başta eğitim sendikaları olmak üzere tüm sendikalara, derneklere, vakıflara, meslek odalarına ve diğer toplum kuruluşlarına sesleniyoruz:

Emeğimize sahip çıktığımız gibi özgürlüğümüz için de ses vermek gerekmez mi? Bizi kafese almaya çalışan resmi ideolojinin tuzaklarını boşa çıkarmak için de mücadele şart değil mi? Soframızdaki ekmeğimizi azaltanlarla özgürlük alanlarımızı daraltanların, aynı çıkar düzeninden beslendiğini görmemiz gerekmez mi?

İnsanların farklılıklarını birbirine karşı körleşme vesilesi kılmaya çalışanlara karşı adil ve tutarlı cevaplar vermek lazım değil mi?

Özgür Eğitim-Sen olarak bizim de destek verdiğimiz ve alınan sendikal kararlar doğrultusunda bugünlük iş bırakan tüm duyarlı kişi ve kuruluşlara, darbecilerin ve cuntacıların peşini bırakmama çağrısı yapıyoruz.

İnsanların ücretli kölelere dönüştürülmek istenmesine itiraz ettiğimiz gibi zihinlerimizin köleleştirilmek istenmesine de esastan itiraz edelim ve sesimizi hep birlikte yükseltelim!

Herkes için adalet! Herkes için Özgürlük!

Özgür Eğitim-Sen Tokat İl Temsilciliği

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir