OYAK Güvenlik'in Yöneticileri Özel Harpçi

OYAK Güvenlik'in Yöneticileri Özel Harpçi

Danıştay binasının güvenliğini Ordu Yardımlaşma Kurumu'na (OYAK) ait OYAK Savunma ve Güvenlik sağlıyor. OYAK Güvenlik'in başında emekli Albay Orhan Çoban bulunuyor.

Çoban, ilginç ilişkileri ile dikkat çekiyor. Danıştay saldırısından kısa bir süre sonra medyaya konuşan MİT Kontrterör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür, Çoban'ın Özel Kuvvetler'de yetiştiğini, daha sonra MİT'e atandığını belirtiyor.

Orhan Çoban'la birlikte o dönemde MİT'e atanan iki tanıdık isim daha var: Kâşif Kozinoğlu ve Yavuz Ataç. Eymür, Kozinoğlu'nun yeraltı dünyasının önemli isimlerinden Alaattin Çakıcı ile sıkı ilişkileri olduğunu iddia ediyor.

Alaattin Çakıcı'nın yargılandığı çete davasının, Yargıtay'da lehine sonuçlanması için dönemin Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile özel görüşme yapmakla suçlanan MİT'çi Kaşif Kozinoğlu, geçtiğimiz günlerde 'suç örgütüne yardım ve yataklıktan' 5 ay hapis cezası aldı. Ceza ertelenmedi. Mahkeme, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak sanıkların yeniden suç işlemeyecekleri konusunda kanaat oluşmadığına, cezasının paraya çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verdi. Yavuz Ataç da, Ergenekon sanığı Muzaffer Tekin'le cenazede bir araya gelmişti. OYAK Güvenlik'in diğer yöneticileri Tarık Özyılmaz, Ethem Katmer ve Mehmet Kaygusuz da Özel Kuvvetler kökenli.


OYAK Güvenlik suç delilini yok etti; soruşturma açılmalı

Danıştay binasındaki kamera görüntülerinin silinmesi, hukuki sonuçlar doğuracak. Hukukçulara göre derhal OYAK Güvenlik hakkında soruşturma açılmalı. Eski Cumhuriyet Savcısı Gültekin Avcı'ya göre; TÜBİTAK'ın son verdiği bilirkişi raporu ışığında cumhuriyet savcıları OYAK yöneticileri ve yetkililerine yönelik otomatik olarak soruşturma başlatmak zorunda. Burada ayrı bir suçun söz konusu olduğunu ifade eden Avcı şunları söylüyor: "TCK'nın 282. maddesine göre 'suç delillerini değiştirmek ve yok etmek' suçu devreye giriyor. Savcılar OYAK'ın yetkililerine soruşturmayı sevk etmek zorunda. Danıştay saldırısı, delillere göre Ergenekon yapılanması çerçevesinde mütalaa ediliyor."

Eski Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek de TÜBİTAK'ın raporunun önemli bir maddi delil anlamına geldiğini belirtiyor. Dosyanın bütünlüğü açısından mahkemenin savcılıktan 'delillerin karartılması' yönünde varsa suçun ortaklarını ve suça iştirak edenleri araştırmasını isteyebileceğini ifade eden Petek, "Suç delillerini gizlemek, yok etmek, karartmak ayrı bir suç olduğu için bu eylemi işleyenler hakkında soruşturmanın genişletilerek tespit edilmesi halinde sanıkların davanın birlikte görülmek üzere tekrar iddianame ile mahkemeye bu şekilde tevdi edilmesini mahkeme talep edebilir." açıklamasında bulundu.

TÜBİTAK'ın raporunun eylemin ferdi olmadığı, bir örgüt işi olduğu noktasında değerlendirilebileceğini belirten Petek, mahkemenin delilleri yok eden ve gizleyenlerin tespit edilip ortaya çıkarılması için yeni soruşturma açabileceğini kaydetti. Reşat Petek sözlerine şöyle devam etti: "Mahkeme soruşturmanın genişletilmesini, yeni soruşturma yapılmasını ve elde edilecek delillerin mahkemeye sunulmasını isteyebilir. Bu TÜBİTAK raporu onu zorunlu kılıyor. Yeni ortaya çıkan maddi delildir. Kim yaptı, kimler yaptı savcılar kamu adına soruşturur. Danıştay saldırısındaki örgüt bağlantısını Ergenekon iddiası ile sürdürülen terör örgütü davasında hukuki fiili irtibatlı yeni bir delil elde edilmiş oluyor. Bu işin tek başına işlenmediği, tetiği çeken ile daha sonra ona yardımcı olmak, suç delillerini kaybetmek için birilerinin kayıtları sildiği, suça iştirak ettiği, yok etme suçunu işledikleri anlaşılır, bunların da soruşturma ile tespit edilip haklarında dava açılması, gerekli görülürse de dava ile birleştirilmesi gerekir."

(Zaman)

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir